Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
21°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Alevi Kurumları Ayakta: "Cemevi Kültür Merkezi Değil İbadethanedir!"

Alevi Kurumları Ayakta: "Cemevi Kültür Merkezi Değil İbadethanedir!"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini imar mevzuatında kültürel tesis olarak tanımlaması, Alevi dünyasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini imar mevzuatında kültürel tesis olarak tanımlaması, Alevi dünyasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Alevi Kurumları Ayakta: "Cemevi Kültür Merkezi Değil İbadethanedir!"

Bakanlık tarafından hazırlanan ve 22 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği değişikliği ile cemevleri resmen "kültürel tesis alanı" lejantına eklendi. Bu düzenleme, inanç merkezlerinin hukuki statüsü tartışmasını yeniden alevlendirdi.

"Eşit Yurttaşlık İlkesi İhlal Ediliyor"

Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kurum, yaptıkları ortak açıklamada düzenlemeyi reddettiklerini duyurdu. Yapılan açıklamada, cemevlerinin cami, kilise ve havra ile eşit bir statüde görülmemesinin "eşit yurttaşlık ilkesini" açıkça ihlal ettiği savunuldu. Kurumlar, cemevlerinin bir "hobi alanı" veya "sergi salonu" olmadığını, bir inancın merkezi olduğunu vurguladı.

"Tanımlama Değil Tanınma İstiyoruz"

Düzenlemeye bir tepki de siyaset kanadından geldi. Kararı "ayrımcılık belgesi" olarak nitelendiren eleştirilerde, Anayasa'nın 10. ve 24. maddelerine dikkat çekildi. Camilerin "ibadet alanı" olarak kodlanırken cemevlerinin "kültürel faaliyet" kategorisine alınmasının anayasal bir suç olduğu iddia edildi. Alevi dernekleri, mevcut sorunların yönetmeliklerle veya kelime oyunlarıyla çözülemeyeceğini belirtti.

Anayasal Güvence Talebi

Açıklamada, devletin "açılım" söylemlerine rağmen temel taleplerin görmezden gelindiği ifade edildi. Alevi toplumu, cemevlerinin statüsünün yönetmeliklerle değil, doğrudan Anayasa'ya "ibadethane" ibaresi eklenerek hukuki netliğe kavuşturulması gerektiğini talep ediyor. Kurumlar, inanç özgürlüğü temelinde bu gerçek kabul edilene kadar demokratik itirazlarını sürdüreceklerini kaydetti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız