Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
18°
Akdeniz Gerçek | Gündem | 10 Kasım’la İlgili Kimsenin Bilmediği Hikâyeler: O Gün Dolmabahçe’de Neler Yaşandı?

10 Kasım’la İlgili Kimsenin Bilmediği Hikâyeler: O Gün Dolmabahçe’de Neler Yaşandı?

Türk milleti için 10 Kasım, sadece bir yas günü değil; bir milletin kalbinde ölümsüzleşen liderine duyduğu sonsuz saygının simgesidir. Peki, Atatürk’ün hayata veda ettiği o sabah Dolmabahçe Sarayı’nda neler yaşandı?

Türk milleti için 10 Kasım, sadece bir yas günü değil; bir milletin kalbinde ölümsüzleşen liderine duyduğu sonsuz saygının simgesidir. Peki, Atatürk’ün hayata veda ettiği o sabah Dolmabahçe Sarayı’nda neler yaşandı?

KAYNAK: Buse Yeşil
10 Kasım’la İlgili Kimsenin Bilmediği Hikâyeler: O Gün Dolmabahçe’de Neler Yaşandı?

Türk milleti için 10 Kasım, sadece bir yas günü değil; bir milletin kalbinde ölümsüzleşen liderine duyduğu sonsuz saygının simgesidir.
Peki, Atatürk’ün hayata veda ettiği o sabah Dolmabahçe Sarayı’nda neler yaşandı? İşte çok az bilinen 10 Kasım hikâyeleri

“Saat 09.05’te Durdu” — Aslında O Saat Sonradan Durduruldu

1596163-490515967731785-92416685-o.jpg

Atatürk’ün ölüm saati olarak bilinen 09.05, aslında o anda odadaki saatin durduğu anlamına gelmiyor.
O gün, Dolmabahçe’deki görevli subaylar ve doktorlar, vefat haberini duyurmak için saate baktıklarında 09.05’i not ettiler.
Atatürk’ün odasındaki saat ise, saygı ifadesi olarak daha sonra o saate sabitlendi.
Bugün Dolmabahçe’deki o saat hâlâ 09.05’te durur.

“Gözyaşlarını Tutamayan Askerler”

thumbs-b2-5528677d5eb36f0ad9b6c84cf34d8a4b.jpg

Atatürk’ün son nefesini verdiği an, odada bulunan askerlerden biri nöbet tutuyordu.
Genç teğmen, gözyaşlarını tutamayıp ağlayınca amiri ona,

“Asker ağlamaz!”
dedi.
Ancak birkaç saniye sonra aynı komutan da ağlamaya başladı.
Bu an, orada bulunan hemşirelerin anılarında “o gün Dolmabahçe’de ağlamayan kimse kalmadı” şeklinde geçer.

“Yaver Salih Bozok’un Vefatı”

s-1eba022f50693b82b0c6b9b944060243b80ede3a.jpg

Atatürk’ün en yakın dostlarından ve yaverlerinden Salih Bozok, 10 Kasım günü Dolmabahçe’deydi.
Atatürk’ün vefatının ardından Bozok, derin bir sarsıntı yaşadı.
Cenazenin ardından tabancasıyla intihar girişiminde bulundu.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve kısa süre sonra hayatını kaybetti.
Bu olay, tarihe “Atatürk’le birlikte ölen adam” olarak geçti.

“O Gün Dolmabahçe’nin Perdeleri Kapatılmadı”

dolmabahce3.jpg

Vefatın ardından Saray’da büyük bir sessizlik hakimdi. Ancak bir detay dikkat çekiciydi:
Atatürk’ün odasındaki perdeler kapatılmadı.
Görevliler, “O karanlığı Atatürk sevmezdi” diyerek güneşin odaya girmesine izin verdiler.
O günden sonra da Dolmabahçe’deki o pencere hep açık kaldı.

“Cenaze Töreninde Bir Milletin Sessizliği”

image001.jpg

Atatürk’ün cenazesi, 19 Kasım 1938’de Dolmabahçe’den çıkarıldı.
Tabut, halkın omuzlarında İstanbul sokaklarında ilerlerken bir tek ses duyuluyordu: Ayak sesleri.
Yaklaşık 1 milyon kişi, tabutun geçtiği güzergâhta diz çökerek saygı duruşunda bulundu.
Bir İngiliz gazetesi ertesi gün şu manşeti attı:

“Bütün bir millet, sessizliğin içinde ağladı.”

“Anıtkabir’e Ulaşana Kadar 15 Yıl”

anitkabir-ataturk-mozolesi.jpg

Atatürk’ün naaşı, Anıtkabir’e taşınmadan önce uzun süre Etnografya Müzesi’nde bekletildi.
15 yıl boyunca burada özel bir odada muhafaza edildi.
1953 yılında, görkemli bir törenle Anıtkabir’e nakledildi.
Yani bugün Anıtkabir’de yatan naaş, 10 Kasım 1938’den tam 15 yıl sonra oraya taşındı.

“Atatürk’ün Son Sözü”

67305ce23d0fb3d972f8eb52.webp

Atatürk’ün son anlarında dudaklarından şu kelimeler döküldü:

“Aleykümesselam.”
Bu, kendisine verilen “Elveda Paşam” selamına karşılık olarak söylediği son sözdü.
Hem saygı hem de vedayı simgeliyordu.

“10 Kasım’da Her Yıl Aynı Noktada Güneş Işığı”

anitkabir-1.png

Anıtkabir’in mimarları, 10 Kasım sabahı saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine doğrudan güneş ışığı girecek şekilde bir mimari düzenleme yaptı.
Bu, rastlantı değil; bilinçli bir planlamaydı.
Bugün hâlâ her 10 Kasım sabahı, saat 09.05’te o ışık mozoleye vurur.

“Bir Yıl Sonra Aynı Gün Yağan Yağmur”

10 Kasım 1939’da Türkiye’nin birçok kentinde aynı anda yağmur yağdığı kayıt altına alındı.
Gazeteler, bu olayı “Doğa bile ağladı” başlıklarıyla manşetlerine taşıdı.
Halk arasında “O gün gökyüzü bile Paşa’sını uğurladı” denildi.

“Atatürk’ün Vefatından Sonra Durmayan Kalp”

Doktorlar Atatürk’ün vefatının ardından uzun süre kalbini dinlediler.
Zayıf da olsa birkaç saniye boyunca atım devam etti.
Doktor Asım Arar anılarında bu anı şöyle anlattı:

“O kalp öyle kolay kolay durmak istemedi. Çünkü o kalp bir milleti taşıyordu.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız