Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) 18 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimleri öncesinde kırmızı liste başkan adayı Davut Çetin, Antalya Kent Konseyi Ekonomi Grubu’nun konuğu oldu. Antalya Kent Konseyi Ekonomi Grubu Başkanı Mustafa Alper Oral’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen buluşmada Çetin, adaylık gerekçelerini, geçmiş dönem çalışmalarını ve Antalya iş dünyasının sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Çetin, mevcut ATSO yönetimini eleştirirken ekonomik sıkıntıların yeterince gündeme getirilmediğini savundu.
“ARKADAŞLARIMIN DESTEĞİYLE ADAY OLDUM”
Neden yeniden başkan adayı olduğunu anlatan Davut Çetin, 2015 yılında ATSO Başkanlığı yaptığını, 2022 yılında ise yaşanan sürecin ardından görevinden ayrıldığını belirtti. Çetin, “Ben 2015 yılında zaten başkanlık yaptım. 2022 yılında, belki bir yol kazası olarak değerlendirilebilir ama bana göre hakkımın yenmesi sonucunda aldığım mazbatayı geri verdim” diye konuştu.
Mevcut yönetimin kendi içinde dahi bölündüğünü ileri süren Çetin, yönetim sorumluluğunun üstlenilmediğini savunarak, “Herkes şikâyet ediyor ama işine devam ediyor. Keşke sorumluluk alan birileri olsaydı. Durum böyle olunca arkadaşlarımın da desteğiyle aday oldum” ifadelerini kullandı.
Adaylığının temel hedeflerinden birinin genç ve dinamik bir kadro oluşturmak olduğunu belirten Çetin, başkanlık dönemi boyunca gençleri yetiştirerek ATSO’yu gelecekte onlara emanet etmeyi amaçladığını söyledi.
“PROJELERİMİZ BUGÜN MEVCUT YÖNETİMİN PROJELERİYMİŞ GİBİ SUNULUYOR”
Geçmiş dönem çalışmalarına değinen Çetin, 2021 yılında hazırladıkları stratejik projelerin bugün mevcut yönetimin çalışmalarıymış gibi öne çıkarıldığını iddia etti. Çevreci dönüşüm projesini örnek gösteren Çetin, bu alandaki çalışmaların yıllar önce planlandığını savundu.
Çetin, “O dönemde çevreci dönüşüm projemizi sunduk. Bugün ise COP31 nedeniyle çevreci dönüşüm uygulamaları hayata geçirilmeye başlandı. Oysa biz bu projeyi 2021 yılında ortaya koymuştuk. Hatta o dönemde hazırladığımız kitapçıklar da hâlâ elimizde” dedi.
“ATSO İNOVASYONUN DEĞİL, REZERVASYONUN KONUŞULDUĞU BİR YERE DÖNÜŞTÜ”
İnovasyon ve genç girişimcilik alanındaki çalışmalarını da anlatan Çetin, öğrencilerin ve genç girişimcilerin ATSO bünyesinde üretim yapabilmeleri için imkânlar oluşturduklarını söyledi. Yaklaşık 70-80 öğrenciye kart vererek istedikleri zaman gelip çalışma yapabilmelerini sağladıklarını belirten Çetin, Antalya’da TEKNOFEST kapsamında fırlatılan ilk robotu da kendi dönemlerinde yaptıklarını ifade etti.
Çetin, “İnovasyon, en sevdiğim işlerden biridir. Çocuklarla buluştuk, öğrencilerimizi ağırladık, girişimci gençlerimize kapılarımızı açtık. Antalya’da TEKNOFEST’te fırlatılan ilk robotu biz yaptık. ATSO’ya gelen çocuklarımız o robotu burada geliştirdi” diye konuştu.
ATSO’daki restoran projesini de eleştiren Çetin, “ATSO’daki restoran projesine çok üzülüyorum. ATSO, artık inovasyonun değil, rezervasyonun konuşulduğu bir yere dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
“HER ÇALIŞMANIN ARKASINDA ÇOK CİDDİ EMEK VAR”
ATSO’nun geçmiş dönemindeki kültür çalışmalarına da değinen Çetin, hayata geçirilen projelerin arkasında kapsamlı bir hazırlık ve emek bulunduğunu vurguladı.
Çetin, “Siz bugün burada, bizim dönemimizde gerçekleştirdiğimiz kültür çalışmalarını gezerken bunları görmek bir saatinizi alıyor. Ancak biz o çalışmaların arka planında neler yaşadık, biliyor musunuz? Her birinin arkasında çok ciddi emek, çalışma ve hazırlık var” dedi.
Antalya Ticaret Buluşmaları kapsamında kente gelen tarihçi İlber Ortaylı’nın da söz konusu eserleri gördüğünde şaşırdığını belirten Çetin, Ortaylı’nın kendilerine “Siz bu eserleri nasıl getirdiniz?” diye sorduğunu aktardı.
EXPO ALANI İÇİN ÇAĞRI: “KENT YAŞAMINA KAZANDIRILMALI”
ATSO gibi köklü bir kurumda yeni çalışmaların hayata geçirilmemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Çetin, toplu iş yeri ve lojistik merkezi projeleri için yer bulmakta zorlandıklarını söyledi. Şehrin önemli noktalarından birinde bulunan 1 milyon 100 bin metrekarelik alanın atıl durumda olduğunu belirten Çetin, EXPO alanının Antalya’nın yaşamına dahil edilmesi gerektiğini savundu.
EXPO ve COP31 gibi organizasyonların kente yatırım kazandırabileceğini ifade eden Çetin, EXPO alanının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmesinde, “EXPO’nun yapılması elbette kötü olmadı. Bu sayede yatırımlar aldık. COP31 için de aynı şeyi düşünüyorum. Ancak EXPO alanının artık şehre dahil edilmesi ve kent yaşamına kazandırılması gerekiyor” dedi.
Alanın bir dönem düğün organizasyonları için kullanılmasına da tepki gösteren Çetin, “Böylesine büyük yatırımların yapıldığı bir alanda düğün organizasyonları düzenleniyor. İnsan bunu görünce üzülüyor. Neyse ki bu uygulamadan vazgeçtiler. Şehirde düğün yapılabilecek bu kadar çok yer varken EXPO alanının düğünler için kullanılması doğru değildi” ifadelerini kullandı.
“355 İFLAS, 150’DEN FAZLA KONKORDATO VAR”
Antalya’daki ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerinde iflas ve konkordato sayılarına dikkat çeken Çetin, iş dünyasının yaşadığı sorunların yeterince gündeme getirilmediğini ileri sürdü.
Çetin, “355 iflas var, 150’den fazla konkordato var. Ancak kimsenin sesi çıkmıyor. Şehir batıyor, kentte bir ölü sessizliği hâkim. Ben, şehirde dördüncü konkordato yaşandığında mecliste bas bas bağırdım. Şimdi bu sayı 155’e ulaşmış. Ancak oda çıkıp da ‘Üyemiz batıyor, bir sorun var’ demiyor. Bu kadar korkuyorsanız olmaz bu iş” diye konuştu.
Geçmişte üyelerin sorunlarını dile getirdiği için çeşitli bakanlıklardan eleştiriler aldığını söyleyen Çetin, amacının kişileri hedef almak değil, iş dünyasının taleplerini gündeme taşımak olduğunu belirtti.
Çetin, “Sayısız bakanlıktan, ‘Neden bu kadar eleştiriyorsun?’ diye şikâyet aldım. Ben eleştirmiyorum, üyelerin taleplerini dile getiriyorum. Şu anda durum çok kötü. Hal battı, tarım bitiyor. Ancak dönüp baktığımda yine bir ölü sessizliği görüyorum. Odanın, şehrin üyelerine sahip çıkması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
ESNAF VE TACİR AYRIMININ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ İSTEDİ
Esnaf ile tacir arasındaki ayrımın günümüz ekonomik koşullarına uygun biçimde yeniden ele alınması gerektiğini de savunan Çetin, mevcut tanımlamaların ticari hayatın gerçekleriyle örtüşmediğini ileri sürdü.
Çetin, “Tacir ile esnaf arasındaki ayrımın doğru yapılması lazım. Kanun, 4 milyon liraya kadar olan miktar için esnaf tanımı yapıyor. Ancak bugün bir bakkal bile 4 milyon liralık ciro yapabiliyor. Esnaf ile tacir arasındaki ayrımın günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.
KORKUTELİ OSB PROJESİNİ ANLATTI
Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi projesinin ilk aşamalarında yer aldıklarını belirten Çetin, bölgenin ihtiyaçlarını dikkate alarak hazırlık çalışmalarını yürüttüklerini söyledi. Gerekli izinlerin alındığını ve vatandaşlara projenin anlatıldığını ifade eden Çetin, görevden ayrılmalarının ardından sürecin devam ettiğini belirtti.
Projenin yalnızca tapu işlemlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Çetin, “Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi’ni ilk düşünen ve hazırlıklarını yapanlardanız. Böyle bir alana ihtiyaç olduğunu gördük. Merkez düzeyinde de büyük bir talep ve baskı vardı. Bütün izinleri aldık, vatandaşa durumu anlattık ve gerekli çalışmaları yaptık. Ancak işin sonuna doğru biz görevimizi bıraktık” diye konuştu.
Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu iş yalnızca tapu alıp sallamakla bitmiyor. Biz tapu alıp sallamadık ama projenin büyük bölümünü biz yaptık.”