Akdeniz'in kritik deniz kaplumbağası yuvalama merkezlerinden biri olan Antalya'nın Serik ilçesindeki Belek kumsalında, mayıs ayında başlayan zorlu koruma çalışmalarında sona gelindi.
100 Bin Yavrunun Akdeniz'e Doğru Büyük Mücadelesi
Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) tarafından yürütülen 5 aylık çalışma neticesinde, 30 kilometrelik sahil bandında kayıt altına alınan 2 bin 600 yuvadan 100 binden fazla yavru caretta caretta sağ salim denizle buluştu.
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Belek Turizm Yatırımcıları Birliği desteğiyle 32 yıldır sürdürülen proje sayesinde, bugüne kadar Akdeniz'e kazandırılan yavru sayısı 1,5 milyonu aşarak türün devamlılığı adına dev bir başarıya dönüştü.
Son 15 Yuva İçin Geri Sayım
Kumsaldaki ilk yuvayı 11 Mayıs'ta, ilk yavru çıkışını ise 11 Temmuz'da tespit eden saha ekipleri, resmi sezonun 30 Eylül'de tamamlanmasına karşın kumsaldan ayrılmadı.
EKAD Belek Proje Koordinatörü ve Alan Sorumlusu Cansu Ulusoy, sahildeki son duruma ilişkin olarak, “1 Mayıs itibarıyla Belek'teki 30 kilometrelik alanda çalışmaya başladık. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle ilk yuva 11 Mayıs'ta oluştu. Yuvayı kumsalda izleri takip ederek bulduk ve kayıt altına aldık. O zamandan beri toplam 2 bin 600 yuvamız var. Bu yuvalardan 100 binden fazla yavru denize ulaştı. Hala kontrol açılışını yapmayı beklediğimiz 15 yuva var. Onlar 60 günlük süreci doldurmadı. Daha yavru çıkışı vermediği için kontrol edemedik. Normalde sezon 30 Eylül itibarıyla bitiyor. Biz son yuvaların da çıkmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
Yuva Sayısında Düşüşün Nedeni İklim
Geçmiş yıllarda 3 binin üzerinde seyreden yuva sayısının bu dönem 2 bin 600 seviyesinde kalması, bölgedeki ekolojik koşulları yeniden gündeme getirdi.
Bu durumun hava şartlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Ulusoy, “30 kilometrelik bu sahilde geçen senelerde yuva sayısı 3 bin 600, 3 bin 100 gibi hep 3 binin üzerinde seyrediyordu. Ama bu sene sıcaklıklar çok düşük ilerledi. Mayısın ortasına kadar hala mart soğuğu dediğimiz bir soğuk içerisindeydik. O yüzden yuva sayısında düşüş olduğunu düşünüyoruz. Hayvanlar daha sıcak yerlere göç etti. Ama aynı zamanda yuva sayıları sürekli zirve düzeyinde seyrettiği için düşmesini de bir noktada bekliyorduk” dedi.
Lüks Otellerin Kıyısında Carettalara İnsan Baskısı
Sahildeki 70'ten fazla 5 yıldızlı otelin önünde kafesleme ve ışıklandırmayı uyarlama çalışmaları yaptıklarını belirten Ulusoy, kontrolsüz sahil kullanımının getirdiği acı manzarayı şu sözlerle paylaştı:
“Araçla girilmemesi gereken yerlerde tabela eksikliğinden ya da bilgisizlikten dolayı çok fazla araç girişi oluyor. Sırf 4x4 aracı var, arazide gezebiliyor diye aracını sahile sokan insanlar da oluyor. Ateş yakılıyor. Mangalın içinden geçerken yanmış, denize ulaşamamış bir hayvan da gördük. Kumsallarımız çok kirli, çöpler çok fazla. Bunlar da ayrı dert. Bunun dışında sahipsiz köpekler problemi var. Deniz kaplumbağalarının doğal avcıları değiller ama sahile çok fazla bırakılıyorlar. İnsanlar sahiplenmiyor, orada üremeye başlıyor ve aç kalıyorlar. Aç kaldıkça da sezon boyunca caretta yumurtalarını yiyorlar. Bu gibi problemlerle karşılaştık.”
Yaralılar İçin 350 Kilometrelik Tedavi Yolu
Öte yandan bölgede yerel bir rehabilitasyon merkezinin bulunmaması, yaralanan canlıların hayatını ciddi boyutta tehlikeye sokuyor.
Sahada 150 yerli ve İspanya, Rusya, Amerika ile Fransa'dan gelen 30 yabancı gönüllü olmak üzere toplam 180 kişiyle özverili bir süreç yürüttüklerini aktaran Ulusoy, en büyük eksikliğin sağlık merkezi olduğunu vurguladı.
Tedaviye muhtaç canlılar için yaşanan zorluğu aktaran Ulusoy, “Yaralı olarak kıyıya vurmuş bir hayvanı, burada rehabilitasyon merkezi olmadığı için 350 kilometre uzaktaki Dalyan'a gönderdik. Durumundan da çok emin değiliz çünkü pek iyi durumda değildi. O yol da onu çok fazla yormuştur. Bunun dışında balıkçılık faaliyetlerinden kaynaklı ölmüş hayvanlar da kıyıya vurabiliyor. Özellikle sezon başında, yuvalama ya da çiftleşme döneminde, uzakta ölmüş ve kıyıya vurmuş hayvanlarla da karşılaşıyoruz” diyerek bölgedeki eksikliğe dikkat çekti.