Antalya'da yaşamını sürdüren 56 yaşındaki Kürşat Gür, tüketim kültürünün sonucu olan atık malzemeleri birer sanat eserine dönüştürüyor.
Hurdalıklardan Toplanan Parçalar Sanatın Kalbinde Can Buluyor
Bit pazarları ile hurdalıklardan özenle topladığı bilgisayar anakartlarından eski video kaset oynatıcılarına, matkaplardan elektrikli süpürgelere kadar sayısız parçayı işleyen Gür, yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü ileri dönüşüm serüveniyle atölyesini sergi alanına dönüştürdü. 1997 yılındaki ilk atık malzeme denemelerinin ardından 2006 yılında bağımsız atölye kurdu.
Çevresinden Karşılık Bulamasa da Pes Etmedi
Geri dönüşüm bilincinin ve ileri dönüşüm sanatının henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde karşılaştığı tüm engellere rağmen üretmekten vazgeçmeyen Gür, bu tutkulu başlangıcını samimi sözlerle aktardı.
Sanata olan ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını ifade eden Gür, "Çocukluktan beri kendimiz tel arabaları yapardık. Oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık. Sonra bir şeyleri birbirine benzetmek, bundan insan olur, bundan kedi olur diye düşünürdük. 2006 yılına kadar amatörce uğraştım. Sonra el becerileriniz gelişiyor, düşünceleriniz değişiyor. 200'ün üzerinde çalışma yaptım" diye konuştu.
İlk çalışmalarını 1997 yılında yaptığını anlatan Gür, o dönemde toplumun konuya bakışını şu ifadelerle özetledi:
"1997 yılında denemeleri yaptım. O zaman ileri dönüşüm diye bir anlayış yoktu. Daha doğrusu atık diye bir şey yoktu. Ben de bu atıklardan heykeller yaptım. Herkes 'Bu ne' diye bakıyordu. Toplumdan karşılık görmeyince bıraktım ama duramadım. Tekrar yine çerden çöpten eserler yapmaya devam ettim."
Bilgisayar Kartlarından Distopik Şehirler ve Matkaplardan Büstler
Hurdalıkların paslı dünyasını estetik bir vizyonla yeniden kurgulayan Antalyalı sanatçı, çalışmalarında ömrünü tamamlamış her nesnenin içinde saklı bir hikaye olduğunu savunuyor.
Dönüşüm sürecindeki yaratıcı yaklaşımını anlatan Gür, "İleri dönüşüm sanat deniyor buna. Ömrü dolmuş atık malzemeleri tekrar estetik kaygıyla günlük hayatımıza taşıyoruz. Burada bilgisayar ana devre kartlarından distopik bir şehir düşündüm. Eski videoların parçalarını kullandım. Şaryolardan balıklar yaptım. Eski matkaplardan büstler yaptım. Yani her türlü malzemeyi tekrar kullanıyorum" dedi.
Bugüne kadar imza attığı 200'ün üzerindeki eserin bir kısmını sadece estetik heykeller olarak kurgulayan Gür, bir kısmını ise günlük hayatta yeniden işlev kazanan özgün tasarım objeleri haline getiriyor.
Ürünlerinin pratik değerine dikkat çeken Gür, "Yaptığım ürünler hem günlük hayatımızın içinde işlev kazanabiliyor hem de dekor amaçlı kullanılabiliyor. Örneğin elektrik süpürgesinden bir lamba yaptım. Bu işlevi olan bir ürün. Ama işlevi olmayan, estetik kaygılar taşıyan, evde süs olarak kullanabileceğiniz çalışmalarım da var" ifadelerini kullandı.