Merkez Bankası, piyasalarda yaşanan panik nedeniyle seçim sonrasında alması beklenen ek sıkılaşma tedbirlerini öne çekti ve bu tedbirlere sürekli yenilerini ekliyor. Mevcut eğilim, bu hafta yapılacak Merkez Bankası faiz toplantısında faiz artışı yapılmayacağının da işareti olarak görülüyor.
Faiz Toplantısı Haftası ve Küresel Etkiler
Bu hafta, faiz kararlarının alındığı hafta olacak. ABD Merkez Bankası FED’in faiz toplantısının ardından TC Merkez Bankası’nın faiz toplantısı yapılacak. FED’den faiz indirimi beklenmiyor ancak toplantıdan çıkacak sinyaller tüm dünya ekonomisini etkileyecek. Türkiye gibi ülkelere fon akışının zamanlamasını göstermesi açısından da kritik öneme sahip.
Faiz Artışı Beklentileri ve Seçim Öncesi Durum
Beklentilerin giderek kötüleşmesi, döviz ve altına olan talebin canlılığını koruması, rezervlerdeki erimenin hızlanması, aslında faiz artışı ihtiyacını gösteriyor. Ancak, neredeyse hiç kimse, bu haftaki toplantıda faiz artışı yapılmasını beklemiyor.
Seçim Sonrası Faiz Artışının Sinyali Verilecek mi?
Bu beklentinin en önemli nedenlerinden biri, ay sonunda yapılacak yerel seçimler. Politika faizinin seçim öncesi tekrar artırılması beklenmezken, bu da "teknik olarak gerekse de siyasi kaygılarla gereken kararın alınamadığını" gösteriyor. Merkez Bankası’nın piyasalar için aldığı ek sıkılaşma tedbirlerinin sürekli hale gelmesi de, faizleri artırmadan yan tedbirlerle ek sıkılaşma yapılmaya çalışıldığını gösteriyor.
Yan Tedbirlerin Etkisi ve Gelecek Beklentiler
Yan tedbirlerin yeterli olup olmayacağı ve seçim sonrası ek faiz artışının gerekip gerekmediği ise belirsizliğini koruyor. Mevcut durum özetlendiğinde, piyasalarda yaşanan panik yumuşasa da, henüz tamamen sona ermedi. Küçük tasarrufçunun altın ve dövize talebi devam ediyor, ve döviz rezervlerindeki erime sürüyor.
Faiz Kararı ve Beklentiler
Merkez Bankası’nın bu hafta faiz artırması beklenmiyor. Ancak faiz artışına gidebileceği sinyalini güçlü bir şekilde vermesi gerekiyor. Eğer bu sinyali vermezse, seçimden önceki son haftada, piyasalardaki paniğin yeniden artabileceği öngörülüyor.