Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Ekonomi | Mahfi Eğilmez: Enflasyonun bütçe açığını yeni vergilerle kapatacaklar

Mahfi Eğilmez: Enflasyonun bütçe açığını yeni vergilerle kapatacaklar

Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi köşesinden kaleme aldığı ‘Bütçe Muamması’ yazısında vatandaşın cebini bekleyen yeni tehlikeyi açıkladı.

Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi köşesinden kaleme aldığı ‘Bütçe Muamması’ yazısında vatandaşın cebini bekleyen yeni tehlikeyi açıkladı.

Mahfi Eğilmez: Enflasyonun bütçe açığını yeni vergilerle kapatacaklar

Süleyman Gezici

Mahfi Eğilmez, açıklanan Orta Vadeli Program ile ilgili yazdığı yazısında Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinin gerçeği yansıtmadığını belirtirken, bütçe açığının kapatılabilmesi için yeni vergilerin gelebileceğini yazdı.

Yüksek enflasyonun bütçe açığını yeni verilerle kapatmaya çalışacaklar

6 Eylül Çarşamba günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin açıklamalarda bulunmuş, Beştepe'deki OVP tanıtım toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yer almıştı. Ekonominin 3 yıllık yol haritası da böylece belli olmuştu. Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi köşesinden kaleme aldığı ‘Bütçe Muamması’ yazısında vatandaşın cebini bekleyen yeni tehlikeyi açıkladı. Eğilmez yazısında, Türkiye’nin açıklanan Orta Vadeli Programla birlikte derinleşecek olan bütçe açığının yeni vergilerle kapatılmaya çalışabileceğini yazarken, diğer bir yöntem olarak da yüksek enflasyonun bu açığı kapatmada tercih edileceğini belirtti.

Mahfi Eğilmez’in yazısının satırbaşları ise şöyle;

Aşağıdaki tablo 2022 yılsonu, 2023 yılı başlangıç ve ek bütçeleri ve Orta Vadeli Program (OVP) ile yapılan tahminleri gösteriyor:

butce

Bütçe gelirlerinde artış söz konusu değil

Bu tablonun birçok ilginç özelliği var. Her şeyden önce 2023 bütçesi yapılırken 2022 bütçesine göre yüzde 52 artış öngörülmüş. Bunun anlamı 2023 için başlangıçta yüzde 50’nin üzerinde bir ortalama enflasyon tahmin edilmiş. 2023 için başlangıç bütçesi 2022 sonunda yürürlüğe girdiği için ortada deprem olmadığından bunun için öngörülmüş ödenekler bulunmuyor. İkinci olarak Şubat ayında yaşanan depremler sonrasında bütçedeki ödeneklerin (ve doğal olarak gelirlerin) yetmeyeceği öngörülerek Temmuz ayında ek bütçe çıkarılmış ve bütçe gider ve gelirlerine eşit tutarda ( 1.119,5 milyar TL) ekleme yapılmış. Kanun gereği ek bütçe ile öngörülen giderlerle eşit tutarda gelir yaratılması gerekiyor. Bu durumda bütçe açığı değişmeden aynı (659,4 milyar TL) kalmış. Buraya kadar bazı sorunlar olsa da bunları bir kenara bırakıp OVP ile ortaya çıkan asıl büyük soruna değinelim. Tabloya dikkat edilirse OVP’de bütçe giderleri gerçekleşme tahmini (ek bütçe ile artırılmış bütçe giderleri toplamına göre) 973,5 milyar TL artırılmış görünüyor. Buna karşılık bütçe gelirlerinde bir artış söz konusu değil. O nedenle de bütçe açığı 1.632.9 milyar TL öngörülmüş.

Enflasyonla mücadele yalnızca bir söylemden ibaret

Bu artan 973,5 milyar TL tutarındaki gider nasıl karşılanacak? Henüz ek bütçe ile 1.119,5 milyar TL tutarındaki gelir artışı karşılanamamışken bunun üzerine gelen 973,5 milyar TL’lik gider artışı neyle finanse edilecek ve bu finansman nasıl bütçeleştirilecek? Gelişmiş ülkelerde kamu harcamalarını finanse etmek için vergi ve diğer biçimlerde halktan toplanan paraların nerelere harcanacağı kuruş kuruş gösterilir ve hesabı verilir. Bizde bırakın harcamayı toplanacak gelirin nasıl toplanacağı bile muamma (anlaşılmaz iş, bilmece) oldu. 973,5 milyar TL ek gelir nereden gelecek? Hangi vergi ne kadar artırılacak? Yeni vergiler mi gelecek? Bunları ancak Meclise torba kanun gelince anlayacağız. İşte bu aşamada enflasyon birçok başka alanda olduğu gibi burada da imdada yetişiyor: Enflasyonla mücadele yalnızca bir söylemden ibaret. Gerçekte böyle bir mücadelenin yapılmadığını, asıl meselenin enflasyonu araç gibi kullanmak olduğunu söyleyebiliriz. Türk Lirasının iç değer kaybı, dış değer kaybından yüksek olduğu sürece gelirler yükseliyor, GSYH daha yüksek çıkıyor ve ekonomi büyümüş görünüyor. Özetle Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinin gerçek olmadığını söyleyebiliriz. TBMM, bütçe hakkını kullanabiliyor mu sorusunun yanıtı yıllardır olumsuz ama sanırım hiç bu kadar olumsuz olmamıştı. Yukarıdaki tablo niçin bütçe yaptığımız sorusunu bile yanıtlayamıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız