İstanbul'da ikinci Ekrem İmamoğlu dönemi istemeyenlerin büyük koalisyonu (Dursun Özbek, Başak Demirtaş, Murat Kurum, Meral Akşener, Fatih Erbakan, Sinan Akçıl, Cübbeli Ahmet) bizlere  15. yüzyılda Osmanlı devletinin bir parçası olan Bizans'ın entrika konusunda 21. yüzyıl Türkiye'sinin çok gerisinde olduğunu söylüyor...

Anlaşılıyor ki 21. yüzyıl Türkiye'si entrika konusunda Bizans'ın çok önündedir!
Açıkça söylenmese de belli ki kapalı kapılar ardında büyük pazarlıklar var...

Yaygın iddialara göre, Bayan Demirtaş kocasını cezaevinden çıkarabilme karşılığında İstanbul büyükşehir belediye başkanı olacak...
Böylece İmamoğlu değil AKP adayı Murat Kurum 31 Mart 2024'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilecek! 

Oyun içinde büyük oyun var...

TÜRKİYE'NİN NÜFUSUNU BÜYÜTME ÇABALARI DİKKAT ÇEKİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan 26 Ekim 2023'te Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 8. Aile Şurası’nda "Nüfusumuzun 85 milyon olması yeterli değil. Çok daha fazla nüfusa ihtiyacımız var...Evlenme yaşı kendi toplumumuz dahil sürekli artıyor. Ortalama çocuk sayısı sürekli düşüyor. Boşuna söylemiyoruz. Nüfusumuzun 85 milyon olması yeterli değil. Çok daha fazla nüfusa ihtiyacımız var. Aile gibi güvenli sığınağı olmayan toplumlarda sorunlar çok fazla artıyor" demişti...
İsrail ve İtalya Türkiye'nin nüfusunu büyütme çabalarına destek olabilmek için adeta yanıp tutuşuyor...

İsrail Gazzelileri, İtalyan Başbakan Meloni'yse bir milyondan fazla Afrikalı sığınmacıyı Türkiye'ye yollamak istiyor...

21. yüzyılda Türkiye'nin Doğu ve Güney sınırlarındaki mayınların temizlenmesi, açık sınır politikası izlenmesi, para karşılığında T.C. vatandaşlığı satılması,  19 Mart 2017'de Eskişehir’de düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  Avrupa’ya yaşayan Türk kökenli vatandaşlara seslenerek “ 3 değil 5 çocuk yapın" açıklaması yapması, 29 Nisan 2011'de Yeni Şafak'ta yayınlanan habere göre Erdoğan'ın kurmaylarıyla yaptığı görüşmede, Kanal İstanbul projesinin tamamen hayata geçmesi için 40 milyar dolara yakın bir harcama yapılacağını ifade etmesiyle oluşan büyük resim birleştirildiğinde Türkiye nüfusunun önce Mısır'ı (114 milyon) sonra da Nijerya (227 milyon) , Pakistan (243 milyon ), Endonezya (279 milyon) gibi ülkeleri geride bırakmasının AKP'nin nihai hedefi olduğu, Erdoğan'ın devasa nüfus devasa güçtür düşüncesine sahip olduğu ortaya çıkıyor...

Kanal İstanbul Projesi tamamlandığında İstanbul nüfusunu banliyöleriyle birlikte 41 milyon insanı barındıran Tokyo'dan daha büyük bir nüfusa ulaştıracak...

"BAŞIMIZA NE GELİYORSA NÜFUS ARTIŞIDAN GELİYOR"  

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'dan ise nüfus ile ilgili ilginç bir açıklama geldi. Koç "Başımıza ne geliyorsa nüfus artışından geliyor" dedi.
Nüfus artışını fazla bulan ve kontrol altına alınması gerektiğini belirten Koç, "Başımıza ne geliyorsa nüfus artışından geliyor. Okul yetmiyor, gıda yetmiyor, eğitim yetmiyor. Hiçbir şey yetmiyor bugünkü durumda. Diyorlar ki, devlette 5.5 milyon kişi çalışıyor. Buna askerler dahil değil. Dolayısıyla 2 milyon kişiyle bu devlet rahatlıkla döner. 600 milletvekili var, 200'üyle rahatlıkla hallolur." dedi.
"KENDİ YARATTIĞIMIZ KAYNAK KENDİMİZE YETMİYOR"

Gazete Oksijen'e konuşan Koç sözlerine şöyle devam etti: "Bu kadar nüfusla hareket etmek ve ekonomiyi sağlamlaştırmak zor. Çünkü kendi yarattığımız kaynak kendimize yetmiyor. Muhakkak dışarıdan kaynak icap ediyor. Bugün memlekette işsizlik çok. Bir kişiye iş bulmak için 60 binle 80 bin dolar arasında yatırım icap ediyor. Bu yatırımın gelebilmesi için de altyapının düzenlenip yerine oturtulması lazım.
"2 MİLYON MEMUR VE 200 VEKİL YETER"

Diyorlar ki, devlette 5.5 milyon kişi çalışıyor. Buna askerler dahil değil. Dolayısıyla 2 milyon kişiyle bu devlet rahatlıkla döner. 600 milletvekili var, 200'üyle rahatlıkla hallolur."

TÜRKİYE'DE DOĞURGANLIK ORANI DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR


Öte yandan  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de doğurganlık hızı 1980 yılında “4.56”, 1990 yılında “3.12” iken bu rakam 2022 yılına geldiğimizde “1.62”ye düştü. Yine benzer bir tablo ise çocuk oranında karşımıza çıkıyor. 1190 tarihinde Türkiye nüfusunun %41,8’ini çocuklardan oluşurken, bu rakam günümüzde %26,5’e kadar düştü.Türkiye halen Avrupa'nın en genç ülkelerinden biri konumunda. Ancak Türkiye'nin elinde bulunan önemli bir güç olan bu durum günden güne değişmeye başladı.


AB’de doğurganlık oranları yıldan yıla azalırken yaşlı nüfus ülkeleri en büyük sorunu haline dönüşüyor. AB istatistik ofisi Eurostat'tan alınan en son verilere göre, AB nüfusunun 1 Ocak 2022'de 446,8 milyon olduğunu ve bir önceki yıla göre 172 bin daha az olduğunu gösteriyor. 1 Ocak 2020'de AB'nin nüfusu 447,3 milyondu.Avrupa Birliği'ni (AB) oluşturan ülkelerin toplam nüfusunun 2100 yılına gelindiğinde yüzde 6 düşerek 27,3 milyon azalacağı, yaşlı nüfusun artacağı tahmin arasında.Ayrıca, 2100 yılında 19 yaş altındakilerin nüfusa oranının 2022'deki yüzde 20 oranından yüzde 18'e gerileyeceği, 20-64 arasındaki çalışma yaşında bulunan kişilerin oranının ise toplam nüfusun yüzde 59'undan yüzde 50'sine ineceği tahin ediliyor.Eurostat  tarafından ise, yaşlı nüfusun ise artacağı, 65-79 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payının yüzde 15'ten yüzde 17'ye, 80 yaşından büyüklerin oranının ise yüzde 6'dan yüzde 15'e yükseleceği öngörüldü. Böylece 65 yaş üzeri kişilerin oranının yüzde 32 olması beklentisi ifade edildi.


İSRAİL'LE TİCARETTE EN UFAK BİR AZALMA GÖRÜLMÜYOR


Karar Gazetesi'nin 12 Ocak 2024 haberine göreyse Gazze’deki vahşete karşı mitingler, boykot çağrıları yapılırken Türkiye’nin İsrail’le ticaretinin saldırılar başladıktan sonra da devam ettiği Ulaştırma Bakanı’nın ağzından doğrulandı. Uraloğlu “7 Ekim-31 Aralık arasında, Türkiye limanlarından İsrail’e 701 gemi sefer yaptı. Bu da günde ortalama 8 gemiye tekabül ediyor” dedi.

Soykırıma karşı Ankara sert ifadelerle Tel Aviv’i hedef aldı. Birçok ilde vatandaşlar sokağa dökülüp çocukların katledilmesini protesto etti. Ancak hükümetin ‘söylem’ düzeyindeki tavrının Cola ve Nescafe boykotundan öteye geçmemesi tartışma konusu oldu. Türkiye’den kalkan gemilerin İsrail limanlarına çelik ve gıda naklini sürdürdüğü iddiaları büyük rahatsızlık yarattı. TBMM’de vahim tabloyu dile getiren merhum SP’li Hasan Bitmez’e sert tepki gösterildi.

ÜÇ AYDA TÜRKİYE’DEN KALKAN GEMİ SAYISI 480


Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ise “Gizlisi saklısı yok” diyerek 7 Ekim-31 Aralık 2023 tarihleri arasında İsrail’e 701 gemi seferi yapıldığını, bu rakama direkt ve transit seferlerin dahil olduğunu belirtti. Uraloğlu, Türkiye kalkışlı gemi sayısının 480 olduğunu açıkladı. Önceki yıla göre İsrail limanlarına giden gemilerde yüzde 30’luk düşüş yaşandığını kaydeden Uraloğlu, gönderilen malların içeriğine ilişkin bakanlığının bilgisi olmadığını ekledi.




İsrail’in yıllardır ambargosu halinde yaşayan Filistin’e yaptığı müdahaleler etkisini hızla arttırmaya başladı. En sonunda geçen yıl yapılan baskıların artmasıyla birlikte, Filistin tarafında Hamas da harekete geçti. Sıcak çatışmaların başlamasıyla birlikte İsrail dünya tarihine geçen bir savaş suçu işlemeye başladı. Çocuk, kadın, yaşlı, küçük demeden suçsuz sivilleri de tek tek öldürmeye devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde yapılan bu savaş suçu kınanırken, bazı ülkeler ticari bağlarını yavaşlatmaya başlıyor. Bazıları ise savaş etkisiyle düşen ticaret hacmini ‘ilişkilerimizi zayıflattık’ bahanesi olarak öne çıkartıyor.


Fakat gelinen noktada Türkiye dahil birçok ülke ticari bağlarını tam koparmış değil. Zaten bu mümkün de değil. Çünkü ticaretin büyük bir yoğunluğunu özel şirketler gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz haftalarda gündeme Karar yazarı İbrahim Kahveci’nin gündeme getirdiği haberde de İsrail-Türkiye arasındaki ticaret bağına vurgu yapılmıştı. En son yıl başında İstanbul Haliç’te yapılan eylem de büyük ses getirdi. Fakat verilere göre, bir taraftan eylem yapılırken, diğer yanda da ticaret devam etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre son bir ayda Kasım 2023’te 319,5 milyon dolar olan İsrail’e ihracat, Aralık ayında 430,6 milyon dolara çıktığı görüldü. Genel düşüşün zaten 1 yıldır var olduğu ticaret hacminde, Aralık ayında bir önceki aya ihracat artışının yüzde 35 seviyesinde olduğu rakamlarla ortaya çıktı. Bunun üzerine bakanlık sosyal medya üzerinden paylaşımda bulundu. Aylık veride değil yıllık veride Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacminin düştüğünü paylaştı. Önceki gün de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, verdiği bir mülakatta İsrail’e günde 8 geminin gittiğini paylaşarak, ticaret hacminde yüzde 30’luk bir düşüş olduğunu kaydetti. Uraloğlu “Yaklaşık olarak üçte biri transit, üçte ikisinin ilk kalkış yeri Türkiye diyebiliriz. Yani Türkiye’den 7 Ekim’den bu yana 480 gemi direkt, 221 gemi transit olarak İsrail’e gitti” dedi.


7 EKİM’DEN SONRA 480 ADET GİTTİ


Gazeteci Kemal Öztürk’e konuşan Bakan Abdülkadir Uraloğlu, İsrail gündemine ilişkin, 7 Ekim-31 Aralık 2023 tarihleri arasında Türkiye limanlarından 701 geminin sefer yaptığını söyledi. Bunun günde ortalama 8 gemiye tekabül ettiğini anlatan Uraloğlu şu açıklamayı yaptı:

“Bu rakamlar gerek ülkemizden direkt İsrail limanına giden, gerekse transit olarak bizim limanımıza uğrayarak İsrail’e giden gemi sayısının toplamıdır. Burada kimseyi yanıltma imkanımız yok. Gemi trafiği tüm dünya ülkeleri tarafından görülüyor zaten. Bunun gizlisi saklısı yok. Net rakamları açıklıyorum, günde 8 gemi. Yaklaşık olarak üçte biri transit, üçte ikisinin ilk kalkış yeri Türkiye diyebiliriz. Yani Türkiye’den 7 Ekim’den bu yana 480 gemi direkt, 221 gemi transit olarak İsrail’e gitti.”

FİLİSTİN’E YÜK TAŞIMANIN AYRI İSTATİSTİĞİ YOK


Filistin’e yük taşıyan gemilerin ayrı bir istatistiğini tutamadıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, 1967 yasasına göre tüm sahil şeridini ve limanların İsrail kontrolünde olduğundan bahsetti. Uraloğlu “Bu yüzden Filistinli kardeşlerimizin bir özgürlüğü yok. Filistin’e gidecek her türlü mal İsrail’in kontrolü ile gidebiliyor. Ancak bu savaş ortamında Filistin’e giden mal miktarının az olduğunu söyleyebiliriz.”

BÖLGEYE YARDIM GEMİLERİ İRAN’A GİTTİ İSRAİL’E DEĞİL


Giden gemilerin içeriği hakkında bir bilgiye sahip olmadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, onun takibini ancak Ticaret Bakanlığı’nın yapabildiğini söyledi. Filisitin’e giden yardım gemilerinden de bahseden Uraloğlu “Evet üç gemi insani yardım gönderdik şu ana kadar. Bunların içinde gıdadan tıbbi malzemeye, ambulanstan barınmaya kadar çok sayıda ihtiyaç maddesi var. Gemiler Mısır’ın Arish limanına yüklerini boşalttı. Orada Mısırlı yetkililere teslim ettik. Talep edilmesi halinde daha fazla yardım göndermeye de hazırız.”

KASIM ARALIK ARASINDA YÜZDE 35 ARTTI


Ticaret Bakanlığı İsrail’e yapılan ticaretin son bir ayda yüzde 35 artması üzerine, çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını paylaşmıştı. Fakat işaret edilen ticaret hacmi paylaşılan son 1 aylık veri değil, zaten savaşla birlikte düşmeye başlayan yıllık ve çeyreklik verilerdi.

Geçen hafta sosyal medya üzerinden aktarılan bilgiye göre, İsrail ile gerçekleşen ticaretin bölgede vatandaş olan 2.2 milyon Filistinli ve işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’ye giden ticaret olduğu paylaşıldı. Bölgeye giden bütün malların İsrail gümrüklerinden geçtiği ifade edildi.

Aynı zamanda savaş daha yokken 7 Ekim – 31 Aralık 2022 arasındaki genel ticaret hacminin 2.3 milyar dolar olduğu, 7 Ekim – 31 Aralık 2023’te gerçekleşen genel ticaret hacminin de 1.2 milyar doların üzerinde olduğunun bilgisi verildi. Savaş öncesinde son 1-2 yıldır zaten ülke ile olan ticarette düşüş eğilimleri kendini gösteriyordu.

Son çeyreği de paylaşan bakanlık 7 Ekim – 31 Aralık 2023 aralığında genel ticaret hacminin yüzde 45 gerilediği de aktardı. Genel bir bilgi geçen Ticaret Bakanlığı paylaşımında da Kasım-Aralık 2023 rakamları hakkında bilgi verilmedi. Sadece son çeyrekte ticaretin düştüğü kaydedildi. Ticaret Bakanlığı verileri üzerinden bakıldığında Aralık 2022’de 611 milyon dolar ve Aralık 2023’te 431 milyon dolar olan ticaret hacminde düşüş var. Fakat Kasım-Aralık 2023’e bakıldığında yüzde 35 artışın olduğu dikkat çekiyor.

BOLAT: 7 EKİM’DEN BU YANA TİCARET YÜZDE 48 AZALDI


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, aralık ayında TBMM Genel Kurulu’nda; “Filistin’de İsrail’in acımasız katliamı yönünde Türkiye ile İsrail’in ticareti konusunda bazı bilgi eksikliklerini de gidermek için açıklama yapmak istiyorum. Ülkemiz ile İsrail arasındaki ticaret İsrail’in Gazze saldırısından sonra 7 Ekim’den bu yana tam yüzde 48 azalmıştır. Ülkemizde mevcut ticareti devlet şirketleri değil, özel şirketler ve bunların birçoğu uluslararası firmalar yapmaktadır. Türkiye olarak ihracatımızın yüzde 31’i de Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmış uluslararası firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir... Şunu demek istiyorum; İsrail’in abluka altında tuttuğu bölgedeki nüfusta Filistinliler daha kalabalık 8 milyon, İsrailliler 7 milyon 200 bin. İşte ülkemizden Filistin’e gönderilen mallarda Filistin’in kendine ait gümrüğü, limanı olmadığı için İsrail gümrükleri üzerinden Filistin’e girebilmektedirler” dedi.

MADEM TİCARET SÜRÜYORDU HASAN BİTMEZ NEDEN ÖLDÜ?


Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez, 12 Aralık Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bütçe görüşmeleri sırasında 22 dakika konuştu. Konuşmasını bitirdikten sonra Genel Kurul’a “Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedikten hemen sonra kalp krizi geçiren Bitmez, 14 Aralık Perşembe günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Bitmez, fenalaşmadan önce konuşmasında İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ve hükümetin İsrail’le ilişkilerine tepki gösteriyordu. Bitmez’in son sözleri, “Vicdan azabından kurtulsanız, tarihin azabından kurtulamayacaksınız. Tarihin azabından kurtulsanız, Allah’ın gazabından kurtulamayacaksınız” oldu. O sırada AK Parti sıralarından Bitmez’e “Cehennem azabından kurtulamayacaksınız!” diye bağırıldı. Bitmez de bu yaşananların hemen ardından kürsüde konuşmasını bitirirken bayıldı. Kalp krizi geçiren Bitmez, ambulansla Bilkent Şehir Hastanesi’ne götürüldü ve burada tedavi altına alındı. Tedavisi boyunca yoğun bakımda olan Bitmez, 14 Aralık Perşembe günü hayatını kaybetti.

Saadet Partili Hasan Bitmez’in Gazze’ye yönelik 7 Ekim’de başlatılan saldırı sonrası, Türk gemilerinin İsrail’e sevkiyat yaptığına dair iddiaları konuşmasının büyük bir kısmında yer aldı. Kürsüde konuşmasını bitirirken bayılan Bitmez’in son sözleri Sezai Karakoç’un “Onlar Sanıyor Ki” şiirinden alıntılardı:

“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”

AK Partili Özlem Dönmez, TBMM kayıtlarına geçen konuşmalarında “Ahlaksız! Yalancı!” demişti. Fakat Bakan Uraloğlu, günde 8 geminin İsrail’e gittiğini bunun da kayıtlarla ortada olduğunu söylüyor.

 

KANAL İSTANBUL PROJESİNİN DETAYLARI: 

29 Nisan 2011 Yeni Şafak haberi:

Kanal İstanbul'un maliyeti 40 milyar dolar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 'Çılgın Proje' olarak nitelendirilen 'Kanalİstanbul'un maliyeti 40 milyar doları bulacak. Proje 2,5 milyon işsize iş imkanı sağlayacak. Projenin yıllık getirisi ise 2,5 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.


Kanalİstanbul projesini açıkladıktan sonra İstanbul'da kurmayları ile değerlendirme toplantısı yapan Başbakan Erdoğan, projenin ayrıntıları hakkında da önemli bilgiler verdi. Erdoğan'ın kurmayları ile paylaştığı bilgilere göre projenin sadece kanal maliyeti 10 ila 15 milyar doları arasında gerçekleşecek. Proje Cumhuriyetin 100. Kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında tamamlanmış olacak.


Kanalistanbul'un 2 yıl sürecek projelendirme çalışmalarının ardından 2014'te temeli atılacak. Erdoğan'ın kurmayları ile paylaştığı bilgilere göre kanalın inşası sırasında en az 1 milyon işsize iş imkanı sağlanacak. Projenin tamamlanmasından sonra bölgedeki 1,5 milyonluk yeni bir iş imkanı ortaya çıkacak. Proje ile Türkiye'nin 10 yıllık işsizlik sorununa büyük oranda çözüm bulunacağı da ifade ediliyor.


Başbakan Erdoğan, kurmaylarıyla yaptığı görüşmede, Çılgın Proje'nin ayrıntılarına de girdi. Projenin tamamen hayata geçmesi için 40 milyar dolarak yakın bir harcama yapılacağını ifade etti. Büyük oranda hazine arazileri içinde geçecek kanalın, 45-50 km uzunluğunda olacağı ancak, ihtilaflı bazı arazilerin sebebiyle de bu uzunluğun 3-5 km artıp azalabileceğini kaydetti.



Kanalın su derinliği yaklaşık 25 metre olacak. Su yüzeyinde genişlik yaklaşık 145-150 metre civarında olacak. Kanalın tamamı demir ve çimento dökümü ile sağlanacağı için, demir ve çimento sektöründeki üretim artışı iki katına çıkacak. İnşaat sektöründeki yıllık 4,2'lik büyüme oranı projenin başlaması ile birlikte iki katına çıkacak. Yıllık çimento üretimini 66 milyon ton olan Türkiye'nin proje ile üretimin 100 milyon tonun üzerine çıkarması bekleniyor.


23,6 milyon ton olan çelik üretiminin de projeye başlanması ile birlikte 35 milyon tonu bulması bekleniyor. 8 milyon ton olan demir üretiminin proje ile birlikte 13 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Tahmini bilgilere göre çimento, demir çelik sanayindeki üretim artışları ile birlikte bu sektörlerde küresel kriz sebebiyle baş gösteren kriz son bulacak. Sektörde çalışan işçi sayısı yüzde 25 artacak. İki sektörün toplam üretiminin 50 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor.


Kanalİstanbul'un devreye girmesi ile İstanbul Boğazı'ndan geçebilmek için gemilerin Karadeniz ve Marmara'da günlerce beklemesine gerek kalmayacak. Böylece yıllık 1,4 milyar dolarlık bekleme zararı ortadan kalkacak. Kanaldan günde 150-160 gemi geçecek. Halen İstanbul Boğazı'ndan yılda 51 bin gemi geçerken, Kanalistanbul'dan yılda 85 bin gemi geçebilecek. Projenin çevresel maliyetlerini ortadan kaldırmak için bölgedeki maden ocakları kullanılacak. Maden ocaklarının kullanılması ile birlikte çevresel düzenlemeler de yapılmış olacak. Maden ocaklarının önemli bir bölümü göle dönüştürülecek. Projenin çevresel maliyetlerinin 2 milyar doları bulması bekleniyor. Kanalİstanbul'un doğu ve batı yakalarında iki mega kent inşa edilecek. Her bir kentin 1'er milyon nüfusa sahip olması planlanıyor. İki şehir kanala sıfır konumda olmayacak. Kanalın iki yanı büyük parklar, fuar kongre ve alışveriş merkezleri ile donatılacak. Yerleşim yerleri ise bu alanların bittiği yerden başlayacak.



Kanalİstanbul projesi ile birlikte İstanbul Boğazı'nda üçüncü boğaz köprüsü de yapılmış olacak. Kanal üzerinde ise 4 büyük geçiş köprüsü yer alacak. Böylece köprü sayısı 5'e yükselecek. Ancak ihtiyaç duyulması halinde kanal üzerine iki köprü daha yapılması öngörülüyor. Proje çerçevesinde bölgede yeni bir havaalanı da inşa edilecek. Havaalanının maliyetinin de 10 milyar doları bulması öngörülüyor.


Ayırca bölgede uluslar arası her türlü toplantının yapılabileceği 3 kongre merkezi inşa edilecek. Dünyadaki örnekleri araştırılarak dünyanın en büyük kongre merkezlerinden biri buraya yapılacak. Bölgeye dünyanın en büyük alışveriş merkezlerinden birinin de inşa edilmesi de planlanıyor. Projenin bir çok etabına yabancı yatırımcıların ilgi duyduğunu anlatan Erdoğan, bu sayede 20 ila 30 milyar dolarlık bir yabancı yatırımcıyı İstanbul'a çekebileceklerini de vurguladı.


Rus ve İtalyan firmalarını büyük ilgi gösterdiği projenin Körfez Sermayesi'ni de çekmesi bekleniyor. Kanal sayesinde İstanbul'a yılda 50 milyon turist çekilmesi ve ilk 5 yılda 100 milyar dolar kazandırması hedefleniyor.


Bağımsız uzmanlar da Erdoğan'ın ortaya koyduğu maliyetleri makul buluyor. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu, Kanalİstanbul Projesi'nin dünyanın en büyük inşaat projesi olabileceğini ve bu nedenli maliyetinin 50 milyar dolara yaklaşabileceğini açıkladı.


İnşaatçılara göre kanalın yapımı sırasında 152 milyon metreküp hafriyat çıkacak ve kanalın kaba inşaatının yapımı için 7 milyon 875 bin metreküp beton kullanılması gerekecek. Sadece kanal içindeki hafriyatın çıkarılıp başka bölgelere taşınmasının maliyeti 5 milyar doları bulacak. Kanalın yapımı için ise 7 milyon 875 bin metreküp beton, 1milyon 395 bin ton demir, 2 milyon ton çelik kullanılması bekleniyor. Özellikle köprülerin yapımında kullanılacak demir-çelik ürünlerinin maliyetinin 7 milyar doları bulması bekleniyor. Bu arada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de projenin İstanbul'a 40-50 milyon turist çekebileceğini ve yıllık 20-30 milyar dolar turizm geliri elde edilebileceğini açıkladı.


Çılgın Proje hakkında uzun zamandan beri bilgisi bulunan isimlerden Ak Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık da şunları söyledi:


“Projeyi sadece bir kanal projesi olarak görmüyoruz. Havaalanı, oteller, yeni iki mega kent, biri boğazda olmak üzere 5 köprü, 3 kongre merkezi ve rekreasyon alanları ile birlikte düşündüğünüz zaman 40 milyar doları buluyor. Ancak böyle bir projenin sadece kanal getirisi yıllık getirisi 2,5 milyar dolar olacak.”