Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı Serçeler Köyü'nde yaşanan arazi anlaşmazlığından kaynaklanan ve 9 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaya ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianameye göre, muhtar Behçet Taş'ın aile meclisinde yaptığı açıklamalar ve planlamalar sonucunda Taş ve Alyamaç ailelerinin çatışması gerçekleşti.
Saldırı Detayları ve Tepki
Olay günü, arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan çatışmada Taş ve Alyamaç aileleri arasında 15 Haziran 2023 tarihinde kalaşnikof silahların kullanıldığı, 9 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Jandarma ekiplerine yapılan saldırılar ve olay yerinde yaşanan kaos, adeta dehşetin boyutlarını gözler önüne serdi.
Deliller ve İfşaatlar
İddianamede, olaya ilişkin fotoğraf ve kamera kayıtları, sanıkların eylemlerini açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca, sanıkların geçmişteki mahkeme süreçlerinde yaşanan anlaşmazlıkların bu katliama nasıl yol açtığına dair detaylar da mevcut.
Muhtarın Önceden Planladığı Katliam
Muhtar Behçet Taş’ın aile meclisinde, "Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür" şeklindeki sözleri, Alyamaç ailesinin trajik sonuçla sonuçlanan katliamının önemli detayları arasında yer alıyor. İddianamede, Taş ailesinin bu olayı birkaç gün önceden planladığı ve araziye silahlarla gelinmesi için fikir birliğine vardıkları belirtiliyor.
Planlı ve Silahlı Saldırı
Taş ailesinin, uzun namlulu silahlar ve tam teçhizat ekipmanlarla donanarak olay yerine gitmeleri dikkat çekiyor. Alyamaç ailesine ait araziyi ateşe vererek onları hedef almayı seçen Taş ailesinin planlı bir şekilde hareket ettiği vurgulanıyor.
Yoğun Silah Kullanımı
Alyamaç ailesine yapılan saldırıda, Taş ailesinin yoğun silah kullandığına dair kayıtlar bulunuyor. Olay yerinde mevzi alarak düzenli bir şekilde ateş açtıkları belirtilen Taş ailesi, karşılıklı çatışmada 9 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.
Planlı Eylem
İddianamede, Behçet Taş'ın gözlerinin görmemesine rağmen olay yerine oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve katliam sonrası yurt dışına kaçmaya çalıştığına dair detaylar bulunuyor. Ayrıca, katliamdan sonra bazı sanıkların delilleri gizlemeye yönelik çaba içinde oldukları ve planlı bir şekilde hareket ettikleri belirtiliyor.
İddianamede vurgulanan önemli bir nokta da bölgenin sosyal ve kültürel yapısı ile aile meclisi kararlarının bağlayıcılığıdır. Aile meclisi kararlarına uymayanların yaptırımla karşılaşabileceği ve bu nedenle aile bireylerinin olaylara katılma zorunluluğu bulunduğu üzerinde duruluyor.

