Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
19°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Yüksek Aidatlar 250 Bin Yurttaşı Evinden Etti!

Yüksek Aidatlar 250 Bin Yurttaşı Evinden Etti!

TÜKONFED Başkan Vekili ve ASİYED Başkanı İbrahim Güllü, aidatların enflasyonun çok üzerine çıkmasının bütçeleri zorladığını belirterek Türkiye genelinde 250 bin ailenin yüksek aidatlar nedeniyle ev değiştirdiğini söyledi.

TÜKONFED Başkan Vekili ve ASİYED Başkanı İbrahim Güllü, aidatların enflasyonun çok üzerine çıkmasının bütçeleri zorladığını belirterek Türkiye genelinde 250 bin ailenin yüksek aidatlar nedeniyle ev değiştirdiğini söyledi.

KAYNAK: Buse Yeşil
Yüksek Aidatlar 250 Bin Yurttaşı Evinden Etti!

Türkiye’de site ve apartman aidatlarına yapılan zamlar, son yıllarda hem kiracıları hem de mülk sahiplerini zorlayan en önemli kalemlerden biri haline geldi. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili ve Apartman Site Yöneticileri ve Sakinleri Derneği (ASİYED) Başkanı İbrahim Güllü, artış oranlarının kontrolsüz biçimde yükseldiğini ve birçok ailenin bu nedenle taşınmaya mecbur kaldığını açıkladı. Güllü, özellikle büyük şehirlerde aidatların kira seviyesine yaklaştığını belirterek, “Aidatlara yapılan zamlar bütçeleri zorluyor. Son dönemde aidatlar o kadar yüksek seviyelere ulaştı ki kiralarla yarışır hale geldi. Kira ile yarışan aidat kavramı ortaya çıktı. İstanbul başta olmak üzere birçok kentte lüks sitelerde neredeyse kira fiyatına yaklaşan aidatlar belirlenmekte. Aidatların yüksekliği bütçeleri zorlarken sosyal yapıyı ve tercihleri de doğrudan etkilemekte. TÜİK sadece İstanbul'da 117 bin ailenin yüksek aidatlar nedeniyle daha ekonomik yerlere göç ettiklerini duyurdu. Fahiş aidatların ülke genelinde ise 250 bin ailenin taşınmasına neden olduğu tahmin ediliyor.” dedi.

“Aidatlar Ev Tercihlerinde Belirleyici Hale Geldi”

Yaşanan artışların artık konut seçimlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Güllü, “Kiralarda yaşanan artışlara paralel olarak aidatlarda da artışlar yaşanmakta. İnsanlar ev alırken de kiralarken de artık aidatın da ne kadar olduğunu sormak gereği hissediyorlar. Ev satın almada ya da kiralama da aidatlar belirleyici hale geldi. Satın alma ya da kiralamada aidatların miktarına bakılıyor. Aidatların yüksek olduğu yerlerden daha düşük olan yerlere taşınma eğilimi oluşmaya başladı. Çalışanlara ve emeklilere verilen maaşlardaki artışlar enflasyon oranında olmasına rağmen kira ve aidatların enflasyonun çok üstünde 2-3 kat artması bütçeleri zorladı. Bütçesi zorlanan insanımız da çareyi daha uygun yerlere taşınmaya ya da köye dönmeye başladı. Aidatlarda bir yeknesaklık olmadığı gibi artış oranları da değişkenlik gösteriyor. Artış oranları çoğu yerde enflasyonun üzerinde. 2 yılık dönemde Yüzde 100 ü geçmiş durumda.” ifadelerini kullandı.

“Aidatlar Tahliye ve İcra Sürecine Neden Olabilir”

Aidat yükümlülüklerinin hem kiracıya hem de mal sahibine ait olduğuna dikkat çeken Güllü, “Demirbaş niteliğinde olmayan aidatlardan hem mülk sahibi hem de kiracı sorumlu. Kiracılar kiraları ödemekte zorlanırken aidatların ödenmemesini fırsat bilen ev sahipleri kiracısını tahliye imkanına sahip olabiliyor. Çalışanlar ve asgari ücrete yaklaşık % 30 zam yapılırken aidat artışlarının % 75-100’lere kadar çıkması birçok kişinin aidatını ödeyememesine neden olacak. İlerleyen günlerde aidatlardan kaynaklı icra takiplerinin sayısında büyük artışlar yaşanabilir.”

“Aidatlar Makul Seviyede Belirlenmeli”

Yıllık bütçelerin hazırlanmasında zorunlu olmayan giderlerin kısılması gerektiğini belirten Güllü, “Yıllık bütçe hazırlanırken zorunlu harcama kalemleri dışındaki giderlerden kaçınılmalı, mümkün olduğunca tasarruf ve kısıtlama yapılmalıdır. Kat malikleri mutlaka toplantılara bizzat yada yetkili kıldığı kişi aracılığı ile katılmalı. Toplantılarda belirlenecek yüksek aidatlara karşı itirazlarını yazılı olarak bildirmeli ve toplantı tutanağına itiraz şerh koymalıdır.” dedi.

“Yönetimler Şeffaf ve Denetlenebilir Olmalı”

Aidat şikâyetlerinin temel nedenlerinden birinin site yönetimlerindeki denetim eksikliği olduğunu söyleyen Güllü, bazı yönetimlerin şeffaflıktan uzak şekilde hareket ettiğini ifade etti. Güllü, “Binalarda en çok şikâyet aidatların yüksekliğinden kaynaklıdır. Şikayetlerin artmasının temel nedenlerinden birisi de bazı yönetimlerce şeffaf ve dürüst yönetim hizmetlerinin verilmemesi, yönetimin mafyalaşması ve rant kapısı haline getirmeleri ve denetim kurulunun görevini yapmaması ya da yönetimle birlikte hareket etmesidir” ifadelerini kullandı.

“Profesyonel Yönetim ve Bağımsız Denetim Şart”

Aidatların makul seviyeye inmesi için profesyonel bir yapıya geçilmesi gerektiğini belirten Güllü, “Bu konuda profesyonelleşmek lazım. 50 ve üstü daire sayısı olan apartman veya siteleri yönetim şirketler yönetmek zorunda olmalı. Bu şirketleri de bağımsız denetim şirketleri denetlemeli. Yöneticilerin sicil kaydı oluşturulmalı, sabıkalı ve mafyatik tiplerin yönetim işinde olması engellenmelidir” dedi.

“Şikayetler Devam Edecek”

Yönetici sicil kaydı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Güllü, “Yapılması gereken yönetim işinin ehil insanlara, sertifikalı, sabıkası olmayan, işini düzgün yapan yönetimlere yaptırılması, denetim mekanizmasının ise şirket ve yönetimden ayrı bağımsız firmalar tarafından yapılmasıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yapmak istediği değişiklikle sabıkasız, adli sicili olmayan, hırsızlık yapmayan, kamu malına el uzatmayan kişilerin yönetimde olmasını istediği anlaşılmakta. Ayrıca bakanlık tarafından da yönetimler üzerinde denetimler yapılacak. Ancak bu denetim raporlarının mutlaka kat malikleri ile paylaşılması gerekiyor. Aksi takdirde şikayetler devam edecek ve kamu otoritesi tarafından yapılan denetimlere hesap sorulamayacaktır ki bu kabul edilemez” şeklinde konuştu.

“İşten El Çektirilmelidir”

Denetimden şüphe duyan kat maliklerinin mahkeme yoluyla denetim talep edebilmesi gerektiğini söyleyen Güllü, “Denetim firmasının yaptığı denetime güvenmeyen kat maliklerine yargı yolu yani mahkemece denetim yaptırma imkânı sağlanmalı, mahkeme denetimlerinde usulsüzlük tespit edilmesi halinde yönetici ve denetim kurulu hakkında suç duyurusunda bulunulması sağlanmalıdır. Kat malikinin denetim isteği çok hızlı bir şekilde mahkemece yerine getirilmeli, en geç 3 ay içinde denetim ve yargı süreci sonuçlanmalı ve sonucuna göre usulsüzlük tespit edilmesi halinde yönetim hakkında suç duyurusunda bulunulmalı ve işten el çektirilmelidir” dedi.

“Aidat Artışları Devam Edecek”

Enflasyonla mücadelede başarı sağlanmadığı sürece aidat artışlarının devam edeceğini belirten Güllü, “Enflasyonla mücadelede başarı sağlanamaması ve şeffaf, hesap veren yönetimler işin başında olmadığı takdirde aidat artışları devam edecek, daha çok aidatların yüksekliğinden bahsedeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız