Karara konu olay, 18 Ocak 2021’de Kocaeli’de meydana geldi.
Üç çocuk annesi kadın, bel ağrısı şikayetiyle eşiyle birlikte hastaneye gitti. Hamile olmadığını belirten kadın, uygulanan ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçların ardından evine döndü. Daha sonra banyoda tek başına doğum yaptı. Kadın, doğumdan sonra bebeğin göbek kordonunu kesmek amacıyla bıçak aldığını, bebeğin canlı olduğunu gördüğünü ancak sonrasında yaşananları hatırlamadığını söyledi. Bebek, boyun ve karın bölgesindeki kesici alet yaralanmaları nedeniyle hayatını kaybetti.
İlk Raporda Cezai Ehliyeti Tam Çıktı
Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, kadında cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak bir akıl hastalığı, zeka geriliği ya da ruhsal bozukluğa ilişkin tıbbi bulgu bulunmadığı belirtildi. Kadının cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki raporun ardından Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı nitelikli kasten öldürme suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. İstinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi de kararı onadı.
Yargıtay Yeniden Değerlendirme İstedi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulu ise lohusalık psikozunun ceza sorumluluğuna etkisinin ayrıca araştırılması gerektiğine hükmetti. Kurul, Türk Ceza Kanunu’nun 34’üncü maddesinde lohusalık psikozuna açıkça yer verilmemesine rağmen, maddenin gerekçesinde gebelik sonrasında ortaya çıkan psikozların geçici nedenler kapsamında değerlendirilebileceğine dikkat çekti.

Kurul Kararı Bozdu
Annenin olay sırasında lohusalık psikozunun etkisiyle algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli ölçüde kaybedip kaybetmediğinin yeni bir Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesine karar verildi. Kurul ayrıca annenin tüm tıbbi kayıtlarının incelenmesini, fiziki muayene ve gözleminin yapılmasını, uygulanan ilaçların etkisi, tiroid bozukluğu ihtimali, gebeliğin fark edilmemesi ve ani doğumun psikotik travmaya yol açıp açamayacağı gibi unsurların araştırılmasını istedi. Bu incelemeler yapılmadan verilen mahkumiyet kararını eksik inceleme olarak değerlendiren Kurul, kararı oy çokluğuyla bozdu.
Lohusalık Psikozuna Dair İlk Yüksek Mahkeme Kararı
Ahmet Ömeroğlu, kararın lohusalık psikozu açısından önemine dikkat çekerek, “Bu vakte kadar doğrudan lohusalık psikozuna, sendroma ilişkin bir yüksek mahkeme kararı yok” dedi. Ömeroğlu, önceki raporun genel olarak TCK’nın 32’nci maddesi kapsamında hazırlandığını, Ceza Genel Kurulu’nun ise özellikle 34’üncü madde açısından değerlendirme yapılmasını istediğini belirtti. Lohusalık psikozunun ceza sorumluluğu bakımından ayrıca ele alınması gerektiğini vurgulayan Ömeroğlu, “Bu meselenin ceza ehliyeti bakımından gündemde tutulması gereken çok ciddi bir sorun olduğunu belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.