Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
26°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Ligden Düşen Antalyaspor Seçime Gidiyor! Yeni Başkan Belli Olacak

Ligden Düşen Antalyaspor Seçime Gidiyor! Yeni Başkan Belli Olacak

Süper Lig’e veda eden Antalyaspor’da Başkan Rıza Perçin, 19 Haziran’da mali ve seçimli genel kurul yapılacağını açıklarken, mevcut süreçte başkanlığa aday olmayacağını duyurdu. Antalyaspor A.Ş Başkanı Rıza Perçin, “Yapılacak olan seçimde başkan adayı çıkarsa aday olmayacağım” dedi.

Süper Lig’e veda eden Antalyaspor’da Başkan Rıza Perçin, 19 Haziran’da mali ve seçimli genel kurul yapılacağını açıklarken, mevcut süreçte başkanlığa aday olmayacağını duyurdu. Antalyaspor A.Ş Başkanı Rıza Perçin, “Yapılacak olan seçimde başkan adayı çıkarsa aday olmayacağım” dedi.

KAYNAK: Tayfun Akyatan
Ligden Düşen Antalyaspor Seçime Gidiyor! Yeni Başkan Belli Olacak

Ligden düşen Antalyaspor Kulübü (Dernek) Başkanı Mustafa Ergün ve Antalyaspor Anonim Şirketi (A.Ş.) Başkanı Rıza Perçin Atilla Vehbi Konuk Tesisleri'nde basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Perçin, yönetim kurulunun seçimli genel kurul kararı aldığını açıkladı.

“KOLTUĞA YAPIŞMADIK”

Antalyaspor Başkanı A.Ş. Rıza Perçin, "Öncelikle bu sezon bir film olarak bakarsak, filmin sonu mutsuz son. Bu filmi de yöneten kişi benim, yönetim kurulum. Ben bütün şehirden özür diliyorum. Sorumluluğu da ben ve yönetim kurulu, bütün arkadaşlarımız, kulüp başkanımız, herkes bu şehirden bu duruma düşürdüğü için özür diliyoruz. Bu mağlubiyeti biliyoruz. İçimiz yansa da, sonuç olarak bu filmin, kitabın sonu önemli. Kitabın sonu "The End", mutsuz son. Yani ligden düştük. Ligden düştük bunun çok sebepleri vardı. Biz geldiğimizde kasadaki 1000 TL para vardı. O da 2 saat sonra bir hacze gitmiş. Biz şimdi Pazar günü biz ligden düştüğümüzde emin olun ki burada hiç kimse benim şahsım kadar veya da yönetim kurulu ya da Mustafa Başkan kadar üzülmemiştir. Çok üzülmüştür ama biz üzüntünün dışında bundan sonra hayatımızı etkileyecek bir sorun, bir tabloyla karşılaştık o gün. O gün yaşadığımız üzüntüyü anlık bırakıp gidebilirdik de. Kontağı kapatabilirdik. Ama sabah 9.30'da buraya çekilen, ödenmesi gereken bir ihtar vardı. O da şu anda hangi futbolcumuz, en değerli, şu anda dışarıda transfer ismi konuşulan futbolcumuzun ödemesi vardı. Rakam olarak da 150 bin Euro'nun üzerindeydi. Biz daha üzüntümüzü yaşayamadan, üzüntümüzün üzerine bir üzüntü, bir yorgunlukla sabah bunu halletmeye gittik. İyi, gidebilirdik de o gün Pazar günü. Tamam kırılabilirdik. Ama ne yaptık? Biz bunu Mustafa Başkan'ı aradık, dedik ki tablo böyle böyle böyle, bunu halletmemiz lazım. Hem elimizdeki ileride bizde kalırsa katkı sunacak, en katkı sunan, en göze çarpan futbolcularımızdan bir tanesi hem boşa çıkacak, hem biz bunu ödeyemezsek 3 gün sonra haklı fesih olacak, hem oynamadığı sürelerin ve senenin de sözleşmesinin parasını alacak. Ve de bir hafta sonra başka bir takımla idmana çıkabilecek. Biz önce bunu bir bertaraf ettik. Yani burada para yoktu. Mustafa Başkan sağdan soldan para buldu, bizler bulduk, kulübün sonuç olarak gelirleri belli. Ondan sonra bitmedi, 3 gün sonra başka bir futbolcumuzun ihtarı vardı. Onu ödemek için seferber olduk. Bayramda herkes bir yerdeydi mutlu, ama biz mutsuzduk. Bayramın birinci günü bile buradaydık. İkinci günü bile buradaydık. Bırakıp gidebilirdik de yani bunu o şu anda bahsettiği 6 milyona yakın bir para ödedik. Burada gelir yok. Gidebilirdik de biz zaten geldiğimizde bu 18-21 futbolcunun dışında haklı fesih olayları var. FIFA'nın buna kesinlikle onay vermediği. Yani FIFA bize geçen yıl 6 tane haklı fesih, yani futbolcuya parası ödenmiyor, hem boşa çıkıyor, hem de senenin kontratının parasıyla ödeme yükümlülüğünü bırakıyor. Maaşlar ödenmez. Bak mesela bizde de var şu anda, 3-4 maaş geride gidiyoruz. Dün bir maaş ödedik yabancılara. Şimdi bunları ödemezsen, bu sadece zaten 3 maaş ödemezsin, en fazla sana FIFA der ki bunu öde der. Ama şimdi futbolcu haklı olarak feshettiği zaman FIFA buna kesinlikle göz yummuyor. Geçen yıl olay olmuştu hatta transferimiz tamamen kapanabilir diye, 2 dönem, 3 dönem kapanabilir diye, biz şu anda FIFA'dan sarı kartlıyız. Kırmızı kartı yememek için uğraşıyoruz. Kırmızı kartı yersek 2 dönem, 3 dönem transfer yasağı yaşayabiliriz.  Akabinde puan silme cezaları. Akabinde Adana Demirspor'un yaşadığı durumlar. Biz burada ayakta tutmaya çalışıyoruz. Kimse ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz demiyor. Biz koltuğa yapışmışız. Buyurun arkadaşlar koltuk! Varsa buyursun gelsin hemen kalkalım. Koltuğa yapışmadık" dedi.

“başkan adayı çıkarsa Aday olmayacağım”

Başkan Perçin, “Biz dün yönetim kurulu arkadaşlarıyla sonuç olarak kaç gündür beraberiz, en azından bu süreci de buraya kadar getirdik. En azından verdiğimiz sözü yabancı arkadaşlara ödedik, hafta içi de yerli arkadaşlara da ödeyeceğiz. Artık beklemenin bir anlamı yok. Ayın 19'una yetiştiriyoruz herhalde. Dün itibariyle genel seçimli genel kurul ve mali genel kurulu kararı aldık. 19 Haziran Cuma günü mali ve seçimli genel kurulumuz olacak. Ben şu anda 19'unda genel kurulda aday mısınız diye soracaksınız birazdan. Antalyaspor’u daha ileriye taşıyacak güçlü bir aday veya yönetim oluşumunun ortaya çıkması halinde başkanlığa aday olmayacağım. Herhangi bir aday çıkmaması durumunda Antalyaspor'u bu zorlu süreçte yalnız bırakmayacağım. Sonuç olarak bu ligden düştük. Ama keşke bu kadar yazılıncaya kadar neden düştük, nasıl düştük. Biz sezonu 1 tane penaltı bile kazanmadan bu ligi bitiren 60 yıldır belki böyle bir istatistik yok. Keşke bir tane penaltı bile kullanmayan bir takım olarak bu kadar şey yapsaydık, tweet'ler atsaydık, binlerce hashtag'ler oluştursaydık. Keşke iki tane takım kayyumla yönetildi ve o iki tane takım sonuç olarak kanunda, hukuk olarak ne kadar yüzde 100'ü yeri olmasa da bir şekil bir yeri var. 20 günden fazla aynı ligde mücadele edemezler ibaresi gibi bir ibare var. Onu da tam araştırıyoruz. Ben Gençlerbirliği ve Samsun maçıydı ya da bir hafta sonrasıydı, 12. sıradaydık. Ben görevi bırakıyorum dedim. Lütfen birisi gelsin dedim. O zaman 12. sıradaydık. Moral olarak çok iyiydi. Yani kimse gelmiyor takımın başına" dedi.

“OMUZ OMUZA OLMASI GEREKİYOR”

Perçin, "Ama biz bu gerçekleri bir yıldır söylüyoruz. Bu kulüp maddi olarak zorlanıyor. Bir kampanya yapıyoruz, kampanyada toplanan para 316 bin lira. 100 bin lirasını da bir arkadaşım benim yanımdayken verdi. 100 bin lirası da Fenerbahçe-Galatasaray maçından sonra Galatasaray kulübünün dalga geçer şeklinde gönderdiği 19.05'ler yüzlerce, binlerce. Yani bazen konuşuyoruz da gerçekten hep ben şunun vurgusunu yaptım. Bu camia birleşmeli. Kavga, seçim o bu bu kulübün o zamanı değil. Burası normal bir dernek değil, dernek olsa bu tarz şeyler yaşanabilir. Ama burası maalesef herkesin omuz omuza olması gerektiği, beraber olması gerekiyor" diye konuştu.

“Kasada Sadece Bin Lira Vardı”

Antalyaspor Kulübü Başkanı Mustafa Ergün, "7 Ocak 2025 yılında Antalyaspor Kulübü seçimlerini kazanarak göreve geldik. Göreve geldiğimizde tablonun ne durumda olduğunu biliyorduk. Bir ekip kurup, o dönemki başkanımız Sinan Boztepe yönetimi vardı. Ocak-Şubat aylarında, ben daha önce Anonim Şirkette de yöneticilik yaptığım için sistemi, borçlanmayı, para çevirmeyi, işin içindeydik biliyorduk. Sinan Boztepe başkanımız döneminde işlerin iyi gitmediğinin farkındaydık. Toplantılar yaptık. Sinan Başkanımız ek 2-3 ay süre söyledi. "Başkanım para koyacağız. Toparlayacağız" dedi. Elinden geleni de yaptı. Kötü giden tablodan sonra Sinan Başkan "Ben yapmayacağım başkanım" dedi, istediğimiz parayı koyamadık dedi. Tabi biz bu arada Sinan Başkan döneminde eleştirdik saygı çerçevesinde. Ama olmadı, ben yapmayacağım dedi. İstenilen paraları koyamadı. Biz Sinan Başkan ayrıldıktan sonra haziran ayında tekrar Antalyaspor Kulübü olarak genel kurula gittik. O seçimde de karşımıza bir rakip çıkmadı. Tekrar seçimi yeniledik. Yeni görevi mazbatamızı aldıktan sonra, Sinan Başkan da görevi bıraktı yapmayacağını söyledi. Biz çalışmaya başladık. Yukarı geldiğimizde, tabloyu Rıza Başkan aşağıdan 5 yöneticimizle beraber biz aynı ekibiz zaten. 5 yöneticimize yukarı bir icra kurulu oluşturup hızlıca aksiyon almak için yukarıya gittik. Yukarıya gittiğimizde tabloyu biliyorduk ama biraz daha kötü çıktı tablo. İlk geldiğimizde 15-16 tane dosyamız bulunuyordu. Akabinde onu kapatarak gittikçe 10 gün sonra bir daha geldi, 15 gün sonra bir daha geldi. Bu 21-22'lere ulaştı. Biz 22 dosyayla bu işe girdik, başladık. Acilen 4-5 milyon Euro para koyarak transfer tahtamızı çok hızlı bir şekilde açtık. Sinan Başkan elindeki tüm parayı borçlara, çeklere, futbolculara ödemiş. Onun da büyük uğraşları sayesinde toplanan ciddi bir, daha önce nisan ayında toplanan paraları futbolculara, çeklere dağıtarak bir noktaya getirmiş ama olmamış. Çünkü ekonomik şartlar el vermedi anladığımız kadarıyla. Hesabımızdaki para 1000 TL ile biz bu kulübü devraldık. Mücadele ettik, uğraştık. Benim asli görevim Antalyaspor Kulübü'nü yönetmek, branşlarını yönetmek. Anonim şirketi denetlemek. Onun haricinde biz anonim şirkete gidelim, karışalım, Rıza Başkan bir görev verirse biz yaparız. Evrak işi varsa da yaparız. Bunu Sinan Başkan döneminde de yaptık. Çek gönderdiğinde hemen imzalayıp göndermişizdir. Hiçbir evrakını bekletmemişizdir. Üstümüze düşen görevleri yapmak. Ama işler kötüye gidince doğal olarak herkes her şeyi yazmaya başladı, söylemeye başladı, konuşmaya başladı. Biz Antalyaspor Kulübü olarak bizlere hiç destek olunmadı. İyi giden hiçbir şey yazılmadı. Ama hem bu kulübe hiçbir faydası olmayıp, Antalyaspor'a hiçbir faydası olmayıp, bizlere hakaret edecek insanlarla da artık biz bir şeyler yapmaya başlayacağız. Diyorlar ki "her gün bana istifa et". Ben Antalyaspor Kulübü'nü aldığımda getirdiğim noktayla şimdiki nokta çok çok iyi durumda. Antalyaspor Kulübü'nün bütçesi kısıtlı. Geliri yok. Böyle olmasına rağmen Antalyaspor Kulübü'nün SGK, vergi, hiçbir kuruma borcu yok. Her ayın sonu geldiğinde bir şekilde bağış bulup biz bunları ödüyoruz. Diyeceksiniz ki "futbol için ne yaptınız?" Biz futbol için arka planda kulübün zor şartlardaki işlerini hallediyoruz. Bakın, biz takım düştü, düştükten sonra herkes bize bir dünya hakaret etti" dedi.

“Antalyaspor’u Yönetecek Kimseyi Bulamadık”

Antalyaspor Kulübü Başkanı Mustafa Ergün, Antalyaspor A.Ş.'nin geleceği için birçok isimle görüşme gerçekleştirdiklerini ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Kulübe geçmişte önemli katkılar sunan isimlerle birebir görüştüklerini belirten Ergün," İlk önce bu kulübe katkısı olan Levent Ördek abimiz var, eski AESOB başkanımız çok para harcamış. Gittim ona. Aradım da önce, sonra da gittim. "Başkanım sen bu işi yapacak mısın?" dedim. Dedi ki, "Mustafa Başkanım ben yapmayacağım. Ama dışarıdan her zaman destek olurum, işim gücüm yoğun. Ekonomik şartlar belli. Kulübün durumu belli” dedi. Rıza başkanıma söyledim. Cem Koç başkanımız da eski yöneticimiz. Onun da çok emeği var. "Başkanım Cem abiyi arayalım" dedim. Cem Koç ise Başkanımıza "Ben sana her türlü desteğim, hakkaniyetle yaptığına inanıyorum. Ben şu an öyle bir şey düşünmüyorum ama her zaman yanındayım" diye kendini telkin oldu. Antalya sevdalısı Tolga Cömertoğlu'dur. Tolga abi çok emeği vardır. Çok para harcamıştır. Aradım Tolga abiyi. “Tolga abi Rıza abi gerçekten hem manevi hem sağlık açısından çok yıprandı, yapmak istemiyor. Gel abi bu işi beraber yapalım, koşalım. Tolga abi gel sana derneğe de vereceğim dedim” Çünkü Tolga abi ciddi anlamda para harcıyor. Bizim öyle bir bütçemiz yok. Şahsi de bir bütçem yok Tolga abi gibi. Dedi ki, "Kardeşim" dedi, "Ben öyle bir şey düşünmüyorum. Ben bugüne kadar hep Antalyaspor'a dışarıdan destek verdim. Ben gerçek bir Antalyasporluyum, gerçek bir taraftarım. Destek olacağım" dedi. Onun haricinde başkanımızla, isimlerini vermek istemiyoruz, en az 8-10 tane Antalya'nın ileri gelen iş adamının ofisine bizzat gittik. Dedik ki gelin yapalım, destek olalım. Hiç kimse kabul etmiyor. Sadece 3-4 tane trol hesabı açıklama yapıyor bana bize, "İstifa edin, istifa edin". Kardeşim kulüp için de söylüyorum, A.Ş. için de. Zaten başkanım yapmak istemiyor kararı da aldı, borçlanma yetkili aldırdım. Varsa ekibi olan, biz kaçıp gidecek insanlar değiliz. Biz bu takımı düşürdüysek Allah'ın izniyle çıkartacağız da. Onun orada gelecek olan arkadaşın da. Haziran da bir dernek seçimi oldu. O zaman niye aday olmadı kimse?" diye konuştu.

“HAFRİYAT GELİRLERİNE İLİŞKİN HER ŞEY ORTADA”

Hafriyat gelirlerine ilişkinde açıklamalar yapan, “Hafriyat ödemeleri 2024 yılının sonunda bitmiş. Bunun ilk 4 döneminde toplanan paralar, yıllık ortalama 2 milyon civarında para toplanmış. 2020 yılında 8 milyon toplanmış, 21'de 7 milyon toplanmış. Sonra bir arada boşluk oluşmuş herhalde geçişlerden dolayı, çok da biz bilmiyoruz bu süreçleri mahkemede falan olduğu için de 4 milyon toplanmış. Sonra Aziz Çetin dönemine geldiğinde toplamda 45 milyon para toplanmış. Hepsini devlete de, emniyete de teslim ettim. Bu paraların hepsi de gelir gelmez, Antalyaspor A.Ş.'ye aktarılmış. Burada dedikleri gibi milyarlar, milyonlar toplanmamış. İşleyişin nasıl olduğunu da bilmiyoruz. Yazmışlar ‘Hafriyatın hesabını ver Mustafa Ergün’ yazmış. Ya neyin hesabını vereceğim, ben hafriyatçı mıyım? Her şey ortada, paralar ortada. Gel incele. Kulübün üyesi olan herkes, sabah müsaitse benim talimatım vardır, herkes bilir, üyeler bilir. Gelip hesaplarımıza bakabilir. Varsa eksik düzeltsinler, söylesinler” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız