Özelleştirme döneminde vadedilen "ucuz fiyat ve rekabet" söylemlerinin yerini tekelleşme ve yüksek maliyetlere bıraktığını ifade eden Nail Kamacı, dev bir kamu kuruluşunun nasıl finansal bir darboğaza sokulduğunu çarpıcı verilerle açıkladı. Borçsuz devralınan kurumun içine düşürüldüğü tablo, stratejik altyapı güvenliği açısından görenleri korkuttu.
"24 OCAK KARARLARIYLA BAŞLAYAN İŞ BİRLİĞİ"
Nail Kamacı, Türkiye'deki özelleştirme sürecinin tarihsel arka planına değinerek söze başladı: "24 Ocak kararlarıyla o günden bugüne Türkiye’de devlete ait ne varsa satılması konusunda el birliğiyle iş birliği yaptılar. Maalesef iş birliği yapanlar sandıktan da birinci parti olarak çıktı, maalesef destek aldılar. Bu anlamda Cumhuriyet’in kazanımları yaklaşık 45 yıldan beri bütün Türkiye’ye, özellikle sermayeye ve uluslararası şirketlere açıldı. Bu anlamda devletin elinde herhangi bir şey kalmadı. Bunlardan bir tanesi de Telekom. 2004 yılında Telekom özelleştirmeye açıldı."
"FİYATLAR DÜŞECEK DEDİLER, TEKELLEŞME GELDİ"
Özelleştirme dönemindeki vaatlerin boşa çıktığını belirten Kamacı, "O dönemlerde diyorlar ki; 'Hiç merak etmeyin, özelleştirme olursa fiyatlar düşecek. Çünkü rekabet olacak, fiyatlar düşecek' diye söylüyorlardı. E özelleştirme oldu; ne yaptılar? Yine tekelleşme oldu, fiyatlar tek elden yükseltilmeye devam etti. Yani ucuzlama falan görmedi bu vatandaş. Vatandaşın geliri azaldı ama ödemeler çoğaldı" dedi.
Türk Telekom'da Milyarlık Zarar İddiası! CHP Antalya Basın Açıklaması Yapacak
CHP Antalya'dan TRT Önünde Protesto: 'TRT 86 Milyon Yurttaşındır'
HARİRİ AİLESİ VE FİNANSAL ÇÖKÜŞÜN HİKAYESİ
Kamacı, Türk Telekom’un özelleştirme sürecindeki finansal kaybı şu rakamlarla özetledi: "Şimdi Telekom’un özelleştirme hikayesine şöyle bir bakalım. Türk Telekom’un %55’i Suudi bağlantılı Lübnanlı Hariri ailesine satıldığında borcu yoktu. Kasasında 2 milyar dolar vardı. 2005-2015 yılları arasında 14 milyar dolar net kâr elde etti. 2016’ya dek 12.6 milyar dolar temettü ödendi. Hariri’nin Oger şirketi bunun 7 milyar dolarını aldı. Bunlar bizim paramız; emeklinin, işçinin, memurun parası. Aynı zamanda Oger, Türk Telekom’u borçlandırmaya başladı. Satılırken borçsuz olan şirket, 2016 itibarıyla 3,5 milyar dolar borca batırıldı. Üstelik bu borçlar dövize bağlı ve değişken faizliydi."
Şirketin içinin boşaltıldığını savunan Kamacı, "Bu arada Hariri’nin Oger şirketi özelleştirme parasını da ödemedi. Sadece ilk 1 milyar 400 milyon lirasını ödedi, sonraki 600 milyonluk iki taksiti 2013’te ödedi. Yani 7 milyar temettüyü ve kasadaki 2 milyar doları kasasına koydu ama Türkiye Cumhuriyeti’ne özelleştirme parasını ödemedi. Yani Oger, Telekom'un çoğunluk hissesini satın aldı, satın alma parasını ödemedi. Üstelik şirketin içini boşalttı" ifadelerini kullandı.
"ZARARA GİRMESİ İSTENDİ"
Sürecin kasten bu noktaya getirildiğini iddia eden Kamacı, "O dönemlerde el konulmuş olsaydı Türkiye bu kadar zarara girmeyecekti. Ama özellikle beklenildi ve zarara girmesi istendi. Hariri’nin mali durumu bilinmesine rağmen Telekom’un içine sokulduğu borçlar ve Türkiye piyasalarındaki gerileme nedeniyle şirketin kârlılığı ve piyasa değeri devamlı aşağı doğru gitti. O yüzden Telekom maalesef daha sonra bankaların borçları yüzünden TMSF tarafından, yani sizin paranız tarafından el konuldu. Olayın özü bu" dedi.
10 KRİTİK İLDE TAŞERONLAŞMA VE GÜVENLİK RİSKİ
Yeni nesil taşeronlaşma tehlikesine dikkat çeken Başkan Kamacı, "Şimdi Antalya, Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Ankara, İzmir ve Muğla illerinde 1 Şubat 2026’dan itibaren taşeron firmaların saha çalışmalarının taşeron firmalara devredilmesi kararı alındı. Yani bu ne demektir? Daha önce Telekom’un yaptığı internet hizmetleri, arıza hizmetleri taşeron firmalara devredilecek. Bu, 2000 tane teknik personelin 1300 tanesinin görevinin elinden alınmasına neden olacaktır. Çünkü genelde sermaye grubu önce çalışandan kâr etmek ister. Burada da aynısını yapmaya çalışıyorlar" uyarısında bulundu.
Bu kararın doğuracağı sonuçları ise şöyle sıraladı:
"Afet ve kriz gibi anlarda merkezi ve hızlı müdahale yeteneği kaybolacaktır."
"Vatandaş bilgileri ve stratejik kurumların altyapı detayları, hassas veriler üçüncü şahısların eline geçecektir."
"Hizmet kalitesi düşecektir; çünkü özelleştirilen her yerde hizmet kalitesi düşmüştür."
"İnsan kaynağı ve istihdam azalacaktır."
FATURALARA YANSIYACAK BÜYÜK ZARAR
Ekonomik tabloyu netleştiren Kamacı, "Şimdi bu bahsettiğimiz şehirlerdeki abone sayısı 6 milyon 300 bin. Türk Telekom’un doğacak zararı 6 milyar 426 bin. Zaten Türk Telekom kârlı bir kuruluş. Bunun saha çalışmalarını, altyapı hizmetlerini özelleştirmenin ne alemi var? Sizleri huzur mu sıktı?" diye sordu.
Maliyet artışına değinen Kamacı, "Türk Telekom’un %60’ı Türkiye Varlık Fonu’na, %25’i Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait, %15’i de borsaya açık bir kurum. Türk Telekom’un şu anda abone başına maliyeti 75 Türk lirası. Ancak söz konusu taşeronlaşma olduğu zaman maliyet aylık olarak 160 liraya çıkacaktır. Bunu takdirlerinize sunuyorum. Kabul ediyor musunuz arkadaşlar?" dedi.
"SOYGUN DÜZENİNE DUR DEME ZAMANI"
Kamacı konuşmasını sert bir dille tamamladı: "Bundan böyle Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri özelleştirme ile ilgili konularda açık tavrını koyacaktır. Özelleştirme bu ülkenin hazinelerini uluslararası sermayeye peşkeş çekmektir. Dün yine İstanbul’da İl Başkanımız Boğaz’da yürümek istedi, köprüden geçmek istedi, izin vermediler. Orada da özelleştirme yapılıyor. Türkiye 45 yıldan beri soyuluyor. Artık bu soygun düzenine dur demenin zamanı gelmiştir!"
Mücadele çağrısı yapan Kamacı, "Bu sadece buraya katılanları ilgilendirmiyor, milyonları ilgilendiriyor. Buradan sesleniyorum; buraya katılan arkadaşlara teşekkür ederim. Ama evinde oturanı da ilgilendiriyor, emekliyi de ilgilendiriyor, memuru da ilgilendiriyor, çiftçiyi de ilgilendiriyor. Katılın saflarımıza güçlenelim ve ilk seçimde bu iktidarı devirelim. Saygılarımla" diyerek sözlerini noktaladı.