TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, giderek derinleşen iklim krizi, doğal kaynakların tükenmesi ve çarpık kentleşmenin yarattığı çevresel tahribata karşı bilimsel bir çıkış yolu aramak üzere önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Uzun bir aranın ardından yeniden hayata geçirilen "5. Uluslararası Ekolojik Mimarlık ve Planlama Sempozyumu", 2-4 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek.
Hedef COP31 Öncesi Ulusal Politikalara Yön Vermek
"Eko-Bütünlük: COP31'e Doğru – İklim, Miras ve Toplulukların Geleceği" ana temasıyla düzenlenen sempozyum; akademisyenleri, araştırmacıları, yerel yönetimleri ve kamu temsilcilerini ortak bir bilimsel zeminde buluşturmayı hedefliyor. Küresel iklim politikalarının şekilleneceği COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde toplanacak olan zirvede üretilecek bilgi ve disiplinler arası iş birliklerinin, Türkiye'nin iklim politikalarına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ciddi katkılar sunması bekleniyor.
Akdeniz Havzası "İklim Laboratuvarı" Olarak Masaya Yatırılacak
Sempozyumda, iklim krizinin yıkıcı etkilerini en derinden hisseden kıyı kentlerine ve özellikle Akdeniz havzasına özel bir parantez açılıyor. Akdeniz'in zengin doğal ve kültürel mirasıyla dünyanın geleceğine dair soruların sorulabileceği bir laboratuvar niteliği taşıdığı belirtilirken; bölgedeki turizm baskısı, su kaynaklarının yönetimi, orman yangınları, kıyıların korunması ve tarımsal dönüşüm gibi yakıcı gündem maddeleri detaylıca tartışılacak. Ayrıca "Akdeniz'de İklim Krizi ve Kıyı Kentlerinin Geleceği" başlığı altında doğa temelli çözümler ve ekosistem dayanıklılığı aranacak.
Yapay Zekâ ve Mimarlıkta Dönüşüm
Zirvede mimarlığın yalnızca bir "yapı üretimi" olmanın ötesine geçerek; düşük karbon salınımlı, dirençli ve doğal sistemlerle uyumlu yaşam çevreleri oluşturma sorumluluğu vurgulanacak. Geleneksel yaklaşımların yanı sıra, son yıllarda tasarım disiplinlerinde devrim yaratan teknolojik gelişmeler de sempozyumun ana tartışma konuları arasında bulunuyor. Üretken yapay zekâ, dijital ikiz teknolojileri, parametrik tasarım ve veri odaklı akıllı şehir uygulamalarının iklim dirençli kentlerin kurulmasındaki rolü uluslararası uzmanların katılımıyla değerlendirilecek.
İklim Adaleti ve Kırılgan Gruplar Unutulmadı
"İklim, Miras ve Topluluklar" ekseninde şekillenen etkinlik, ekolojik krizin yarattığı toplumsal eşitsizliklere de mercek tutacak. İklim krizinden eşit ölçüde etkilenmeyen; çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve göçmenler gibi kırılgan grupların durumu "İklim Adaleti ve Yaşam Hakkı" oturumlarında ele alınacak. Ekolojik dönüşümün yalnızca teknik çözümlerle değil; toplumsal adalet, katılımcılık ve dayanışma ilkeleriyle başarıya ulaşabileceği vurgulanırken, kültürel mirasın ve geleneksel yapı kültürlerinin iklim krizine uyum konusunda sunduğu yerel bilginin korunması gerektiğine de dikkat çekilecek