Kepez Belediyesi'nde, uzun süredir kamuoyunu meşgul eden ve tartışmalara neden olan Dokuma İkinci Etap Projesi 24 Temmuz Basın Bayramı toplantısında konuşuldu. Toplantıda projenin gerekçeleri, izlenecek yöntemler, taslak fikirler ve yasal sınırlandırmalar tüm detaylarıyla ele alındı. Alandaki emsal oranları ve bodrum katları hesaba katıldığında, normal şartlarda yaklaşık 600 bin metrekarelik devasa bir ticaret inşaat alanı hakkı doğduğu, bunun ise altyapıyı ve üst yapıyı tamamen bitireceği ifade edildi. Kapitalist bir gözle yaklaşıldığında bu kadar inşaatın yapılabileceği ancak bunu engellemek için ihale şartnamesine yüzde 40 sınırı konulacağı açıklandı. Bu sayede inşaat alanı 200 bin - 240 bin metrekare seviyelerine çekilerek yoğunluk azaltılacak. Alan içerisindeki Bilim Merkezi gibi geçmiş dönemde yapılan iyi yatırımlara teşekkür edilerek devlette devamlılığın esas olduğu vurgulandı. Projeyi yürütmenin siyasi riskler barındırdığı ancak şehrin geleceği için sorumluluk almaktan kaçınmadıkları ifade edildi.
"GELİRİ BİRİ ALACAKSA BELEDİYE ALSIN"
Başkan Mesut Kocagöz, meslek odaları, STK'lar ve tüm kent paydaşlarına danışarak projenin oluşturulacağını ifade ederek,
"Birinci prensibimiz; kamuoyunun takdir edebileceği bir proje olsun, asla 'ben yaptım oldu' olmasın. Sadece meclisteki parti oranlarına göre değil; her partiden birer teknik temsilci, STK'lar, iş adamları, İl Koordinasyon Kurulu ve Kent Konseyi ile bir komisyon kurduk. Tam anlamıyla ortak akıl oluşturmak istiyoruz. Halkımızla yüz yüze anketler de yaptırdık. Burada bir gelir var. Birileri alacaksa bunu belediye alsın, halkımız ve devletimiz alsın. Bir zümreye, bir kişiye gitmesin. Açık ve şeffaf bir ihale yapacağız. Alan 253 dönüm, imkanımız olsa belediye olarak her şeyi biz yapardık ama öyle bir imkan yok. Yatırımın sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için yatırımcının para kazanması lazım. Yatırımcıya neden ihtiyacımız var? Çünkü devletle yapacağız. Yatırımcının para kazanacağı, ama kamuya da faydalı olacağı sınırları beraber belirleyeceğiz. Ankapark gibi batık yatırımlara dönmemesi için bunu yapmak zorundayız"
dedi.

"ŞARTNAMEYE EMSALİ KOYACAĞIZ"
Başkan Kocagöz,
"Alınan bazı tepkilerde 'Dokuma alanına dokunma' diye laflar ediliyor. Dokunma parkı burası değil arkadaşlar. Burası Dokuma Fabrikası, burada da derin yatırımlar vardır. Geçmiş dönemden bahsettim; Bilim Merkezi gibi iyi yapılan şeylere teşekkür ederim, devlette devamlılık esastır. Geçmişte bazı şanssızlıklar yaşandı çünkü kurallarda 'ihalesiz' dendi. Biz ise ilk önce ortak aklı oluşturacağız, sonra da asınımızın ve komisyonumuzun huzurunda açık ve şeffaf bir şekilde ihale edeceğiz. Şimdi burada emsal 1.1. 1.70 ile çarptığınızda 1.87 yapıyor. Bodrum katlarını koyduğunuzda ticaret inşaat alanı (TİCK) 600 bin metrekare yapıyor! Arkadaşlar duyuyor musunuz? Bu alanda 600 bin metrekare inşaat olduğunda altından kalkamayız, altyapı biter üst yapı biter! Sıradan, kapitalist gözüyle bakan biri için bu inşaat alanı yasal hakkıdır, kimse karşı çıkamaz. Ama ben diyorum ki; biz şartnameye koyalım, %40'ı geçmesin! Yani 600.000 metrekare yapacağına, en fazla 200 bin - 240 bin metrekare yapabilsin, belki daha az. İşte o zaman proje konuşulur"
diye konuştu.

"TURİZMDEN PAY ALMIYORUZ"
Başkan Kocagöz,
"Sadece fikir olsun diye birkaç şey attık. Antalya'nın merkezindeki Cumhuriyet Meydanı 6.900 metrekare. 27 milyon misafir ağırlayan Antalya'ya böyle bir kent meydanı yakışıyor mu? Hayır. Dokuma alanında en az 20.000 metrekarelik, 60-70 bin kişinin toplanabileceği bir kent meydanı yapalım dedik. İkincisi, Kepez'in turizmden aldığı pay sıfırdır. Kepez'e de bir outlet merkezi yakışır. Turistler buraya turlarla gelebilir. Bu benim fikrim, başka bir şey olur, 'olmasın' deyin. Yanına da bir tane 5 yıldızlı otel yakışır. Galerilerin apartman altlarında olması yasaklandı ama yer göstermeniz lazım. Karşı tarafta oto tamircilerinde adım atacak yer yok. O yüzden dedik ki kendi elektriğini üreten lüks bir 'Oto Center' olsun. Ama derseniz ki 'Oto Center değil, başka bir şey olsun', o da olsun"
dedi.

GEÇMİŞTE NELER YAŞANDI?
2005 yılında dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi’nde olan Kepez Belediyesi tarafından devralındıktan sonra 280 dönümlük üst kullanım hakkının 49 yıllığına TürkMall firmasına verilmesiyle büyük bir toplumsal direnişin merkezine yerleşen Dokuma arazisi, o dönem sivil toplumun ve meslek odalarının açtığı davalarla beton yığınına dönüşmekten kurtarılmıştı. Ancak aradan geçen 21 yılın ardından, dönemin Adalet ve Kalkınma Partili yönetimi tarafından projeye destek veren isimlerin bugün CHP çatısı altındaki hamleleri "Dokuma’ya Dokun" sloganıyla yeniden sahneye koyması dikkat çekiyor.
Dönemin Adalet ve Kalkınma Partili Belediye Başkanı Erdal Öner’in yardımcısı sıfatıyla projeyi savunan Mesut Kocagöz’ün, CHP’den belediye başkanı seçildikten sonra geçmişteki çekirdek ekibi yeniden bir araya getirmesi ve direnişin simge isimlerini dahi çeşitli idari pozisyonlarla bu yapıya entegre etmesi gündeme gelirken, Kent Konseyi, STK ve meslek odalarıyla yürütülen proje fikri merak konusu.
