Akdeniz Gerçek | Antalya | Kaleiçi'ne Kruvaziyer Projesi Tartışma Yarattı: Tarihi Miras Risk Altında mı?

Kaleiçi'ne Kruvaziyer Projesi Tartışma Yarattı: Tarihi Miras Risk Altında mı?

Antalya'da Kaleiçi Yat Limanı'nın kruvaziyer gemilerine açılması için teknik inceleme başlatıldı ancak sit alanı statüsündeki tarihi limana yönelik olası proje, kültürel mirasın korunması ve teknik yeterlilik açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirirken Akdeniz Gerçek’e konuşan Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin: “Kaleiçi yeterli altyapıya sahip değil” dedi.

Antalya'da Kaleiçi Yat Limanı'nın kruvaziyer gemilerine açılması için teknik inceleme başlatıldı ancak sit alanı statüsündeki tarihi limana yönelik olası proje, kültürel mirasın korunması ve teknik yeterlilik açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirirken Akdeniz Gerçek’e konuşan Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin: “Kaleiçi yeterli altyapıya sahip değil” dedi.

Kaleiçi'ne Kruvaziyer Projesi Tartışma Yarattı: Tarihi Miras Risk Altında mı?
KAYNAK: Doğa Arı

Antalya'da büyük kruvaziyer gemilerinin yanaşabileceği yeni bir alan oluşturulmasına yönelik çalışmalar yeniden gündeme gelirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 6'ncı Bölge Müdürlüğü'nün Kaleiçi Yat Limanı'nda teknik inceleme başlatmasıyla birlikte, Antalya'nın simge değerlerinden biri olan tarihi limanın geleceği yeniden tartışılmaya başlandı. Ancak söz konusu çalışma, daha proje aşamasına gelmeden kamuoyunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Çünkü Kaleiçi yalnızca bir yat limanı değil; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan, 3. derece arkeolojik sit alanı olarak koruma altında bulunan Antalya'nın önemli kültürel miras alanlarından biri. Bu kapsamda projeyi teknik yönüyle değerlendiren Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin Akdeniz Gerçek’e konuştu.

Bakanlık Teknik İnceleme Başlattı

Antalya Limanı'nda yük gemileri ile kruvaziyer gemilerinin aynı rıhtımı kullanması nedeniyle yaşanan yoğunluk, son olarak 335 metre uzunluğundaki Aroya isimli kruvaziyer gemisinin Serbest Bölge rıhtımına yanaşmak zorunda kalmasıyla yeniden gündeme geldi. Bu gelişmenin ardından ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk ile Antalya Forum-X Platformu'nun desteklediği öneri doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde girişimler hız kazandı. Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, yapılan görüşmeler sonucunda Demre ve Kaleiçi olmak üzere iki farklı bölgede teknik inceleme kararı alındığını açıklarken, çalışmalar kapsamında "Kaleiçi Yat Limanı Rehabilitasyon Projesi" içerisinde ek rıhtım ya da yeni bir yanaşma platformunun mümkün olup olmayacağının araştırıldığını belirtti. Ünlü, projenin hayata geçirilebilmesi için teknik raporların yanı sıra tüm yasal izin süreçlerinin de tamamlanması gerektiğini vurguladı. Konuya ilişkin Akdeniz Gerçek'e özel değerlendirmelerde bulunan Deniz Ticaret Odası (DTO)Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin, mevcut limanın büyük kruvaziyer gemilerini ağırlamasının teknik olarak mümkün olmadığını söyledi.

"Mevcut Haliyle Kaleiçi Limanı Kruvaziyer Gemilerine Uygun Değil"

 Planlanan yatırımın ancak tamamen yeni bir yanaşma alanı oluşturulmasıyla mümkün olabileceğini belirten Çetin:

“Kaleiçi Limanı'na kruvaziyer gemilerinin yanaştırılması yönündeki tartışmaları bir denizci olarak dikkatle takip ediyorum. Ancak mevcut haliyle Kaleiçi Limanı'nın kruvaziyer gemilerine uygun olmadığını net şekilde söyleyebilirim. Eğer limanın içerisine yeni bir kruvaziyer yanaşma alanı yapılması planlanıyorsa, bunun yaklaşık 300-350 metre uzunluğundaki gemilere hizmet verebilecek kapasitede olması gerekir. Şu an böyle bir altyapı bulunmuyor. Ayrıca söz konusu bölge sit alanı içerisinde yer alıyor. Gerekli izinler alınır ve uygun bir proje hazırlanırsa değerlendirilebilir."

"Asıl Sorun Sadece Liman Değil, Lojistik"

Asıl sorunun yalnızca geminin yanaşacağı rıhtım değil, binlerce yolcunun oluşturacağı ulaşım ve lojistik yükü olduğunu belirten Çetin:

 "Eğer proje hayata geçirilirse kruvaziyer gemileriyle birlikte kumanya tedariki, yolcu transferleri, otobüs ve taksi organizasyonları gibi çok büyük bir lojistik süreç de başlayacaktır. Geçtiğimiz günlerde 335 metrelik bir kruvaziyer gemisini karşıladık. Yeni kruvaziyer terminalindeki geniş alana rağmen otobüsler, taksiler ve resmi araçlar bile yoğunluk yaşadı. Aynı yoğunluğun Kaleiçi gibi dar bir alanda nasıl yönetileceği ciddi bir soru işareti" dedi.

"50 Otobüs Nereye Girecek?"

Ahmet Çetin, Kaleiçi'nin tarihi yollarına ve sokaklarına uygun bir yolcu taşımacılığının gerçekleşmeyeceğini belirterek: 

"Kaleiçi'nde bu kadar büyük yolcu ve araç trafiğini kaldırabilecek alan bulunmuyor. Bin 500 ila 2 bin yolcu taşıyan bir kruvaziyer gemisi geldiğinde yaklaşık 50 otobüsün bölgeye giriş yapması gerekebilir. Bu araçları nereye park edeceğiz? Yolcuları nasıl transfer edeceğiz? Mevcut yollar ve virajlar bu yoğunluğu kaldırabilecek durumda değil."

"Tarihi Doku Zarar Görmemeli"

Kaleiçi Yat Limanı'nın mevcut yapısıyla kruvaziyer gemilerine uygun olmadığını belirterek, tarihi dokunun korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi. Çetin, olası bir yatırımın ancak kapsamlı altyapı ve ulaşım planlamasıyla hayata geçirilebileceğini ifade eden Çetİn:

"Ben bir denizci olarak, tarihi dokunun zarar görmesi pahasına böyle bir yatırım yapılmasını doğru bulmuyorum. Yolcuların gümrük işlemleri, kumanya tedariki ve şehir içi transferleri de ciddi planlama gerektiriyor. Kruvaziyer yolcuları genellikle tarihi alanları gezmek istiyor. Ancak Kaleiçi'nin mevcut yol yapısı ve trafik düzeni bu yoğunluğu karşılayabilecek kapasitede değil. Proje doğru şekilde uygulanabilirse kruvaziyer turizminin şehir ekonomisine katkısı elbette olacaktır. Yolcular yürüyerek Kaleiçi'ni gezebilir ve esnafa hareketlilik sağlayabilir. Ancak bunun için çok kapsamlı bir yatırım gerekiyor. Mevcut haliyle liman kruvaziyer gemilerine uygun değil" dedi

"Önce Proje Ortaya Çıkmalı"

Proje konusunda değerlendirme yapabilmek için somut bir planın ortaya çıkması gerektiğini belirterek Kaleiçi'nin mevcut ulaşım altyapısının yetersiz olduğuna dikkat çeken Çetin, olası bir kruvaziyer projesinde yol ve ulaşım düzenlemelerinin de kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi:

"Eğer proje hazırlanacaksa yolların genişletilmesi de mutlaka düşünülmeli. İki otobüsün aynı anda Kaleiçi'nin girişindeki virajlardan geçmesi bile bugün mümkün görünmüyor. Bu nedenle çok kapsamlı bir ulaşım ve altyapı yatırımı gerekiyor. Deniz Ticaret Odası olarak şu aşamada projeye destek verip vermeyeceğimiz konusunda net bir şey söylememiz mümkün değil. Çünkü henüz ortada incelenebilecek somut bir proje bulunmuyor biz de ancak bu proje ortaya çıktıktan sonra teknik açıdan inceleyerek, uygun olması halinde desteğimizi açıklayabiliriz."

Lara'dan Kaleiçi'ne Uzanan Kruvaziyer Tartışmasında Tarih Tekerrür Mü Ediyor?

Antalya'da kruvaziyer limanı arayışı yeni değil. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Menderes Türel de kente uluslararası standartlarda bir Kruvaziyer ve Yat Limanı Kompleksi kazandırmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Lara Birlik Plajı'nda yaklaşık 300 dönümlük alanda planlanan proje için Büyükşehir Belediye Meclisi'nin onayı alınırken, Yüksek Planlama Kurulu süreci tamamlanmış ve yatırımın ihale aşamasına geldiği duyurulmuştu. Türel, Lara'nın havaalanına, şehir merkezine, Belek ve Kundu turizm bölgelerine yakınlığı nedeniyle en uygun lokasyon olduğunu belirterek Antalya'nın Akdeniz kruvaziyer turizminin önemli merkezlerinden biri olacağını ifade etmişti.  Projede kruvaziyer limanının yanı sıra yat limanı ve turizm tesisleri de yer alırken, limanın havaalanına yalnızca 10 dakika mesafede olması en önemli avantajlardan biri olarak gösteriliyordu.

Ancak kamuoyuna "ihaleye hazır" olarak duyurulan proje tarihi Kaleiçi’nin kentsel ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunması, limanın fiziksel kapasitesinin büyük kruvaziyer gemileri için yeterli görülmemesi ve koruma ilkelerine ilişkin hassasiyetler nedeniyle proje uygulama aşamasına geçirilemedi. Süreçte yalnızca teknik ve idari değerlendirmeler değil, hukuki itirazlar da etkili oldu. Geçmiş yıllarda Kaleiçi Yat Limanı ve çevresine ilişkin imar planı değişiklikleri ile koruma kararlarının bir bölümü, başta meslek odaları olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından yargıya taşındı. Açılan davalarda, sit alanındaki düzenlemelerin koruma mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu yönünde iddialar gündeme getirildi. Ancak bu davalar doğrudan “kruvaziyer projesinin iptali”ne ilişkin davalar olmayıp, liman ve çevresine yönelik planlama ve koruma kararlarını kapsayan hukuki süreçler olarak kayıtlara geçti. Proje ise hiçbir zaman hayata geçirilemedi.

Aradan geçen yılların ardından Antalya'nın kruvaziyer limanı arayışı bu kez Lara yerine, tarihi Kaleiçi Yat Limanı üzerinden yeniden gündeme geldi.

Kaleiçi Neden Bu Kadar Hassas Bir Bölge?

Kaleiçi'nin 3. derece arkeolojik sit alanı olması nedeniyle bölgede yapılacak her türlü müdahale Koruma Bölge Kurulu'nun onayına tabi bulunuyor. Bu kapsamda Kaleiçi'nin tarihi sit alanı statüsü nedeniyle bölgede yapılacak her türlü proje sıkı koruma kurallarına tabi tutuluyor. Bu kapsamda tarihi dokunun korunması zorunlu olurken, yeni yapılaşmaya da yalnızca belirlenen kurallar çerçevesinde izin veriliyor. Deniz doldurma ya da rıhtım uzatma gibi müdahaleler ise doğrudan gerçekleştirilemiyor. Böyle bir proje için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Koruma Bölge Kurulu'nun onayının alınması gerekiyor. Ayrıca gerekli görülmesi halinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci de işletiliyor. Projenin arkeolojik ve doğal değerlere zarar vermeyeceğinin bilimsel raporlarla ortaya konulması da zorunlu tutuluyor.

Tarihi Miras mı, Yeni Bir Liman mı?

Kaleiçi Yat Limanı'nda başlatılan teknik inceleme, şu aşamada herhangi bir yatırım kararı anlamına gelmiyor. Süreç, Antalya'da uzun süredir gündemde olan kruvaziyer limanı ihtiyacının Kaleiçi üzerinden değerlendirilmesine yönelik teknik çalışmaları kapsıyor.

Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin'in açıklamalarına göre, mevcut haliyle yaklaşık 300 metrelik kruvaziyer gemilerinin limana yanaşabileceği uygun bir alan bulunmuyor. Olası bir projenin hayata geçirilebilmesi için yeni rıhtım düzenlemelerinin yanı sıra ulaşım, çevre, arkeoloji ve koruma mevzuatı kapsamında gerekli planlama ve izin süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında hazırlanacak proje, ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız