Akdeniz Gerçek | Antalya | “Gelip alacaksanız uymayayım" diyen gazeteci Ali Taş gözaltına alındı

“Gelip alacaksanız uymayayım" diyen gazeteci Ali Taş gözaltına alındı

Antalya basınından Ali Taş, dün gözaltına alınan Alican Uludağ’a destek verdiği x paylaşımının ardından gözaltına alındı.

Antalya basınından Ali Taş, dün gözaltına alınan Alican Uludağ’a destek verdiği x paylaşımının ardından gözaltına alındı.

“Gelip alacaksanız uymayayım" diyen gazeteci Ali Taş gözaltına alındı
KAYNAK: Arda KIR

Kısa süre önce tutuklanan ve serbest bırakılan Gazeteci Alican Uludağ dün yeniden gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Gazeteci Alican Uludağ’a destek amaçlı x hesabından yaptığı paylaşım sonrası Antalya basınının tanınan isimlerinden olan Gazeteci Ali Taş gözaltına alındı.  Gazeteci Ali Taş, yaptığı x paylaşımında, “Alican Uludağ'ın yaptığı paylaşımı ben de alıntılayarak aşağıdaki paylaşımı yaptım. Bana gelip alacaksanız, uyumayayım ki boş yere uykum bölünmesin” ifadelerine yer verdi. 

ALİCAN ULUDAĞ'IN PAYLAŞIMI SORUŞTURMA KONUSU OLDU

Alican Uludağ’ın, 

“Türkiye'de artık yeni bir yargı düzeni oluşturuldu. Sabah kişilere yeni operasyon yapıldığında, o kişi daha emniyet yolundayken aleyhinde hazırlanan bilgi notları aynı merkez tarafından yandaş gazetecilere servis ediliyor. Yetmiyor, polis kamerasıyla çekilen gözaltı anları dağıtılıyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı hiçe sayılıyor. Kamuoyunda o kişiyle ilgili yaratılan kanaatler, algılar üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Kişi, halkın gözünde peşinen suçlu ilan edilip resmen infaz ediliyor.  Normal hukukta kural olarak tutuklama istisnayken, artık tutuklama esas, serbest bırakma istisna haline getirildi. Kimsenin hukuki güvencesi kalmadı. Oğuzhan Uğur olayında yaşadığımız tam da budur”

paylaşımını alıntılayan Gazeteci Ali Taş ise yaptığı paylaşımda, 

“Oğuzhan Uğur olayı yine insaflı sayılır. Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek ile eşinin görüntüleri, ki telefon adlı emanetteydi ya da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın otel görüntüleri, ki emniyet kaydıydı, bunları unutmayalım. O zaman da bas bas bağırdık. ‘Bu insanlık suçudur, bu 21. YY. işkencesidir’ diye. Karşı karşıya kaldığımız durum, bize gerçek ötesini (post truht) cebren ve hile ile 'gerçek' olarak dayatılmasından başka bir şey değildir.  Eskiden gerçeğin kabul ettirilmesi, en azından rıza üretimine dayandırdı. Şimdi rıza da hak getire”

 ifadelerine yer vermişti.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız