Akdeniz Gerçek | Antalya | DEVA Partisi'nden Antalya ve Türkiye Genelindeki STK'lara Çağrı: "Milletin Vicdanı Susmamalı"

DEVA Partisi'nden Antalya ve Türkiye Genelindeki STK'lara Çağrı: "Milletin Vicdanı Susmamalı"

Gündemi sarsan fon dolandırıcılığı ve denetimsizlik iddialarına karşı Antalya ve Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarını göreve çağıran DEVA Partisi, yaşananların ahlaki bir kriz olduğunu belirterek toplumsal güvenin yeniden inşası için tüm kurumları ses yükseltmeye davet etti.

Gündemi sarsan fon dolandırıcılığı ve denetimsizlik iddialarına karşı Antalya ve Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarını göreve çağıran DEVA Partisi, yaşananların ahlaki bir kriz olduğunu belirterek toplumsal güvenin yeniden inşası için tüm kurumları ses yükseltmeye davet etti.

DEVA Partisi'nden Antalya ve Türkiye Genelindeki STK'lara Çağrı: "Milletin Vicdanı Susmamalı"
KAYNAK: Bülten
FOTOĞRAF: DEVA Partisi

Türkiye genelinde peş peşe patlak veren fon dolandırıcılığı soruşturmasında yaşanan mağduriyetlerin yalnızca ekonomik bir kayıptan ibaret olmadığını belirterek harekete geçen DEVA Partisi Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altun, derneklerden sendikalara kadar uzanan geniş tabana kritik bir çağrıda bulundu.

Toplumsal vicdanın yaralandığı bu süreçte sivil yapıların sessiz kalmasının kabul edilemeyeceğini ifade eden Altun, “Son günlerde milletimizin vicdanını yaralayan, güven duygusunu sarsan hadiseleri hep beraber üzülerek takip ediyoruz. Yaşanan fon dolandırıcılığı, denetimsizlikler ve emanete ihanet örnekleri sadece bir ekonomik mesele değil, bir ahlak ve vicdan meselesidir” değerlendirmesinde bulundu.

DEVA'dan Ortak Duruş Çağrısı: "Sessizlik Yanlışa Ortak Olmaktır"

Demokratik kurumların haksızlıklara karşı seyirci kalmaması gerektiğini ve dayanışma kültürünün Anadolu irfanının temel taşı olduğunu hatırlatan Altun, “Bizim geleneğimizde emanete sahip çıkılır, komşusu açken tok yatılmaz, yetimin hakkı yenmez. Bugün yaşananlar bu değerlerimizle uyuşmuyor. O yüzden DEVA Partisi olarak diyoruz ki gelin, hep birlikte bu yanlışa dur diyelim. Yüksek sesle ve vicdanımızın sesiyle” dedi.

Yanlışlar karşısında suskun kalmanın suça ortaklık anlamına geleceğini kaydeden Altun, “STK'larımız, Anadolu irfanını, paylaşmayı ve emaneti korumayı şiar edinmiş demokratik kurumlar olarak olup biten yanlışlara sessiz kalmamalıdır. Çünkü sessizlik, yanlışa ortak olmaktır. Tüm sivil toplum kuruluşlarımızı adaleti, şeffaflığı, denetimi ve helal kazancı savunmaya, milletimizin hakkını ve hukukunu korumaya davet ediyoruz” derken, kurumlar arası sağlanacak anlayış birliğinin haksızlıkları durduracağını belirterek, “STK'lar olarak bir anlayış birliği sağlarsak, bu yanlışlar düzelir. Sizin desteğiniz topluma güç verecektir. Milletimizin malına, emeğine zarar veren, güveni sarsan bu rezalete sessiz kalmak, bu yanlışları onaylamaktır” ifadelerini kullandı.

"Demokrasi Sadece Sandıkta Olmaz"

Demokratik kültürün yalnızca 4 veya 5 yılda 1 kurulan sandıklarla sınırlı kalamayacağını, gelişmiş ülkelerde sivil toplumun kamu otoritesi üzerindeki doğrudan denetim gücünü örnek göstererek anlatan Altun, “Demokrasi sadece sandıkta olmaz. Esas demokrasi derneklerde, vakıflarda, meslek odalarında ve sendikalarda olur. Ülke demokratikse STK'lar da demokrat olur. Devlet STK'yı düşman görmez, alan açar. İsveç'te, Almanya'da STK'lar devleti denetler, bakan istifa ettirir” dedi.

Sivil kuruluşların iç mekanizmalarında lider sultasına geçit vermeden eleştiri kültürünü yaşatmasının kilit önemde olduğunu belirten Kerem Altun, “STK demokratikse ülke demokratikleşir. Bu daha önemli. Çünkü STK demokrasi okulu gibi. İnsanlar orada oy kullanmayı, itiraz etmeyi, çoğunluk ve azınlık haklarını savunmayı öğrenir. Mahalle derneğinde başkanı eleştiremeyen adam, TBMM'yi de eleştiremez. O yüzden STK'larda lider sultası varsa, o ülkede de lider sultası olur” diyerek meselenin köklerine indi. Hak arama bilincinin tabandan tavana doğru yayılması gerektiğini vurgulayan Altun, “Demokrasi yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı inşa edilir. En aşağıda sivil toplum vardır. Bir ülkede STK'lar 'Padişahım çok yaşa' diyorsa, o ülkede demokrasi tabeladadır. Bir ülkede STK'lar 'Başkanım bu yanlış' diyebiliyorsa, o ülkede demokrasi gerçektir. Demokratik STK, Demokratik Türkiye demektir” şeklinde konuştu.

Antalya'da Toplumsal Güvenin Yeniden İnşası İçin Kritik Görev

Antalya dinamiklerinin toplumsal güven krizini aşmadaki belirleyici gücüne değinen DEVA Partisi Antalya İl Başkanı Özlem Arlıer de “Toplumun adalet duygusunun zedelendiği, vatandaşlarımızın ekonomik ve sosyal anlamda güven kaybı yaşadığı bir dönemde sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. Antalya gibi çok sayıda meslek odasının, derneğin, vakfın ve demokratik kitle örgütünün faaliyet gösterdiği bir kentte, ortak aklın ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Hiçbir kurum ve hiçbir yönetici eleştiriden muaf değildir. Demokratik toplumlarda yanlışların dile getirilmesi bir tehdit değil, daha adil ve şeffaf bir yönetim anlayışının gereğidir. DEVA Partisi olarak hukukun üstünlüğünü, liyakati, şeffaflığı ve hesap verebilirliği savunmaya devam edeceğiz. Toplumsal güvenin yeniden inşası hepimizin ortak sorumluluğudur” çağrısını yaptı.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız