Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin yıldönümüne ilişkin açıklama yaptı. Başkan Kamacı, "Bu ülkenin insanları sandığa giderek yoksulluğa, adaletsizliğe ve baskılara ‘artık yeter’ dedi. Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 37 oy oranıyla Türkiye’nin birinci partisi oldu" dedi.

ANTALYA’DA “AÇIK ARA ZAFER” VURGUSU
Kamacı, Antalya’da elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek, büyükşehir belediyesinin yeniden kazanıldığını ve 19 ilçenin 16’sında CHP’nin başarı elde ettiğini ifade etti. Başkan Kamacı, "Antalya’da ise bu irade çok daha güçlü tecelli etmiştir. Antalya Büyükşehir Belediyemizi yeniden kazanırken, 19 ilçenin 16’sında Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını dalgalandırdık. Antalya genelinde yaklaşık yüzde 49 oy oranıyla açık ara bir zafer elde ettik. Alanya ve Serik gibi ilçelerde yıllar sonra tarih yazdık. Bu başarı tesadüf değildir. Rantın değil halkın yanında duranların başarısıdır. Bu başarı demokrasi isteyen, kentine sahip çıkan, hizmet diyenleri başarısıdır. Bugün Antalya’da CHP’li belediyeler, milletin verdiği yetkiyi sorumluluk bilinciyle sonuna kadar hakkıyla kullanmaktadır" diye konuştu.
SOSYAL BELEDİYECİLİK PROJELERİ ÖNE ÇIKTI
CHP’li belediyelerin hayata geçirdiği projelere de yer veren Kamacı, "Kent lokantalarıyla vatandaşın sofrasına sıcak yemek koyduk. Halk süt, halk su projeleriyle dar gelirlinin yükünü hafiflettik. Kreşlerle annelerin, yurtlarla gençlerin yanında olduk. Tarımsal desteklerle üreticiyi yalnız bırakmadık. Sosyal yardımlarla, sağlık hizmetleriyle, dayanışma projeleriyle zor günlerde halkın yanında olduk. Gençlere, kadınlara, emeklilere dokunan projeleri hayata geçirdik. Sanatla, sporla, kültürle bu kenti nefes alan bir şehir haline getirdik. Raylı sistem ve ulaşım yatırımlarıyla Antalya’nın geleceğini inşa ettik. Ve sadece büyükşehir değil, tüm ilçe belediyelerimiz aynı anlayışla çalıştı. Halka hizmeti siyasetin üstünde gördük. Kapımızı herkese açtık, ayrım yapmadık, kimseyi ötekileştirmedik" diye konuştu.

“BELEDİYELERE BASKI UYGULANIYOR” İDDİASI
Kamacı, merkezi yönetimin CHP’li belediyelere yönelik uygulamalarını eleştirerek, mali ve idari baskılarla hizmetlerin engellenmeye çalışıldığını savunan Kamacı, "Önce “Belediyeleri silkeleyin” talimatıyla SGK üzerinden belediyelerimize yüklenildi. Mali baskılarla hizmet üretmeleri engellenmeye çalışıldı. Belediyelerimize haciz gönderildi. Halka hizmet için açılan kreşler, kent lokantaları, yurtlar kapatılmaya çalışıldı. Bir çocuğa verilen bir kutu süt, o çocuğu bir kutu süte muhtaç eden iktidarı rahatsız etti. Ardından sarayın talimatıyla sandıkta yenemedikleri CHP’li belediyelerimize karşı 'Yargı Darbeleri' yapılmaya başlandı. İktidarın “Yargı Kolları” bu operasyonlar için dizayn edildi. Bugün hep birlikte görüyoruz ki, Türkiye’de yaşananlar açıkça bir milli irade gaspıdır, bir demokrasi darbesidir. CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, uydurma dosyalar, talimatla yürüyen soruşturmalar, yargı eliyle siyaset dizayn etme çabaları artık herkesin gözü önündedir. Antalya’da yaşanan süreç ise bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Antalya’da yürütülen soruşturmalarda dosyaların içinin boş olduğu ortadadır. Somut delillere dayanmayan iddialarla, hukuki temelden yoksun suçlamalarla bir süreç işletilmektedir. Üstelik bu süreçte hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı uygulamalar yapılmaktadır. Sağlık sorunları bulunan bir belediye başkanının tutuklu yargılanması, adalet duygusunu derinden yaralamaktadır. Oysa hukukta tutuklama bir istisnadır, cezalandırma aracı değildir. Diğer yandan içi boş ifadelerle görülmeye başlanan dava süreci devam ederken; savcı değişikliklerinin yaşanması, dosyaların yönünün talimatlarla değiştirilmesi, İstanbul merkezli müdahalelerin Antalya’ya uzanması ve yeni operasyonların yapılması; bu sürecin hukuki değil, tamamen siyasi olduğunu açıkça göstermektedir" dedi.
"ANTALYA'DA YÜRÜTÜLEN SÜREÇ YARGILAMA DEĞİL BİR SİYASİ OPERASYON"
Antalya’da yürütülen bazı soruşturmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak sürecin siyasi olduğu belirten Kamacı, "Bugün Antalya’da yürütülen bu süreç, bir yargılama değil, bir siyasi operasyondur. Amaç bellidir. Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak, CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek ve milletin iradesini gölgelemektir. Ama biz buradan 31 Mart seçim zaferimizin 2. yılında açıkça haykırıyoruz; “ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar.” Çünkü biz gücümüzü saraylardan değil, demokrasiye inanan halktan alıyoruz" diye konuştu.
“DEĞİŞİM SÜRECİ DEVAM EDİYOR”
Kamacı, açıklamasını Türkiye genelindeki ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekerek tamamladı.
"Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi bellidir. Emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. İşçi aldığı maaşla ay sonunu getiremiyor. Gençler umutsuz, işsiz. Esnaf kepenk kapatıyor. Gıda enflasyonu mutfakları yakıyor. Ama iktidar bu sorunları çözmek yerine ne yapıyor? Kaynakları halka değil, yandaşlara ve belli sermaye gruplarına aktarıyor. Halkın derdiyle dertlenmek yerine koltuğunu korumanın hesabını yapıyor. İşte bu yüzden 31 Mart bir dönüm noktasıdır. Halk bu iktidarı tanıyor. Halk bu iktidarın artık gitmesi gerektiğine inanıyor. Ve bunun için; o gün başlayan yürüyüş ve değişim talebi, bugün daha da büyüyerek devam etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, bu ülkenin umuduyuz. Bu ülkenin geleceğiyiz. Bu ülkenin adalet arayışının temsilcisiyiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. İktidarın hiçbir kumpasına, baskısına, hukuksuzluğuna boyun eğmeyeceğiz. Milletin iradesini, demokrasiyi, hukuku savunmaya devam edeceğiz. Nasıl ki 31 Mart’ta Türkiye’nin birinci partisi olduysak, nasıl ki Antalya’da tarih yazdıysak, çok yakında Türkiye’de de halkın iktidarını kuracağız."