Uluslararası Kültür Sanat Göç ve Uyum Derneği, Antalya'da 'Portakaldan Palmiyeye, Atatürk Parkı'nın Göçmen Ağaçlarıyla Tanışma Gezisi' düzenledi.
"Yaşadığımız Şehri Gerçekten Tanıyor muyuz?" başlığı altında gerçekleştirilen bu özel buluşma, kent sakinlerinin her gün yanından geçip gittiği falezler üzerindeki yeşil dokunun kökenlerini keşfetme imkanı verdi.

Atatürk Parkı'nın Sakinleri Uzak Diyarların Yolcuları Çıktı
US-DER Başkanı ve Orman Mühendisi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi rehberliğinde gerçekleştirilen gezide, kentin doğal yapısına dair çarpıcı gerçekler paylaşıldı.
Katılımcılara daha önce Antalya'nın ilk parkı olan Karaalioğlu Parkı'nın tarihçesini, geçmişini ve bugününü aktaran Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, bu kez rotayı Atatürk Parkı'na çevirerek buradaki ağaçların aslında farklı coğrafyalardan Antalya'ya getirilmiş birer "göçmen canlı" olduğuna dikkat çekti.

Palmiyeden Okaliptüse, Benjaminden Yerli Türler
Kentin simgesi haline gelen palmiyeden okaliptüse, benjaminden yerli türlere kadar birçok bitkinin hikayesini aktaran Neyişçi, "Falezlerin üzerinde, Akdeniz'in rüzgârı ve Beydağları manzarası eşliğinde gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik olana kadar katılımcılar her gün önünden geçtikleri ağaçların aslında farklı coğrafyalardan Antalya'ya gelen 'göçmen canlılar' olduğunu bilmiyordu, bugün keşfetmiş oldular. Kentin simgesi haline gelen palmiyeden okaliptüslere, benjaminden yerli türlere kadar birçok ağacın hikâyesi var. Bir şehri sevmek, yalnızca içinde yaşamakla değil; onun tarihini, doğasını, kokusunu, ağaçlarını ve hikâyelerini tanımakla mümkündür." sözleriyle kentlilik bilincinin önemini vurguladı.
Kızılçamların Savunma Mekanizması
Akdeniz kuşağının en büyük tehditlerinden biri olan orman yangınları konusuna da değinilen gezide bölgenin karakteristik bitki örtüsü hakkında hayati bilgiler sunan Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, "Kızılçam cinsi ağaçlar, yangın sırasında tohumlarını korumak için savunma sistemlerini harekete geçiriyor. Yangın sonrasında ise küllerinden yeniden doğabiliyorlar" dedi.

Japon Terapi Yöntemi Shinrin-Yoku Deneyimi
Katılımcılar gezide, modern hayatın getirdiği yoğun stresten arınma yöntemi "Shinrin-Yoku" yani ‘Orman Banyosu’nu da deneyimledi. Japonya'da uzun yıllardır tıp dünyasında güçlü bir terapi yöntemi olarak kabul edilen bu uygulamayı Antalya'nın kalbine taşıyan yerel aktivistler ve doğaseverler, alanda ağaçlara sarılarak, dokunarak ve onları sessizce dinleyerek doğayla hem fiziksel hem de ruhsal bir bağ kurmanın keyfini çıkardı.