Temmuz ayı emekli maaş artışlarıyla en düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL olurken, bu zam hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon kıskacındaki emeklilerin derdine derman olmadı.
Antalya’da fahiş seviyelere ulaşan ev kiraları ve yaşam maliyetleri karşısında ezilen emeklilerin durumunu ve emekli maaşlarına yapılan son zammı değerlendiren Birleşik Emekliler Sendikası Antalya Temsilcisi Hilmi Kancı, "Antalya şehir merkezinde en düşük emekli aylığı ile geçinmek artık bir hayaldir. Ev kiraları bu en düşük maaşın tamamını yutmakta, hatta yetersiz kalmaktadır" diyerek yaşanan tablonun vehametine dikkat çekti.
"Yapılan Zamlar Harçlık Boyutunda, Emeklinin Hali Sefalet!"
Akdeniz Gerçek'in sorularını yanıtlayan Kancı, Antalya'da emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı, kök maaş adaletsizliğini ve kaynakların önceliklendirilmesindeki çarpıklıkları sert sözlerle eleştirdi.
Hükümetin açıkladığı Temmuz ayı zam oranlarını "harçlık boyutunda" olarak nitelendiren Hilmi Kancı, çalışan memurlar ile emekliler arasındaki gelir uçurumunun tarihi seviyelere ulaştığını şu ifadelerle belirtti:
"Çalışan memurlar bile geçinemediklerini söyleyerek yüzde 50 zam talep ederken, emeklilerin payına düşen tam anlamıyla bir sefalettir. Bunu ifade ederken bile zorlanıyor, büyük bir üzüntü duyuyoruz. Kiraya bile yetmeyen bu maaşlar yüzünden emeklilerimiz beslenme, sağlık ve giyim gibi en temel harcamalarında 'sıra kazanamamış', bu kalemleri tamamen boş geçmek zorunda kalmışlardır."
Avrupa ülkelerindeki emekli refahı ile Türkiye'deki tablonun kıyaslanamayacak derecede kötü olduğunu vurgulayan Kancı, emeklilerin yaşadığı bu durumun artık "müzminleşmiş bir sefalete" dönüştüğünü ifade etti.
"Emekliye 'Uzun Yaşıyorlar, Hak Etmeden Maaş Alıyorlar' Gözüyle Bakılıyor"
Sistemdeki tıkanıklığın temelinde emekliye yönelik bakış açısının yattığını söyleyen Hilmi Kancı, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
"30-40 yılını bu devlete, bu topluma harcamış, primlerini zamanında kuruşu kuruşuna ödemiş ve ömrünün bu döneminde insanca yaşamayı hak etmiş yurttaşlar olarak görülmediğimiz apaçık ortadadır. Temeldeki anlayış maalesef 'Uzun yaşıyorlar, hak etmeden maaş alıyorlar' şeklindedir. Sosyal güvenlik sistemi sil baştan ele alınmalı, insanca yaşamanın standartları yeniden kurulmalıdır. Baskılanmış yüzdelik artış oranlarıyla kalıcı bir çözüm üretilmesi asla mümkün değildir."
"NATO Zirvesi’nin İhtişamı Emeklinin Maaşına Yansımadı"
Temmuz ayında kamuoyunun ilgisinin Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’ne yöneldiğini hatırlatan Kancı, bütçe kaynaklarının kullanımındaki öncelikleri de şu sözlerle eleştirdi:
"70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip 40’tan fazla ülkenin liderlerinin Ankara'da ağırlandığı NATO Zirvesi’nde, ülkemizin itibarı ve imajı için masraftan kaçınılmadığını, binaların kötü cephelerinin giydirme örtülerle kamufle edildiğini medyadan izledik. Biz bu ihtişamı izlerken, emekliye yüzde 17,76 ve yüzde 13,52 gibi komik zam oranları reva görüldü. Keşke o zirvenin ihtişamına yakışan zam oranları emekliye de verilebilseydi."
Binaların kötü görüntüsünün dev perdelerle gizlenebildiğini ancak emeklinin dramatik halinin gizlenemeyeceğini söyleyen Kancı, "Biz, kaynakların öncelikle sağlık, eğitim ve insanın refahı için harcanmasını savunuyoruz. Güvenlik için zorunlu olanın dışındaki aşırı silahlanmanın dünyaya da ülkemize de faydası yoktur" dedi.
"Emekliyi Sadece Sandık Görününce mi Hatırlayacaksınız?"
Yılda iki kez yapılan yüzdelik zamların yüksek enflasyon ortamında hiçbir anlam ifade etmediğini, Türk lirasının alım gücünün yabancı para birimleri karşısında eridiğini belirten Hilmi Kancı, TBMM'ye sunulan en düşük emekli aylığının artırılması yönündeki yasa teklifinin de beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti.
Kancı, sözlerini şu sitem dolu çağrıyla tamamladı:
"Kışın ayazında ısınamayan, yazın sıcağında serinleyemeyen emeklilerimiz bugün 'zorunlu yoksunluk' içinde kavrulmaktadır. Emekliler örgütlü olmanın bilincinden uzak kaldıkça siyaset kurumunun keyfiyetine mahkum kalmaya devam edecektir. Sadece kiraya bile yetmeyen bu maaşlarla yaşam savaşı veren emeklilerimizi ancak sandığın yolu görünmeye başlayınca mı hatırlayacaksınız? Bu dramatik manzara içimizi acıtmaya devam ediyor."