Geçtiğimiz günlerde Antalya genelinde etkili olan kuvvetli yağış ve fırtına, Alanya ve Manavgat’ta ırmakların taşmasına neden oldu. Antalya–Konya Karayolu Demirkapı Tüneli çıkışında, Eynif Ovası bölgesinde oluşan su birikintisi sonrası yol göle döndü. Antalya ile Konya’yı birbirine bağlayan kritik güzergâh, oluşan gölet nedeniyle 1 hafta süreyle trafiğe kapatıldı. Yaşanan gelişmenin ardından İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi (İMO) Yönetim Kurulu konuya ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.
Göle Dönen Konya Karayolu için İMO Antalya Harekete Geçti! Rapor Hazırlanıyor

"ÇOK AŞAMALI MÜHENDİSLİK SÜRECİ"
İMO açıklamasında, Antalya–Konya Devlet Yolu’nun Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından projelendirilip ihale edilen, Antalya 13. Bölge Müdürlüğü ile Konya 3. Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde yer alan stratejik bir ana ulaşım aksı olduğu belirtildi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün uzun yıllardır yol projelendirme hizmetlerini ihale yöntemiyle özel firmalara yaptırdığı ifade edilen açıklamada, projelendirme sürecinin yalnızca teknik bir çizim faaliyeti olmadığı; mevzuata, teknik şartnamelere ve bilimsel esaslara dayalı çok aşamalı bir mühendislik süreci olduğu vurgulandı.

“HİDROLOJİK VE JEOTEKNİK ETÜTLER EKSİKSİZ YAPILMALI”
Açıklamada, Projelendirme Mühendislik Hizmetleri Teknik Şartnamesi doğrultusunda; alternatif güzergâhların belirlenmesi, zemin elverişlilik ve jeoteknik etütlerin yapılması, dere ve akarsu sürekliliğini sağlayacak sanat yapılarının projelendirilmesi, drenaj sistemleri için debi hesaplarının gerçekleştirilmesi, hidrolojik ve hidrolik modellemelerin hazırlanması, taşkın risk analizlerinin ortaya konulması gerektiği ifade edildi.
Koridor etüdünün idarece incelenip uygun görülen alternatif üzerinden uygulama projelerine geçilmesinin ve tüm teknik belgeler tamamlandıktan sonra yapım ihalesine çıkılmasının kamu kaynaklarının etkin ve güvenli kullanımı açısından temel gereklilik olduğu belirtildi.
“ÇANAK TOPOĞRAFYADA RİSK YÜKSEK”
Söz konusu yol kesiminin birden fazla havzanın birleştiği çanak formundaki topoğrafyada yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, yolun düşük kotlardan ve uzun mesafeler boyunca minimal dolgu ile geçirilmesinin mühendislik riskleri doğurduğu ifade edildi.

Yağışlı dönemlerde alanın geçici göl alanına dönüşme potansiyelinin bulunduğu, drenaj sisteminin projede en kritik bileşen olması gerektiği kaydedildi. Maksimum su kotu hesapları ve taşkın senaryoları dikkate alınmadan oluşturulan profil çalışmalarının yaşanan olumsuzlukların temel nedenlerinden biri olabileceği değerlendirildi.
ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK VURGUSU
İMO Antalya Şubesi, proje onay sürecinde imzası bulunan teknik ve idari sorumluların, ilgili bölge müdürlüklerinin ve müşavir firmaların görev ve sorumluluklarının şeffaf biçimde ortaya konulmasının kamuoyunun hakkı olduğunu belirtti. Yapım aşamasına geçilmeden önce tespit edilmesi gereken mühendislik eksikliklerinin ihale makamına raporlanmasının zorunlu olduğu ifade edilirken, ortaya çıkan zararın yalnızca ekonomik değil; kamu güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

İMO'DAN KALICI ÇÖZÜM ÇAĞRISI
İyileştirme çalışmalarının geçici çözümlerle sınırlı kalmaması gerektiği belirtilen açıklamada, bilimsel esaslara dayalı ayrıntılı hidrolojik etütler, güncel hidrolik modellemeler, taşkın senaryosu analizleri ile revize drenaj ve sanat yapısı projelerinin hazırlanması gerektiği kaydedildi. Kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilen böylesine önemli bir altyapı yatırımında, mühendislik disiplinlerinin tüm gereklerinin eksiksiz uygulanmasının, doğayla uyumlu planlama anlayışının benimsenmesinin ve sorumluların hesap verebilirliğinin sağlanmasının kamu yararının temel şartı olduğu ifade edildi.