Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, verem hastalığına neden olan Mycobacterium tuberculosis bakterisi üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmalarla uluslararası akademik etki sıralamasında büyük başarı elde etti. Bilim insanlarının yayınlarını, çalışmalarına yapılan atıfları ve akademik etkilerini değerlendiren prestijli kuruluş ScholarGPS tarafından yayımlanan listede Çoban, Mycobacterium tuberculosis alanında yaşam boyu etki kategorisinde dünya genelinde 104'üncü sırada yer aldı.
Erken ve Doğru Tanı İçin Akdeniz Üniversitesi Devrede
Tüberkülozun dünya genelinde enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, "Tüberküloz (verem), dünya genelinde enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Çalışmalarımız ağırlıklı olarak verem hastalığının etkeni olan Mycobacterium tuberculosis için yeni tanı ve ilaç duyarlılık yöntemlerinin geliştirilmesi, antitüberküloz ilaçların etkinliğinin değerlendirilmesi ve yeni tedavi yaklaşımlarının araştırılması üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle ilaç dirençli tüberkülozun erken ve doğru tanılanmasına yönelik yöntem geliştirme çalışmaları ile mevcut tedavi seçeneklerinin etkinliğini artırmaya yönelik araştırmalar yürütüyoruz" dedi.
Araştırma ve Tanı Faaliyetleri Tek Çatıda Buluştu
Yürüttükleri bilimsel çalışmaları daha ileriye taşımak amacıyla kurumsal bir altyapı oluşturduklarını ifade eden Çoban, "Bu çalışmaları daha ileriye taşımak amacıyla 2019 yılında Akdeniz Üniversitesi bünyesinde Verem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni kurarak araştırma, tanı ve eğitim faaliyetlerini aynı çatı altında buluşturan önemli bir altyapı oluşturduk" şeklinde konuştu.
Antalya'da Geliştirilen AYC Formülü Uluslararası Patent Aldı
Akdeniz Üniversitesi çatısı altında mikobakterilerin laboratuvar ortamında hızla çoğaltılması amacıyla özgün bir formül geliştiren bilim ekibi, bu çalışmayı uluslararası patentle koruma altına aldı.
Laboratuvar Bulguları Klinik Uygulamaya Aktarılıyor
Geliştirilen yenilikçi yöntemlerin tıp dünyasındaki pratik karşılığına değinen Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, "Bunun yanı sıra, mikobakterilerin laboratuvar ortamında çoğaltılmasına yönelik geliştirdiğimiz ve uluslararası patentle korunan özgün besiyeri AYC.2.1. broth ve AYC.2.2. agar gibi yenilikçi çalışmalarla, temel bilim araştırmalarını uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Amacımız, laboratuvar bulgularını klinik uygulamaya aktarak tüberkülozun tanı ve tedavisine katkı sağlamak ve bu alandaki uluslararası bilgi birikimine yeni veriler kazandırmaktır" ifadelerini kullandı.
Tanıda Yaşanan Gecikmeler ve Yeni İlaç Direnci Uyarısı
Tüberküloz tedavisinde küresel ölçekte yaşanan en büyük tehditlerden birinin bakterilerin kazandığı antibiyotik direnci olduğuna dikkat çekildi. Güncel durumu özetleyen Çoban, "Günümüzde tüberkülozla mücadelede en önemli sorunlardan biri, çok ilaca dirençli (MDR-TB) ve yaygın ilaç dirençli (XDR-TB) suşların artış göstermesidir. Bunun yanında tanıda yaşanan gecikmeler, yeni ilaçlara karşı direnç gelişimi ve bazı bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler de mücadeleyi zorlaştırmaktadır" uyarısında bulundu.
"Moleküler Epidemiyolojik Çalışmalar Artırılmalı"
Türkiye'de tüberküloz kontrol programlarının son derece başarılı şekilde yürütüldüğünü belirten deneyimli akademisyen, yerel ve ulusal düzeyde dirençli olguların erken tanısı ile moleküler epidemiyolojik çalışmaların artırılmasının kritik önem taşıdığını, dünya genelinde ise hızlı ve düşük maliyetli tanı yöntemlerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
"Başarı Kolektif Bir Emeğin Ürünüdür "
Elde ettiği uluslararası dereceyi sadece kişisel bir başarı olarak görmediğini ve arkasında büyük bir ekip emeği olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, "Bu tür uluslararası sıralamalar elbette memnuniyet verici olmakla birlikte, benim için asıl anlamı yıllardır aynı kararlılıkla sürdürdüğümüz bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde görünürlük kazanmış olmasıdır. Bu başarı yalnızca kişisel bir kazanım değil; birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarımın, öğrencilerimin, Akdeniz Üniversitesi'nin ve ülkemizde bilimsel araştırmalara sağlanan desteklerin ortak bir ürünüdür" dedi.
İnsan Sağlığına Katkısı En Değerli Motivasyon
Sıralamaları bir amaç değil, daha nitelikli çalışmalar üretmek adına motivasyon kaynağı olarak gördüğünü aktaran Çoban, "Bu tür değerlendirmeleri bir hedef olarak değil, daha nitelikli araştırmalar üretmek ve ülkemizi uluslararası bilim dünyasında en iyi şekilde temsil etmek için motivasyon kaynağı olarak görüyorum. Bilimde en değerli sıralamanın, üretilen bilginin insan sağlığına ve topluma sağladığı katkı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle çalışmalarımıza aynı azim ve sorumlulukla devam edeceğiz" sözleriyle Antalya'dan tüm dünyaya mesaj verdi.