Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Yerel | Antalya'nın kanayan sorunu ulaşıma Halkevleri'nden tepki

Antalya'nın kanayan sorunu ulaşıma Halkevleri'nden tepki

28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra akaryakıta yüzde 100 zam gelmesi sonrası Antalya’da ulaşım sorunu derinleşti.

28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra akaryakıta yüzde 100 zam gelmesi sonrası Antalya’da ulaşım sorunu derinleşti.

Antalya'nın kanayan sorunu ulaşıma Halkevleri'nden tepki

Arda KIR

28 Mayıs Seçimlerinin ardından Türkiye’de gittikçe derinleşen yoksulluk yurttaşın yaşam kalitesini düşürüyor. Çalışanlarının neredeyse yarısının asgari ücretle çalıştığı Türkiye’de, 32 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çeyrek asra yakın süredir ülkeyi yöneten AKP iktidarının yarattığı ekonomik model sonrası belirli gruplar zenginleşirken halk temel haklarından biri olan ulaşıma dahi ulaşamıyor. Antalya’nın kanayan sorunlarından biri olan ulaşım probleminin büyümesi sonrası Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek, Ulaşım Daire Başkanı Nurettin Tonguç’u görevden alarak; yerine  Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcılığı görevinde bulunmuş  olan  Nurettin Şengül’ü getirmişti. Antalya’da oluşan ulaşım zorluğu hakkında konuşan Halkevleri Merkezi Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Kutay Meriç, “Antalya’da şehir içi ulaşımda aylardır bir kriz yaşanıyor. Büyükşehir Belediyesi ulaşım krizini çözmek için kimi girişimde bulundu. İlk olarak, ulaşım krizinin sorumlusu olarak gösterilen Ulaşım Daire Başkanı Nurettin Tonguç görevden alındı ve yerine Antalya’da Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcılığı görevinde bulunmuş olan Nurettin Şengül getirildi. İkincisi ise Ulaşım Daire Başkanlığı bünyesindeki otobüs tamir ve bakımlarını yapan ‘kademe’ özelleştirildi. Üçüncü olarak elli otobüs alındı. Ulaşım krizini çözmek için atılan bu adımlar ne kadar yeterli olur? Krizin kaynakları neler?” sorularını yöneltti.

“OTOBÜSLER ÇALIŞMIYOR”

Antalya’da ulaşımın, çok bileşenli bir kamu hizmeti olduğunu belirten Kutay Meriç, “Ulaşım A.Ş, Ulaşım dairesi, özel otobüsçüler odası, özel otobüs şoförleri derneği, belediye ulaşım hizmetlerinin bağlı olduğu sendikalar. Muhittin Böcek’in seçildiği günden bu yana Hak İş’e bağlı Hizmet İş ile Türk İş’e bağlı Belediye İş arasında yaşanan ve mahkemelere düşen yetki anlaşmazlığı nedeniyle dört buçuk yıldır işçilerin ücret ve sosyal haklar iyileştirmeleri yapılamıyordu. Mart ayında kamuoyunda EYT diye bilinen kanunun çıkmasıyla çok sayıda şoför ve kademe (tamir bakım) personeli, ücret ve sosyal hakların yetersizliği nedeniyle emekli oldu. Ayrıca emekliliği gelmeyen kimi personel de artık bu şartlarda çalışmak istemedi için işten ayrıldı. Bu durum iki sonuca yol açtı: Şoför eksikliğinden otobüsler çalışmadı. Kademenin deneyimli teknik personelinin işten ayrılması tamir edilmeden yatan otobüs sayısını artırdı. Arızadan dolayı çalışmayan otobüs sayısı, rutin olarak günlük 30-35 adeti geçmezken 140-150’yi buldu” ifadelerini kullandı.

“ŞOFÖRLER AĞIR ŞARTLARDA ÇALIŞIYOR”

Her bir araç için 2 şoför gerekli olduğunu belirten Kutay Meriç, “Belediyenin 300 otobüsüne karşılık yeni şoför alımlarına rağmen 400 şoförü var. 200 şoför açığı hala kapatılamadı. Bu yılın Mart ayı başında otobüs ulaşım hizmeti, Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaşım A.Ş’ye yaptığı yakıt desteği, Ulaşım A.Ş.’nin özel ortaklı bir şirket olması gerekçesiyle Sayıştay’a takıldığı için Ulaşım Daire başkanlığına devredildi. Otobüs arızaları için gerekli parçalar ve malzeme alımı, eskiden Ulaşım A.Ş. tarafından hızla yapabilirken, tramvay hariç diğer ulaşım hizmetinin ve araçların Ulaşım Daire Başkanlığına devriyle birlikte Sayıştay denetimine tabi olduğu için satın alma süreçleri uzuyor. Çok küçük meblağlı bir parçadan bile araçlar yatıyor. Şoförler arızalı araçlarla servise çıkmaktan şikâyetçi. Şoförün de, yolcunun da can güvenliği tehlikede. Maliyet düşürmek için trafik sigorta primleri düşük tutulduğundan, bir kaza yapıldığında kaza masraflarını şoför ödemek zorunda kalıyor. Kasko ise hiç yok. Antalya ulaşım hizmetinde 500 özel halk otobüsü var ancak 250’si faaliyette. Yarısı arızalı olduğu gerekçesiyle sefere çıkmıyor. Oysa asıl neden mazot fiyatlarının yüksekliği. Bu şekilde yarı kapasite çalışarak, yolcu durakta bekletiliyor, iki otobüslük yolcu bir otobüse sığdırılıp kar marjı yüksek tutulmaya çalışılıyor. 45 adette özel dolmuş var. Ancak benzer nedenlerle günde sadece 10’u çalışıyor. Otobüsçüler odası başkanı 23 bin TL’ye şoför bulamadığından yakınıyor. Ancak Özel halk otobüslerinde çalışan şoförler gerçekte asgari ücret alıyor. Bu nedenle iki vardiya, yani 16 saat çalışıp ücretlerini 23 bin TL’ye çıkarıyorlar. Bu paraya ve ağır çalışma şartlarına şoför bulmakta zorlanıyorlar” diye konuştu.

“BELEDİYEYE YÜK BİNDİ”

Kutay Meriç, “Ücret iyileştirmeleri daha önce ve yeterli oranda yapılıp, nitelikli personelin belediyeden kaçması engellenemez miydi? Özel otobüs sahiplerinin tüm Antalya’yı on yıllardır esir almasının getirdiği sorunların ortadan kaldırılması için, her yıl sisteme bir miktar belediyeye ait otobüs sokup zaman içinde özel otobüs sayısı sıfırlanamaz mıydı?  Bu yıl belediye tarafından satın alınan yeni 50 otobüs ve sonrasında ulaşımın tamamen kamusal olarak yapılacağına dair açıklamalar, ortaya konulan irade memnuniyet vericiydi. Ancak otobüs tamir bakımını yapan ustaların düşük ücret nedeniyle kaçmasının ardından kademe, yani otobüs tamir ve bakımları aceleyle özelleştirildi. Bu durum ulaşımın kamusallaştırma tutumuyla çelişmektedir. Kademede teknik personel noksanlığı, ücret iyileştirmesi yapılarak giderilmek yerine, yanlış ücret politikasıyla önce yapılamaz hale getirilip ardından belediyeye daha fazla yük getirecek bir özelleştirme girişimi neden yapılır, anlaşılır gibi değil” diye konuştu.

“KÖTÜ YÖNETİM KÖTÜ ULAŞIM”

Meriç, “Sonuçta kötü yönetim, ulaşım emekçisine düşük ücret, özel otobüs sahiplerinin kar hırsının bedeli olarak, Antalyalıya da yaz sıcağında bir saat otobüs beklemek ve balık istifi otobüslere binmek cezası kalıyor. Antalya’da en pahalı şehir içi ulaşımı en niteliksiz hizmet olarak veriliyor. Antalya’da 3 bin 750 kişiye yarısı çalışmayan 1 otobüs düşerken, Ankara’da 2 bin 200 kişiye 1 otobüs düşüyor. Ayrıca Ankara’da banliyö treni, metrolar, 2 bin 500 dolmuşu da ekleyelim. Aslında bütün bu yaşanan sorunların kaynağı halkçı ve demokratik bir belediyecilik anlayışının eksikliğidir. Belediye yönetimi kentin paydaşları ile söz ve karar sahipliği temelinde ilerletici bir ilişki kurmamaktadır. Belediye hizmetlerinin kamu hizmeti olduğu ve sadece kamu tarafından yapılması, gerektiği fikri tutarlı bir şekilde savunulmamaktadır. Yukarı da anlattığımız ulaşım emekçilerinin sorunlarının bile ulaşım krizine etkisi görüldüğünde ulaşım emekçisinin ücret ve hak talepleri aynı zamanda kentin sorunudur. Ulaşımın düzgün işlemesinin garantilerinden birisi de ulaşım emekçilerinin ulaşımın düzenlenmesi dahil söz ve karar sahipliğinin gerçekleşmesidir” ifadelerini kullanarak açıklamasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız