Sivas kent merkezine bağlı Çelebiler köyü yakınlarında yer alan ve Anadolu'nun en eski kutsal mekanlarından biri olarak kabul edilen Huykesen Kilisesi'nin, farklı mimarisiyle dikkat çektiği biliniyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Eser'in açıklamalarına göre, Huykesen Kilisesi birçok medeniyet döneminde kullanılmıştır. Kilise, yakın çevresindeki yamaçta bulunmasıyla göze çarpıyor ve muazzam bir manzaraya sahiptir. Prof. Dr. Eser'e göre, kilise Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılmış olup, iki ayrı evrede inşa edilmiştir. İlk evresinde bir sunak olarak hizmet veren kilisenin, daha sonra Bizans döneminde duvar eklemeleriyle genişletildiği düşünülmektedir. Ancak, klasik bir ibadet yapısı olmaktan ziyade, açık alan kilisesi olarak tanımlanan Huykesen Kilisesi, bölgedeki en eski tarihli açık kiliselerden biridir.

Huykesen Kilisesi: Sivas'ın Turizm Potansiyelini Artırabilir mi?
Prof. Dr. Eser'e göre, Huykesen Kilisesi'nin turizme kazandırılması, özellikle Sivas'ın tanıtımına önemli bir katkı sağlayabilir. Kilisenin sunak ve açık hava kilisesi olması, Sivas'ın turistik olarak tanıtılmasına ve turistlerin ziyaret edebileceği yeni bir noktanın ortaya çıkmasına olanak tanır. İnanç turizminin son yıllarda önem kazandığını belirten Prof. Dr. Eser, Sivas'ın bu alanda da potansiyel barındırdığını vurguluyor. Diğer iller gibi Sivas'ın da tarihi ve kültürel zenginlikleriyle turist çekebileceğini ifade eden Prof. Dr. Eser, Huykesen Kilisesi'nin bu potansiyeli artırabileceğine inanıyor.