Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | “ÇİFTÇİMİZİN DEĞERİ İYİ ANLAŞILMIYOR”

“ÇİFTÇİMİZİN DEĞERİ İYİ ANLAŞILMIYOR”

Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları, tutumlu ve bilinçli bir tüketici olmanın önemi ve “Yerli Malı Haftası” dolayısıyla Saadet Partisi İl Başkanlığı önünde bir etkinlik gerçekleştirdi.

Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları, tutumlu ve bilinçli bir tüketici olmanın önemi ve “Yerli Malı Haftası” dolayısıyla Saadet Partisi İl Başkanlığı önünde bir etkinlik gerçekleştirdi.

“ÇİFTÇİMİZİN DEĞERİ İYİ ANLAŞILMIYOR”

Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları tarafından “Yeri Malı Haftası” nedeniyle bir etkinlik gerçekleştirildi. “Yerli Malı Haftası” etkinliğine Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler, İl ve İlçe Başkanları, parti üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saadet Partisi İl Binası önündeki basın açıklamasını Saadet Partisi İl Gençlik Kadın Kolları Başkanı Şehnaz Koçyiğit okudu. Saadet Partisi İl Gençlik Kadın Kolları Başkanı Şehnaz Koçyiğit konuşmasında, “Üretim tüketime, tüketim de üretime bağlı bir aktivitedir. Çünkü üretim olmadan gelir olmaz, gelir olmadan da tüketim olmaz. Bir ülkenin gelişmesinde yerli üretim ve tüketimin önemi büyüktür. Eğer ki bir ülke yerli üretim yapamıyorsa ya dışa bağımlıdır ya da dışa bağımlı bir ülke olmaya adaydır. Yerli üretim olmayınca ülke tüketim ihtiyacını dışarıdan temin etme ihtiyacı duyar ve böylelikle zamanla dışa bağımlı bir ülke olur diyerek; “Gıda güvencemizi ve güvenliğimizi sağlamak hayati öneme haizdir. Fakat ne yazık ki bugün ülkemizde, tarımın önemi ve çiftçimizin değeri iyi anlaşılmamakta, gerekli destekler de verilmemektedir” dedi.

“YERLİ ÜRETİMDEN YANAYIZ”

‘Millî Görüş her zaman yerli üretimden yana olmuş ve bu alanda pek çok adım atmıştır’ diyen Başkan Şehnaz Koçyiğit şunları söyledi: “ Mesela,18 çimento fabrikası, 16 gübre fabrikası, 14 şeker fabrikası, 23 Sümerbank fabrikası, 6 SEKA fabrikası, 77 büyük sanayi tesisi 63 organize sanayi bölgesi ve 250 küçük sanayi sitesi. Bütün bunlara ilaveten 7 demir çelik tevziat ve yeni kuruluşlar, 32 ağır makine fabrikası ve MKE ‘nin makine sahasında yeni büyük atılımları, 4 takım tezgâhı fabrikası, 10 motor sanayine ait tesis, 11 elektromekanik sanayine ait tesis, 3 araştırma merkezi, 4 elektronik sanayine ait tesis, telekomünikasyon sanayine ait 1 tesis, 1 tane de uçak olmak üzere 72 adet ağır sanayi kuruluşu sadece 5 yıl içinde yani 1982 yılına kadar başlanıp bitirilmek üzere hedefe alınmıştır. 300'e yakın fabrikanın temeli atılmış ve 70'e yakını tamamlanmıştır. 462 tesis için yaklaşık 240 milyar lira harcanmıştır.”

“HAYATİ NİTELİK TAŞIYOR”

“Yerli malı haftasında akla gelen üretim alanlarından biri de hiç şüphesiz tarımsal üretim ve gıdadır” diyen Başkan Koçyiğit, “Tarım, bir ülkenin en stratejik ve önemli ekonomik faktörlerinin başında geliyor. Bugün, içinde yaşadığımız sistemsel krizin sonuçlarını her geçen zaman daha da derinden hissettiğimiz dönemde gıda güvenliği ve tarımsal üretim kapasitesinin önemi hayati bir nitelik taşıyor. Dünyadaki güvenlikçi politikaların giderek arttığı, ticaret savaşlarının yerini hammadde ve tedarik savaşlarının aldığı,  gelecek yüzyılı şekillendirecek iklim değişikliği ve göç olgusunun konuşulduğu böyle bir dönemde kendi kendine yetebilme özelliğinin en belirgin göstergesi olan tarım; açıktır ki en az sanayileşme ve teknoloji kadar önemli bir hale gelmiştir. Ancak şu anda ülkemiz doğal kaynaklar bakımından avantajlı olmasına rağmen tarımını tamamlayıcı nitelikte olabilecek meyve-sebze, tütün, pamuk gibi ürünler dışında, çoğu tarımsal üründe özellikle hayvansal ürünlerde tarımsal işletmelerinin yapısındaki bozukluk, teknoloji kullanımdaki yetersizlik, düşük verimlilik gibi sorunlar nedeniyle gelişmiş ülkelerle rekabet edecek düzeye ulaşılamamıştır. Bu durum doğal olarak gıda sanayiine de yansımakta, üretimde maliyetleri artırmakta diğer taraftan talep düşüklüğü ve üretimdeki istikrarsızlık üretici ve sanayiciyi olumsuz yönde etkilemektedir” diye konuştu.

“ÇİFTÇİMİZ ALIN TERİNİN KATŞILIĞINI ALAMIYOR”

Ülkemizin yeniden tarımda kendine yeten bir ülke olmasının önemli hedefleri arasında olduğunu hatırlatan Koçyiğit, “Tarım, bugünün dünyasında artık bir milli güvenlik meselesidir. Gıda güvencemizi ve güvenliğimizi sağlamak ise hayati öneme sahiptir. Fakat ne yazık ki bugün ülkemizde, özellikle iktidar tarafından, tarımın önemi ve çiftçimizin değeri iyi anlaşılmamakta; gerekli destekler de verilmemektedir. Çiftçimiz, döktüğü alın terinin karşılığını alamamakta ve toprağa küstürülmektedir. Maalesef bugün çiftçimiz, artık borçlarını dahi ödeyemez duruma gelmiş; traktörünü, toprağını ve hayvanını satmak zorunda kalmaktadır. Çiftçimizi desteklemek için kurulan Ziraat Bankası ise uzunca bir süredir aslî görevini yerine getirmemektedir. Çiftçiye icra üstüne icra gönderilirken, bir avuç yandaş şirketin borçları bir kalemde silinmekte; çiftçimize verilmesi gereken destek buralara aktarılmaktadır! İktidar bilmese de biz çiftçimizin emeğinin değerini biliyor; iktidar anlamazlıktan gelse de biz Saadet Partisi olarak, tarımın, üretimin hayati önemini gayet iyi idrak ediyoruz. Bu nedenle, ülkemizin yeniden "tarımda kendine yeten bir ülke" olması en öncelikli hedefimizdir” dedi.

Açıklamanın ardından SP’li kadınlar  kendi yaptıkları ve pişirdikleri tarhanayı vatandaşa dağıttı.

Haber Merkezi

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız