Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Sağlık | İşlenmiş domates tüketimi prostat kanserini önleyebilir mi?

İşlenmiş domates tüketimi prostat kanserini önleyebilir mi?

Üroloji ve Fitoterapi uzmanı, domatesin prostat kanserine olan etkileri ve beslenme alışkanlıklarının önemi üzerine açıklamalarda bulundu.

Üroloji ve Fitoterapi uzmanı, domatesin prostat kanserine olan etkileri ve beslenme alışkanlıklarının önemi üzerine açıklamalarda bulundu.

İşlenmiş domates tüketimi prostat kanserini önleyebilir mi?

Üroloji ve Fitoterapi Uzmanı Op. Dr. Ömer Fatih Çelik, domatesin içerdiği etken maddelerin prostat kanserine karşı koruyucu olduğunu belirtti. Yaptığı açıklamada, domatesin içerisinde bulunan maddelerin prostat kanserini önlemede yüzde 35 civarında etkili olduğunu ifade etti. Çelik ayrıca, domatesin çiğ değil pişmiş olarak tüketilmesinin daha faydalı olduğunu vurgulayarak, 'Salça, ketçap ya da menemen gibi pişmiş domates ürünlerinin tercih edilmesi daha uygun olacaktır' dedi.

Çelik, özellikle ağır peynir gibi mandıra ürünlerinin prostat kanserine yatkınlığı artırabileceğine dikkat çekti. Beslenme alışkanlıklarının prostat kanseri üzerindeki etkilerine değinen Çelik, fazla et tüketimi ve hayvansal ürünlerin ağırlıklı olarak tercih edilmesinin prostat kanseri riskini artırabileceğini belirtti.

Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanserinin erken belirtilerinin nadiren ortaya çıktığını vurgulayan Çelik, hastaların genellikle idrar şikayetleriyle doktora başvurduğunu ancak bu şikayetlerin prostat kanseriyle doğrudan ilişkilendirilemediğini söyledi. Çelik, 'Prostat kanserinin spesifik belirtileri genellikle yoktur. Bu nedenle erkeklerin 40-45 yaşından sonra düzenli olarak doktora gitmeleri önemlidir' dedi.

Bölgesel Farklılıklar ve Prostat Kanseri

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde prostat kanseri oranının diğer bölgelere göre biraz daha yüksek olduğunu belirten Çelik, bu durumun beslenme alışkanlıkları ve genetik faktörlerle ilişkili olabileceğini ifade etti. Beslenme alışkanlıklarının yanı sıra genetik yatkınlığın da prostat kanseri riskini etkileyebileceğini söyledi.

Çay Tüketiminin Etkisi

Çelik, fazla çay tüketiminin idrar miktarını artırabileceğini ancak bu durumun çayın içeriğindeki maddelerin etkisiyle de ilişkili olduğunu belirtti. Çayda bulunan teofilin, kafein ve tein gibi maddelerin böbrekleri daha fazla çalıştırarak idrar miktarını artırdığını ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız