Avukatlar, 14 Mayıs genel seçimlerinde Hatay Milletvekili seçilen Gezi Tutsağı Can Atalay’ın hala cezaevinde olmasının Anayasa’ya olan aykırılığını ve Aydın KYK yurdundaki asansör faciası sonucu 1 öğrencinin hayatını kaybetmesi sonrası sürecin hukuki açıdan sağlıklı işletilmesi talebinde bulundu. Antalya Adalet İçin Hukukçular Platformu, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Avukatlar Sendikası üyelerinin yaptığı ortak açıklamada, “Popüler siyasetin suni gündemlerinden bir türlü sıra gelmeyen barınma ve adil bir yaşam hakki, artık gençler için bir yaşam hakkı ihlaline dönüşmüştür” dedi.

İNSANLIK ÇÜRÜYOR
Antalya Adliyesi önünde ortak basın açıklamasını okuyan Av. Berkay Aksu, “İnsan hayatının, onurunun ve özgürlüğünün hiçe sayıldığı bir tarihsel dilimden geçiyoruz Emperyalizmin Filistin'de uyguladığı soykırım, deprem felaketini yaşamış bir halkın iradesinin gaspi, öğrenci intiharları ve son olarak KYK yurdunda hayattan koparılan bir gencin acısını gördük geçen hafta. Birbirinden bağımsız gibi görülen adaletsizliklerin hepsi esasen aynı damardan beslenmektedir. Miladını doldurmuş kapitalizm çürümekte ve en insanlık dışı hallerini politik aktör ve sözcüleri eliyle ortaya sermektedir. Popüler siyasetin suni gündemlerinden bir türlü sıra gelmeyen barınma ve adil bir yaşam hakkı, artık gençler için bir yaşam hakkı ihlaline dönüşmüştür. Aydın KYK yurdunda yaşanan ağır ihmalin ürünü olarak, asansörün düşmesi sonucu Zeren Ertaş adlı öğrencimizin yaşamdan koparılması, duyarlı kamuoyunun tüm çağrı ve taleplerine rağmen bir türlü çözüm iradesi gösterilmeyen kronik problemlerin doğal sonucudur. Yükselen kira ve özel yurt fiyatlarını karşılayamayan emekçi çocukları, sağlıksız, güvencesiz ve güvenliksiz bir ortamda barınmaya çalışmaktadır. Öğrencilere eğitim hayatı sonrası için bir gelecek tahayyülü sunamayan siyasi iktidar, pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemekte, KYK yurdunda kalan gençlerin yaşam hakkını güvence altına almamaktadır. Oysa barınma hakkının temin edilmesi Anayasal bir zorunluluk ve sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir” dedi.

ATALAY TAHLİYE EDİLMELİ
Berkay Aksu, “Lüks ve gösterişli makam araçları ile Saray için yapılan kamu harcamaları, gençlerin eğitim ve barınma hakkının temini için kullanılmalıdır. Ayrıca bu bakımdan sosyal politikalar etkin ve denetime açık hale getirilmelidir. Yalnızca birkaç memurun göstermelik biçimde açığa alınmasıyla yetinilmemeli, bürokratlar da dahil olmak üzere tüm asli sorumlular hakkında etkin ve ivedi soruşturma kamuya açık biçimde yürütülmelidir! İnsan yaşamına ve özgürlüğüne yapılan bir diğer saldırı ise, deprem felaketi yaşayan Hatay halkının iradesi gaspının, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararına rağmen devam ettirilmesidir. Geçen hafta Anayasa Mahkemesi, TIP Milletvekili Can Atalay'ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkına ilişkin Anayasa'nın 67. Maddesiyle kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin 19. Maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Yine Anayasa'nın 153.maddesi ve 6216 Sayılı Kanunun 50.maddesi gereğince, Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve kişileri bağlamakta olup, derhal uygulanmalıdır. Öğrencilerin barınma hakkı, geleceği ve tüzel yaşamı için kılını kıpırdatmayan siyasi iktidar, onların vekili olan Can Atalay'ın tutsaklığının devam ettirilmesinde ayrı bir titizlik göstermektedir. Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu ihlal kararında, geçmişte yaşanan ve bundan sonraki aşamada oluşabilecek hukuk dışı yolları da adeta öngörmüş ve kararında; Can Atalay'ın 28. Dönemde milletvekili seçildiğinden, seçilmenin gerçekleşmesi ile yasama dokunulmazlığına tabi olmaya başladığından, Yargıtay'da sürmekte olan yargılamanı durması gerektiğinden bahsetmiş ve yerel mahkemenin derhal tahliye kararı vermesi gerektiğini işaret etmiştir” dedi.

YARGININ ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN
Aksu, “İhlalin giderilmesi açısından verilen bu ayrıntılı hükme rağmen Hatay halkının vekili olan Can Atalay'ın tahliyesini sağlamayan ve tutsaklığını devam ettiren Istanbul 13. Ceza mahkemesi hürriyeti tahdit suçu işlemektedir. Ağır Artık yürütme, yargının üstündeki elini çekmeli, yargı kendi üstündeki her türlü baskıya boyun eğmeye son vermelidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda sayılan ve değiştirilemeyeceğine ilişkin hüküm bulunan hukuk devleti ilkesiyle birlikte demokrasi ilkesini yok sayan bir kısım yargı mensubunun işlediği suçları görmezden gelemeyeceğimiz de bilinmelidir. Tüm bu sebeplerle biz Antalya Adalet Için Hukukçular Platformu, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Avukatlar Sendikası üyeleri olarak Can Atalay'ın derhal salıverilmesinin, KYK cinayetinde ihmali olan tüm sorumluların yargılanmasının evrensel hukukun gereği ve Anayasal bir zorunluluk olduğunu kamuoyuna bildiririz” diyerek hukuk vurgusu yaptı.
