Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Kadın | Yargıtay'dan evliyken sadakatsizliğe sert tokat: Nafaka yok!

Yargıtay'dan evliyken sadakatsizliğe sert tokat: Nafaka yok!

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasının temyiz başvurusunu değerlendirirken, eşi tarafından aldatılan koca ile başka bir erkekle iletişim kuran kadın arasında geçen olaylara dair önemli bir karar verdi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasının temyiz başvurusunu değerlendirirken, eşi tarafından aldatılan koca ile başka bir erkekle iletişim kuran kadın arasında geçen olaylara dair önemli bir karar verdi.

Yargıtay'dan evliyken sadakatsizliğe sert tokat: Nafaka yok!

Çift arasındaki derin uyumsuzluk nedeniyle başlatılan boşanma davası, Aile Mahkemesi tarafından her iki tarafı da eşit kusurlu bulan bir karara yol açtı. Mahkeme, kadının sadakatsizlik suçlamalarına rağmen, nafaka ve tazminat taleplerini reddetti.

Bu karar üzerine davalı-karşı davacı kadın, Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurdu. Bölge Mahkemesi, erkeğin daha fazla kusurlu olduğuna karar vererek, kadının lehine bir miktar nafaka ve tazminat ödenmesine hükmetti. Ancak davacı-karşı davalı koca, bu kararı temyiz etti, ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı inceledi.

Yargıtay'ın emsal nitelikteki kararında, kadının evlilik sürecinde başka bir erkeğe mesaj göndermesinin sadakatsizlik olarak kabul edildiği vurgulandı. Kararda şu ifadeler kullanıldı:

"Dosyadaki deliller ve tanık ifadeleri, davalı-davacı kadının telefonundan başka bir erkeğe gönderilen ve kadının sadakatsizliğini kanıtlayan bir mesaj olduğunu doğrulamaktadır. Davacı-davalı erkeğin ise boşanma davası öncesinde başka bir kadınla otelde kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Tanıklardan biri olan davalı-davacı kadının annesi, tarafların bir yıl nişanlı kaldığını, kızının yaşayacağı ortamı gözlemlediğini ve bilerek evlendiğini ifade etmiştir. Taraflar arasındaki fiili ayrılığa neden olan olay, kadının telefonundan gönderilen mesajdır. Kadının annesinin ifadesi ile birlikte değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesince davacı-davalı erkeğe 'Manevi olarak bağımsız konut temin etmediği ve aile müdahalesine sesiz kaldığı' kusurlarının eklenmesi hatalıdır. Bu nedenle, tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucunda erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değildir. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata karar verilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu olması, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gereklidir. Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü ve buna bağlı olarak kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle karar bozulmalıdır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız