Gıda israfı, tüm dünyanın olduğu kadar ülkemizin de en büyük sorunları arasında geliyor. Türkiye'de her yıl 18 milyon ton gıdanın israf edilmesi, bu gıdanın doğru kanallarla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak israfın umuda dönüştürülmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Öyle ki; Türkiye’deki israfın sadece yüzde 25’ini önleyebilsek, açlık çeken tüm insanları doyurmak mümkün.
İsrafın En Büyüğü ‘Etiket’ Kaynaklı
Türkiye’de her yıl Türkiye'de 18 milyon ton gıda israfının büyük bir kısmı, tarih etiketleri kaynaklı. Türkiye’de tarihi hala güvenli olan gıdaların çöpe atılması ciddi israfa neden oluyor. Verilere göre, sadece tarih işaretlemesinin yanlış anlaşılmasından dolayı her yıl ekonomik değeri 70 milyar dolar ila 130 milyar dolar arasında olan gıdanın yaklaşık yüzde 7 ila yüzde 10’u israf ediliyor.
Gıda israfı, sadece ekonomik bir kayıp olmanın ötesinde, büyük bir çevresel maliyet de yaratıyor. İsraf edilen gıdanın üretimi, taşınması ve depolanması sırasında kullanılan su miktarı, Afrika kıtasının yıllık su ihtiyacını karşılayacak düzeyde. Bu durum, hızla artan nüfus ve iklim değişikliğinin getirdiği su kıtlığı tehdidi düşünüldüğünde, israfın ne denli büyük bir kaynak tüketimi olduğunu gösteriyor.