Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | TTB Başkanı'ndan 140journos Belgeselindeki İddialara Yanıt! İşkence Raporu İddiası Doğru Mu?

TTB Başkanı'ndan 140journos Belgeselindeki İddialara Yanıt! İşkence Raporu İddiası Doğru Mu?

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı'nın, 140journos'un Adnan Oktar suç örgütünü ele alan belgeselindeki iddialara yanıtı ardından 140journos açıklama yaptı. İşte detaylar...

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı'nın, 140journos'un Adnan Oktar suç örgütünü ele alan belgeselindeki iddialara yanıtı ardından 140journos açıklama yaptı. İşte detaylar...

TTB Başkanı'ndan 140journos Belgeselindeki İddialara Yanıt! İşkence Raporu İddiası Doğru Mu?

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, 140journos'un Adnan Oktar suç örgütü hakkında yayınladığı belgeselde kendisine yönelik iddiaları reddetti. Fincancı, kendisiyle iletişime geçilmediğini belirterek 140journos'a cevap verme şansı tanınmadığını söyledi.

140journos'un "Adnan" belgeseliyle gündeme gelen iddialara göre, örgüt üyeleri Fincancı'ya başvurarak emniyet hakkında işkence raporu düzenlettirerek operasyondan kurtuldu. Ancak Fincancı, bu iddiaları yalanlayarak, işkencenin kamu görevlileri tarafından yapılan kasıtlı bir şiddet eylemi olduğunu vurguladı. Fincancı, işkence görenin kim olduğunun veya ne yaptığının işkenceyi meşrulaştıramayacağını belirtti.

Fincancı ayrıca, belgeselde kendisine bir cevap hakkı tanınmadığını ve herhangi bir iletişim girişiminin olmadığını belirtti. Sorumlular hakkında hukuki süreç başlatma niyetinde olduğunu açıklayan Fincancı, sosyal medya hesabından yaptığı 18 maddelik paylaşımla iddialara yanıt verdi.

"1. İşkence kamu görevlilerinin kasıtlı, korkutma, sindirme amacıyla yaptıkları bir şiddet eylemidir. Fail kamu görevlisi olduğundan devletlerin önleme, uygulamama ve cezasız bırakmama sorumluluğu olan mutlak yasak bir suçtur.

2. İşkence görenin kim olduğu, ne yaptığı işkence suçunu meşrulaştıramaz. Ancak işkenceyi meşrulaştırma çabaları ve cezasızlık işkencenin devam etmesi için yaygın olarak kullanılmakta, işkencenin görünür olması çabalarının değersizleştirilmesi için tüm yöntemler işleme sokulmaktadır

3. Bir belgesel(?)olarak yayına girdiği anlaşılan son dizi de işkencenin meşrulaştırılması için hakikat dışı söylemleriyle kişisel olarak benim düzenlediğim tıbbi değerlendirme raporlarını sahte gibi göstermeye çalışmaktadır.

4. Beni hedefe koyar gibi yapan, ancak son noktada çok tehlikeli bir duruma kapı aralayarak, işkence görenlerin zarar görmesine yol açacak ifadelere yer vermektedir.

5. Adli tıp uygulamalarında tıbbi değerlendirme; öykü, tıbbi muayene, ruhsal değerlendirme, tetkikler ve bu aşamalarda derlenen verilerin tartışılması, ayırıcı tanı ile sonunda tanıyı içeren bir sonuçtan oluşur.

6. Bu aşamalar ilk muayenelerde olmadığında eksikler tanımlanarak tüm inceleme adımlarının tamamlanması gereğini ifade eden bir değerlendirme de mümkündür.

7. İşkencenin belgelenmesi için sürdürülen araştırmalar aylar, hatta yıllar sonra işkence tanısı koyabilmeyi mümkün kılan tanı yöntemleri geliştirilebilmesini sağlamıştır. İstanbul Protokolü de tüm bu aşamaları ve yöntemleri içeren bir kılavuzdur.

8. Zarar verdiği ve zarar gördüğü iddia edilen tarafların varlığında bu taraflardan biri istediği olmadığında düzenlenen tıbbi belgeyi, kimi zaman da bu belgeyi düzenleyeni, kurumları değersizleştirmeye, bu olayda olduğu gibi nihai olarak işkenceyi meşrulaştırmaya hizmet eder.

9. İşkenceyi meşrulaştırmak topluma zarar verecek bir girişimdir. Bir kez meşru görüldüğünde toplumun tüm bireyleri işkence görme riski ile karşı karşıyadır.

 10. O nedenle işkence ile mücadele eden insan hakları savunucuları kimin kime işkence yaptığından, meşru göstermek için ortaya konanlardan bağımsız ve ayrımsız işkenceyi görünür kılmak için uğraş verirler.

11. Bir yargılama sürecinde olması gereken işkenceyle kanıt toplamak değil adil yargılama ile sürecin yürütülmesidir. Bir suç iddiasının araştırılmasında işkence görenlerin varlığı ve işkencenin görünür kılınması suçun araştırılmasını akamete uğratmaz.

12. Tam tersine işkence uygulaması mutlak yasak olmasına rağmen devam ettiğinde, cezasız bırakıldığında ve suça dair delillerin uygun yöntemlerle toplanması yerine getirilmediğinde o iddia edilen suçun da örtbas edilmesine yol açar.

13. Sahte rapor iddiaları da bu tıbbi belgelerin değersizleştirilmesi için yaygın olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu ülkede değil, dünyanın pek çok ülkesinde bu tür iddialarla on yıllardır karşılaştım.

14. Yapılan soruşturmalarda düzenlenen bütün raporların tıbbi bilgiye ve araştırmaya dayalı sonuçlar olduğunu kanıtlamış olsam da her seferinde denemekten vazgeçmediler, belli ki vazgeçmeyecekler.

15. Diziyi hazırlayanlar öyle olduğunu iddia etse de ne yazık ki bana ulaşmadılar. Herhangi bir açıklama isteği de olmadı.

16. İlgili tıbbi belgeleme süreci tümünde her zaman uyguladığımız gibi tıp biliminin olanakları ile ve birçok uzmanlık alanından görüşler ve ilgili tetkiklerin değerlendirmesiyle hazırlanmıştır.


17. Elbette bu raporlar tıbbi ortamlarda tartışılabilir. Yeni tetkikler varsa değerlendirilir. Bir bilimsel yayının tartışması bilimsel ilkelerle yapılır ancak işkencenin meşrulaştırılması için kullanılamaz.

18. Uygunsuz bu süreç ve sosyal medyada emek verdiğimiz kurumları da içine alacak biçimde yürütülen karalama kampanyası ile ilgili hukuki girişimlerde bulunacağımı da buradan paylaşayım."

140journos'un Açıklaması

140journos, Fincancı'nın açıklamalarından sonra bir açıklama yaparak, kendilerinin belgesel yayınından önce Fincancı'ya sorular ilettiklerini belirtti. Tarafların haklarındaki iddialara cevap vermeleri için platformlarının her zaman açık olduğunu vurguladı. Ayrıca, Fincancı'ya tekrar sorularını ilettiklerini ve vereceği yanıtların belgeselin altındaki açıklamalar ve yorumlar kısmında yer alacağını belirtti. Bunun dışında, serinin son bölümünde geniş çaplı bir cevap hakkı kullanmak istemesi halinde platformlarının bütün taraflara açık olduğunu ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız