KESK Antalya Şubeler Sözcüsü ve Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez tarafından Gezi'nin 10. yılında şu açıklama yapıldı: "Demokrasiye, haklarına, emeğine, doğaya, özgürlüklerine ve geleceğine sahip çıkan; ranta, talana ve yalana karşı birleşenlerin umudu, coşkusu, yaratıcılığı ve dayanışması olan Gezi Direnişi 10 yaşında.
Gezi Direnişi, siyasi iktidar tarafından 10 yıldır sürdürülen nefret diline ve hedef gösterme biçimlerine rağmen bizler için ülkemizin geleceği ile ilgili umut olmayı sürdürmektedir.
Berkin Elvan’ın, Ethem Sarısülük’ün, Ali İsmail Korkmaz’ın, Abdullah Cömert’in, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit’in, Ahmet Atakan’ın, Mehmet Ayvalıtaş’ın acısı milyonların yüreğinde hiç dinmedi. Onların aramızdan alınmasında sorumlu olanlar, bu cinayetleri işleyen faillere emir verenler ise yargının koridorlarında görünmez kılınıp, cezasızlıkla ödüllendirildiler.
Gezi Davası’nda İstanbul’da yargılanan 16 kişi, hukukun en temel ilkeleri yok sayılarak siyasi intikam hesaplarıyla cezaevine gönderildi. Bu yoldaşlarımızdan birisi olan Can Atalay halkın oylarıyla milletvekili seçilmesine rağmen yasalara aykırı olarak hala cezaevinde tutuluyor. Halkın kendisine verdiği vekillik görevini yerine getirmesi engelleniyor. Buradan Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak sesleniyoruz. Hukuka aykırı olarak içeride tuttuğunuz Can Atalay’ı hemen serbest bırakın. Yine hukuksuz bir şekilde içeride tuttuğunuz Gezi direnişçilerinin tamamını serbest bırakın.
Gezi’de hepimiz oradaydık, milyonlardık. Yaşamımızın her anına müdahale etmeyi kendine hak görenlere karşı farklılıklarımızla, umutlarımızla barış, demokrasi ve adalet talebiyle ülkemizin bütün kentlerinin meydanlarında sokaklarındaydık.
Son yaşadığımız seçim süreci Gezi’de bir bütün olarak taleplerimizin ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermiştir. Seçim süreci boyunca, toplumda korku ve panik havası yaratmak için devletinin tüm olanaklarını ve medyanın büyük bir kesimini seferber etmekten geri durmayan, kamu kaynaklarını sonuna kadar sömürenler seçim günü de birçok hukuksuz ve antidemokratik uygulamaya imza atmışlardır.

Bütün bu yaşananlara rağmen bugün de Gezi’deki birlikteliği var edebilmek, baskıcı, yasakçı ve faşizan politikalara karşı bu topraklarda eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi, barışı ve adaleti yeşertebilmek için bir arada olacağız. Ve emekçiler, ezilenler, ötekileştirilenler, yok sayılanlar olarak birleşerek mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız.
Hukukun üstünlüğü ilkesini ortadan kaldırıp güçlünün hukukunu dayatmak isteyenlerin ötekileştirdiği tüm kesimlerle el ele vererek Birleşe birleşe kazanacağız.

Gezi direnişi bize hep birlikte yeniden ve yeniden umudu diriltmemizi, hep birlikte şarkılarımızı söylememizi ve el ele vererek yarınımızı inşa etmemizi öğretti.
Bu enerjimizden, umudumuzdan rahatsız olanlara inat; emeğimize, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkacak, demokrasiyi, laikliği, barışı ve adaleti sağlama mücadelesini güçlendireceğiz. Gezi’de verdiğimiz sözü unutmayacağız! Birleşe birleşe kazanacağız!
Gezi'de kaybettiğimiz canlarımızı bir kez daha saygı ile anıyoruz. Karanlık gider Gezi kalır."
Süleyman GEZİCİ