Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavı sona erdi. Öğretmenlere uzman ve baş öğretmen olarak kariyer unvanı kazandıracak olan sınavda adaylar 81 ilde 1489 okulda 28 bin 650 salonda 150 dakika boyunca ter döktü.
Aday öğretmenlere; ‘öğretme ve öğrenme süreçleri alanından 15, ölçme ve değerlendirmeden 12, özel eğitim ve rehberlik bölümünden 15, eğitim araştırmaları ve AR-GE çalışmalarından 10, eğitimde kapsayıcılıktan 12, çevre eğitimi ve iklim değişikliğinden 10, sosyal iletişimden 10, dijital yetkinlikten 8, okul güvenliğinden 8’ olmak üzere 100 soru soruldu.
Eğitim-İş Sendikası Antalya Şube Yönetimi konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Bugün, eğitim emekçilerinden görüş alınmadan, Saray’ın talimatı ve yandaş sendikaların oluruyla hayatımıza sokulan ve mesleğimizin üzerine kara bir bulut gibi çöken Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öngördüğü uzman öğretmenlik sınavları, bizlerin ve ilerici kamuoyunun tüm itirazlarına rağmen yapılmıştır. Bugün zaten “güvenceli istihdam bir haktır” diyen Anayasamıza aykırı olarak öğretmenleri sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye ayrıştıran MEB, düzenlediği bu ezbere dayalı sınav sistemiyle yeni suni ayrıştırmalar için en somut adımlardan birini atmıştır. Sadece 5 gün sonra, yani Öğretmenler Günü’nde en büyük övgüleri dizmek için riyakarca bir yarışa girecek olanlar, bugün öğretmenlerin uzmanlıklarını da, diplomalarını da, haklarını da, sorunlarını da resmi olarak görmezden gelmiştir” ifadelerini kullandı.
TARİH BUGÜNÜ UNUTMAYACAK
Öğretmenlerin yeterliliğinin ölçmeye kalktığı bir gün olarak tarihe geçeceğine vurgu yapan eğitimciler “Bugün, eğitimci bile olmayan, Bakanlığın as kadrolarının çoğunu eğitimcilikle alakası olmayan şahıslarla dolduran bir Milli Eğitim Bakanı’nın kendi yeterliliğine bakmadan, ezbere dayalı bir sınavla öğretmenlerin yeterliliğini ölçmeye kalktığı bir gün olarak tarihe geçmiştir. Daha da acınası olan, geçim derdiyle boğuştuğu için yüzbinlerce öğretmenin içlerine sinmediği halde, ölümü görüp sıtmaya razı olur bir vaziyette bu sınava girmesini, sınavın doğruluğuna bir kanıt gibi gösterilmeye çalışılmasıdır. Açıkça MEB, kendi aciz bıraktığı eğitim emekçisinin seçtiği mecburi istikametlerle gurur duyacak kadar hakkaniyetini yitirmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki tarih bugünü unutmayacaktır!” dedi.
ÖMK’YI TARİHE GÖMECEĞİZ
‘Bugün MEB için utancın, biz eğitim emekçileri için ise direncin günüdür’ diyen eğitimciler “Bizler dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, öğretmen görünce kulağını kaşıyarak arkasını dönen bu zihniyetin yaptıklarını unutmayacağız! Sınıfta öğretmenin önüne geçmeyi dahi doğru bulmayan bir bakış açısıyla kurulan bu ülkenin eğitim sistemine, öğretmenin gözüne bakacak yüzü bile olmayanların verdiği zararı unutturmayacağız! O yüzden bugün MEB için utancın, biz eğitim emekçileri için ise direncin günüdür! Biz bu rezil tabloya bakıp kararlılığımızı pekiştirecek ve önünde sonunda mesleğimize hakaret niteliğindeki ÖMK’yı tarihin çöplüğüne, onu imal eden zihniyetin yanı başına göndereceğiz!” dedi.
YALAN ÖVGÜLERE DEĞİL SAYGIYA İHTİYACIMIZ VAR
24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Milli Eğitim Bakanlığı’nın kutlamalarına katılmayacaklarını vurgulayan Eğitim İş Sendikası Şube Yönetimi şunları söyledi: “ Eğitim emekçisinin kazanımlarına göz diken, onun uzmanlığını görmezden gelip emeğini küçümseyen bu anlayışın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde riyakarca sarf edeceği ezbere övgüleri istemiyoruz! Eğitim emekçilerinin yalan övgülere değil, gerçek saygıya ihtiyacı var. Eğitim emekçilerinin günde bir kez hatırlanmaya değil yıl boyu insani koşullarda çalışıp insanlık onuruna yaraşır ücretler almaya ihtiyacı var. Eğitim emekçisinin “yeterliliği” olan bir Milli Eğitim Bakanlığı’na ihtiyacı var. Mesleğimize en çok zarar veren yöneticilerin, takiyye yaparak mesleğimizi övmesini dinlemeyeceğiz.” HABER MERKEZİ