Marmara Denizi’nde bir dönem büyük çevre felaketine yol açan müsilaj (deniz salyası) yeniden ortaya çıktı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın bu hızla yayılması halinde en geç 4 hafta içinde tüm Marmara’yı kaplayabileceğini söyledi.
“Bu Kadar Erken Görülmesi Aciliyetin Göstergesi”
Haziran 2025’te deniz yüzeyinde görünmeyen, yalnızca su kolonunda tespit edilen müsilajın üç ay gibi kısa bir süre sonra yeniden gözlemlendiğini belirten Prof. Sarı, “Bu kadar erken ortaya çıkması konunun aciliyetini gösteriyor” dedi.
10–30 Metre Derinlikte Tespit Edildi
Prof. Sarı’nın paylaştığı verilere göre; Gemlik Körfezi, Tekirdağ kıyıları, Marmara Adası çevresi, Bandırma ve Erdek körfezleri ile Çanakkale Boğazı girişinde 10–30 metre derinliklerde müsilaj görüldü. Bu hızla yayılması halinde tüm Marmara Denizi’nin kısa sürede tehdit altında olduğu bildirildi.

“Elimizdeki Tek Araç Kirlilik Yükünü Azaltmak”
Müsilajın iklim değişikliği, deniz sıcaklıklarının artışı ve yüksek kirlilik yüküyle tetiklendiğini belirten Sarı, “İlk iki faktöre müdahale şansımız yok; elimizdeki tek araç denizin kirlilik yükünü azaltmak” ifadelerini kullandı.
Kısır Döngü Uyarısı
1994, 2007, 2020, 2024 ve 2025 yıllarında tekrar eden müsilajın artık daha kısa aralıklarla görüldüğünü vurgulayan Sarı, bunun “kısır döngü” işareti olduğuna dikkat çekti. 2021’de açıklanan Marmara Denizi Eylem Planı’nın etkin uygulanmadığını söyleyen Sarı, “Yazın yüzeyde görünmeyince seviniyoruz ama sorun kökten çözülmediği için tekrar ediyor” dedi.
Ekosistem ve Balıkçılık Ağır Darbe Aldı
Müsilajın Marmara Denizi’nin doğal filtreleri olan pinalar ve deniz çayırlarını yok ettiğini belirten Prof. Sarı, bunun ekosistemi uzun vadede geri dönülmez şekilde tahrip ettiğini vurguladı. Balıkçılık sektörünün ilk kurban olduğunu ifade eden Sarı, “Küçük balıkçılar avlanamaz hale geldi, endüstriyel balıkçılar Marmara’yı terk etti” dedi.
Turizm ve Denizcilik Risk Altında
Turizm ve denizcilik sektörlerinin de ciddi tehdit altında olduğunu söyleyen Sarı, acil adımların atılmaması halinde Marmara Denizi’ndeki ekonomik faaliyetlerin de büyük zarar göreceğini dile getirdi.
“Artık İşin Şakası Kalmadı”
Prof. Sarı, müsilaj sorununa karşı atılması gereken öncelikli adımları şu şekilde sıraladı:
Yeni bir acil eylem planı hazırlanmalı.
Çalışmayan arıtma tesisleri devreye alınmalı, yapımı sürenler tamamlanmalı.
Endüstriyel atıklar sıkı denetimle kontrol altına alınmalı.
Arıtma tesisleri ileri biyolojik arıtmaya dönüştürülmeli.
Merkezi yönetim ve yerel yönetimler iş birliği yapmalı.
Ulusal ölçekte farkındalık kampanyaları başlatılmalı.
Son uyarısını yineleyen Sarı, “Toplantılarla zaman kaybetmekten, suçu birbirimize atmaktan vazgeçelim. Marmara Denizi ağır yaralı. Acilen harekete geçmeliyiz” dedi.