Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | İsmail Saymaz'dan Dilan Polat iddiası

İsmail Saymaz'dan Dilan Polat iddiası

Gazeteci yazar İsmail Saymaz, yargıdaki 'rüşvet' iddialarıyla ilgili Dilan Polat ile ilgili iddia ortaya attı.

Gazeteci yazar İsmail Saymaz, yargıdaki 'rüşvet' iddialarıyla ilgili Dilan Polat ile ilgili iddia ortaya attı.

İsmail Saymaz'dan Dilan Polat iddiası

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar, adliyede “rüşvet, iş takibi, aracılık ve usulsüzlük” iddialarını içeren bir dilekçeyi Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) gönderdi.

Bu dilekçeyle ilgili olarak gazeteci yazar İsmail Saymaz bir yazı yazdı. Saymaz, Dilan Polat soruşturmasında “dosyasının kapatılması için büyük paraların döndüğünü” duyduğunu söyledi. Saymaz, bu dilekçenin yargıda varlığı giderek artan ve kokan ‘kanalizasyonun’ çöktüğünün işareti olabileceğini belirtti.

Saymaz, “kara para aklama” suçlamasıyla eşiyle birlikte hakkında soruşturma açılan Dilan Polat’ın dosyasının kapatılması için büyük paraların döndüğü iddiasını örnek olarak verdi.

Saymaz bugünkü yazısında şöyle dedi:

“Uçar’ın dilekçesi hem HSK’yi hem de Adalet Bakanlığı’nı rahatsız etti. Dilekçe pazartesi HSK’nin gündemine geldi. Kurul müfettiş atadı. Bu dilekçe yargıda varlığı giderek artan ve kokan ‘kanalizasyonun’ çöktüğünün işareti olabilir. Güncel bir örnek sunayım. Dilan Polat dosyasının kapatılması için büyük paraların döndüğünü duyuyorum. Demek istediğim… Her adliyede menfaat karşılığında davaların sonuçlandırılıp tahliyeler yapıldığına dair genel bir kabul var. İranlı uyuşturucu taciri Zindaşti’nin Burhan Kuzu vasıtasıyla tahliyesi, en somut örnek. Bu nedenle Uçar’ın iddiaları ciddiye alınmalı. Altun ve Demiroğlu başta olmak üzere, rüşvet aldığı kanıtlanan herkes, o adliyeye ancak sanık sıfatıyla gelebilmeli. O dilekçe yargıdaki hakimiyet mücadelesinin ilanı ise Uçar bedelini ödemeli. Ama anladığım kadarıyla… İki taraf bu dilekçeler sanki verilmemiş gibi mesleklerine devam ediyorlar. Üstelik aynı adliyede ve aynı koltuklarda oturuyorlar. Demiroğlu, hapis cezaları ve beraat kararları veriyor, tahliye ve tutukluluklara imza atıyor. Gerçekten rüşvet aldıysa verdiği kararların hepsine şüphe düşer. Buna karşın Uçar’ın başsavcılığında soruşturmalar sürdürülüyor, davalar açılıp takipsizlik kararları veriliyor. Eğer dilekçesindeki suçlamalar gerçek değilse soruşturmalardaki bütün işlemler gölgelenir. Dilekçelerin gereği yapılmazsa yargı rüşvet suçlamasının altında kalır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız