Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
12°
Akdeniz Gerçek | Galeriler | Antalya | Melas’ta mevsimsiz hüzün….

Melas’ta mevsimsiz hüzün….

Karmakarışık duygularla bindi otobüse masalcı Antalya’dan. İstikamet Manavgat, menzil yine ırmak kenarı. Şükrü Sözen’e birkaç gün önce “Bi kahve içelim” demişti, “her zaman” demişti.

Karmakarışık duygularla bindi otobüse masalcı Antalya’dan. İstikamet Manavgat, menzil yine ırmak kenarı. Şükrü Sözen’e birkaç gün önce “Bi kahve içelim” demişti, “her zaman” demişti.

KAYNAK: Nizamettin Özmen
Melas’ta mevsimsiz hüzün….
Melas’ta mevsimsiz hüzün…. 1
Karmakarışık duygularla bindi otobüse masalcı Antalya’dan. İstikamet Manavgat, menzil yine ırmak kenarı. Şükrü Sözen’e birkaç gün önce “Bi kahve içelim” demişti, “her zaman” demişti. Niyazi Nefi Kara döneminde hizmete açılan emekli kahvesine uğradı, güzel bir kahve, yanına yaşananları sindirebilmek için soda aldı masalcı. Her ölüm erkendir… Mevsim algısı da değişir. “Bu yıl yaz gelemedi” diyen de biziz, yerine göre “havalar da serinleyemedi” diyende. Ama bu mevsim öyle değil, ilkim değil, duygu.
1 / 5
Melas’ta mevsimsiz hüzün…. 2
Övünmek gibi olmasın Manavgatlıdır Masalcı… Nerede olduğu önemli değil, toprağıdır Manavgat. Fiziksel olarak uzak kalsa da masalcı, bir yanı hep Manavgat’ta dır.Bu yıl bambaşka bir yaz sezonu yaşadı Manavgat. Kiminin geleceği yandı, kiminin yüreği. Evet, anladınız onu.Masalcı Akay Şenel’i, Zeynel Şenol’u, Şükrü Sözen’i yakından tanıdı. (Sahi bizim sol cenah, Zeynel Şenol’un TRT’den emekli olduğunu, Klasik Türk Müziği’ni çok sevdiğini, hatta geniş bir koleksiyonu olduğunu bilmezsiniz değil mi?)
2 / 5
Melas’ta mevsimsiz hüzün…. 3
Hepsiyle derin sohbetleri oldu. Sadece Belediye Başkanları mı? Unuttuk mu Ahmet Boztaş’ı.Hamdolsun hiçbiri ekonomik değildi. Şükrü Sözen yola çıkarken “Gel buraya, takacağım kravata bile sen karar vereceksin” dediğinde “Oğlumun müzik eğitimi önemli, Manavgat’ta olanaklar kısıtlı, ailemden ayrılamam” dedi.Bunca uzun siyasi yolculuğunda masalcının yolu Niyazi Nefi Kara ile 1 kez kesişti. Simith Kavşağı’nda Ayhan Abay’a uğramıştı, orada.
3 / 5
Melas’ta mevsimsiz hüzün…. 4
Adaylık başvurusu yapmış, oradan geliyormuş. “Doymadın mı?” diye sordu masalcı, “Partim istedi, ben de başvuru yaptım. Malum mevcut Başkan istemiyor” dedi.Masalcı belinden ameliyat olmuştu iki gün önce, MR sonucunu gösterdi Kara’ya. “Yürümeyi ihmal etme” dedi. Ah be Niyazi, ne olurdu senin de yolculuğun tertemiz, uzun soluklu olsaydı.Tüm bu yaşananlardan sonra kafasına takıldı kaldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Türkiye’yi Manavgat gibi yöneteceğiz” cümlesinden ilham mı alındı, “İşte böyle yönetecekler ülkeyi” demek için mi?
4 / 5
Melas’ta mevsimsiz hüzün…. 5
Masalcı kimsenin avukatı değil de, 40 yıllık gazeteci, yaşı 60’a dayandı, yaşadıklarından öğrendiği var. “babana bile güvenme” gibi.İşte böyle karmakarışık duygularla bindi otobüse masalcı Antalya’dan. İstikamet Manavgat, menzil yine ırmak kenarı. Şükrü Sözen’e birkaç gün önce “Bi kahve içelim” demişti, “her zaman” demişti. Niyazi Nefi Kara döneminde hizmete açılan emekli kahvesine uğradı, güzel bir kahve, yanına yaşananları sindirebilmek için soda aldı masalcı.“Çekti ayakları kahveye vardıAçtı tabakasın, sigara sardıDaldı.. neden sonra garsonu gördü'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.”Bu dizeler dolandı diline, Ahmet Boztaş’dan dinlemişti, ameliyat sonrası biraz da kısık sesiyle… “Abdurrahim Karakoç en sevdiğim şair” deyip 2 şiir daha döktürmüştü Boztaş, hem de ezberden.Sözen ile buluşamadı, malum düğün telaşı vardı, kız babası olmanın ne demek olduğunu kendinden bilirdi.Evet, aylardan ağustostu, ama mevsim sapsarı bir hazandı. Yakmıştı düşen ateş yaprakları, ama dalındaydı. Belki düşebilseydi yapraklar Melas’ın sularına, giderayak serinleyecekti, olur ya…. NİZAMETTİN ÖZMEN
5 / 5
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız