Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan Mahir Doğan, Antalya’lı işçi ve emekçilere seslendi.
Urfa OSB de bulunan ünlü kot markası LEVİ’S ve bir çok ünlü markalara fason iş yapan, ihracat rekorları kıran Özak Tekstil fabrikasında örgütlü oldukları Sarı sendika ÖZ-İPLİK İŞ sendikasından istifa ederek 450 işçi, Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİR-TEK SEN) ’e üye olduktan sonra yaşadıkları mobingi anlattı.
Değerli basın emekçileri ve Antalya’lı işçi , emekçi kardeşlerim, Urfa OSB de bulunan ünlü kot markası LEVİ’S ve bir çok ünlü markalara fason iş yapan, ihracat rekorları kıran ÖZAK TEKSTİL fabrikasında örgütlü oldukları Sarı sendika ÖZ-İPLİK İŞ sendikasından istifa ederek 450 işçi, BİRLEŞİK TEKSTİL DOKUMA ve DERİ İŞÇİLERİ SENDİKASI (BİR-TEK SEN) ’e üye oldular. Sendika değiştiren işçiler yaklaşık beş aydır sarı sendika ve işveren tarafından yoğun bir baskı ve mobingle mücadele ediyorlar. İşverenin ÖZ-İPLİK İŞ sendikası ile birlikte işçilere BİR-TEK SEN den istifa etmeleri yolunda yapılan baskılar sonucu 17 gün önce bir kadın işçi BİR-TEK SEN den istifa etmediği için işten atıldı. Bir çok işçi ikna odalarına çekilerek, baskı ve mobin uygulanarak BİR-TEK SEN den istifa etmeleri istendi. İş veren temsilcileri başta kadın işçilerini telefonla arayarak, bölgenin aşiret yapısını da kullanarak baskılarının şiddet ve dozunu arttırdılar. Amaçları işçilerin birlik ve mücadele azmini kırmak. İşçilere reva gördükleri kölelik düzenini devam ettirmek. Bunun üzerine ilk gün 450 işçi ile başlayan hak alma mücadelesi, fabrika içinde kalan diğer işçilerinde iş bırakması ile 750 işçinin çalıştığı fabrikada üretim tamamen durdu. Üretimden gelen gücünü kullanarak iş bırakıp fabrika önünde direnişe başladılar.
Ne olduysa o günden sonra oldu. Daha direnişin ilk gününden ihtibaren Fabrika önünde Anayasa’dan aldıkları meşru direnme hakllarını kullanmak isteyen ÖZAK TEKSTİL İŞÇİLERİ Şanlıurfa Valili’ sinin kanun tanımaz ve yasa dışı talimatı ile gaz bombaları, tazyikli su ve aşırı kuvvet kullanarak onlarca işçiyi , savcılık kararı dahi olmadan göz altına aldılar. Direnişin başladığı günden bu zamana kadar yoğun bir saldırı dalgası yaşanırken Jandarma, Polis ve Özel tim görevlileri BİR-TEK SEN Genel Başkanı Mehmet TÜRKMEN, sendika yöneticileri ve 158 işçi arkadaşımız yerlerde sürüklenerek HUKUKSUZ bir şekilde göz altına alınırken, direnişin ilk gününden ihtibaren işçilerin haklı mücadelesine desdek veren Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA ve İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN’da Milletvekili oldukları bilinmesine rağmen yerlerde sürüklenmiş ve fiili saldırıya uğramışlardır.
İşçiler soruyor; Anayasal hakkımız olan sendika seçme özgürlüğünü kullanmak, işten atılan kadın arkadaşımızın işe geri dönmesi için fabrika önünde başlattığımız eyleme Şanlıurfa Valisi destek ve yardımcı olmak yerine neden ÖZAK TEKSTİL fabrikası patronunun talimat ve isteği ile işçilere bu zulmü yapıyorsunuz ? Neden işçilerin polis ve jandarma saldırılarından korunmak için cami bahçesine sığınan işçileri Şanlıurfa Müftüsünü devreye sokarak, Cuma günü camiyi kapattırdınız ? Neden anayasal hakkımız olan basın açıklaması ve direniş hakkımızı baskı ve şiddetle engelliyorsunuz?
Türkiye sermaye gurupları ve bizler şunu çok iyi biliyoruz ki ÖZAK TEKSİL işçilerinin Anayasal hakları için verdiği bu mücadele başarı ile kazanılırsa, Türkiye’de bulunan tüm OSB lerde artık sendikal hak ve özgürlük ,kölelik koşullarında düşük ücret ile çalıştırılan, ihracat rekorları kıran fabrikaların işçileri, önümüzdeki dönemde ÖZAK TEKSTİL işçilerini kendilerine bir yol gösterici olarak görüp haklarını almalarından korkuyorlar.
Doğan, işçiler ve sendikanın talebinin net ve anlaşılır olduğunu söylerken anayasal haklarını kullanmak için talepte bulundu. Taleplerini: İşten atılan kadın işçinin yeniden işe alınması, İşçilerin üye olacakları sendikayı kendilerinin seçmesi, dolayısıyla BİRTEK-SEN’e geçmiş olmaları hakkını patronun tanınması, direnişte geçen sürede ücretlerinin kesinti yapılmadan ödenmesinden ibarettir' şeklinde ifade etti.
Doğan sözlerine:
Özak Tekstil işçileri tüm bu baskı ve saldırılara karşı bir tek şeye güveniyor! O da: İşçilerin birliği ve dayanışması! Özak Tekstil işçileri kazanırsa, patron baskısından, düşük ücretlerden, çalışma koşullarından, sendikasızlıktan yakınan tüm işçiler kazanacak. Özak işçilerinin direnişine Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak ses veriyoruz. Ve buradan Levi’s markasını uyarıyor ve bu suça ortak olmamaya çağırıyoruz. Acilen bu durumile ilgili yaptırım yapmasını istiyoruz. Antalya’daki işçi ve emekçilere bu mücadeleyi büyütmeye ve dayanışmaya çağırıyoruz.
şeklinde bitirdi.
