Antalya’nın Kaş ilçesi Çerler ve Ahatlı bölgesinde MRT Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından II-B Grubu Mermer Ocağı Projesi için ÇED Başvurusunda bulundu, mermer ocağı 24,95 hektarlık tamamen ormanlık bir alanda hayata geçirilecek. Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy, Akdeniz Gerçek Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, mermer ocağı alanında Tüse denilen arkeolojik alanın bulunduğu iddialarının olduğunu söyledi. Akoy, “Ruhsat başvurusunda bulunmuş alanın içinde de Tüse denilen bir arkeolojik alanının olduğu söyleniyor. Alan keşfini daha yapmadık. Bu hafta içinde alanda keşif yaparak arkeolojik kalıntılar var mı tespit edeceğiz. Ona göre de bir an önce tescil başvurusunda bulunacağız” dedi. Mermer ocağı için ÇED Başvurusu yapan bölgesinde MRT Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin önceden de bölgede bazı girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
9,2 Milyon Metreküp Rezerv
Projeye göre, mermer ocağının yıllık toplam üretim kapasitesi 500.000 metreküp olacak. Bunun yalnızca 50.000 metreküpü blok mermer olarak çıkarılırken, 450.000 metreküpü pasa yani kazı malzemesi olarak sahada kalacak. Toplam görünür rezerv yaklaşık 9,2 milyon metreküpü, muhtemel rezerv ise 18,9 milyon metreküp olarak belirlenmiş.

Ne Kadar Ağaç Kesilecek Açıklanmadı
Proje sahası Ahatlı Mahallesi yerleşimine 937 metre, Kaş ilçe merkezine 18,2 km ve Antalya şehir merkezine 173 km uzaklıkta bulunuyor. Tamamen orman alanı olan alanda ne kadar ağaç kesileceği açıklanmadı. Ancak raporda kesilecek ağaç sayısının 5 katı kadar dikim yapılacağı belirtildi.
CHP Antalya Sahada! Korkuteli’nde Mermer Ocağı ve GES Tepkisi
Topografya Kalıcı Olarak Değişecek
Alan ve çevresinde endemik bitki türleri, sürüngen ve memeli türleri ile kuş türlerinin bulunabileceği belirtilirken, orman karakteri nedeniyle fauna üzerinde yüksek etki riski bulunduğu ifade edildi. Gürültü, toz ve habitat kaybı gibi çevresel etkiler söz konusu. Projede öngörülen en önemli riskler arasında orman tahribatı ve habitat kaybı, pasa sahası nedeniyle ekosistem tahribi, toz ve gürültü kirliliği, su kaynakları üzerinde potansiyel etkiler ve topografyanın kalıcı olarak değişecek.

“Köylüler Karot Almaya İzin Vermemiş”
Firmanın daha önce karot örneği almak için sahaya girmeye çalıştığını, ancak köylülerin buna izin vermediğini söyleyen Ahmet Murat Akoy, “Önceki sene gelmiş firma temsilcileri, buradan karot almaya çalışmış fakat köylüler izin vermemişler ve alana sokmamışlar aslında. Normalde karot alınmadan ruhsat başvurusunda bulunulması garip. Çünkü siz önce karot alır numuneyi görürsünüz. Aldığınız numune iyiyse, mermer kalitesi yüksekse ona göre müracaatta bulunursunuz” dedi.
Korkuteli’de Mermer Ocağı İsyanı: Ranta İzin Vermeyeceğiz
"Sömürge Madenciliğinden Vazgeçilmeli"
Akoy, Türkiye genelinde son 15 yılda 386 bin ruhsat verildiğini, Milli Park’ların, zeytinlikleri ardından orman muhafaza alanlarının da madencilik faaliyetlerine açılması için yönetmelikler düzenlendiğine dikkat çekerek, “Neredeyse bir buçuk yıllık süreçte kaşa üç tane ruhsat verildi. Genel sahneye baktığımız da ise Türkiye'de sadece 15 yıl içinde 386 bin ruhsat verilmiş. Yani 81 ilimiz olduğu düşünüldüğü zaman inanılmaz bir ruhsatlandırma var. Bunun sonucunda orman varlığımızı, tarım alanlarımızı, su kaynaklarımızı hızla kaybediyoruz. Çocuklarımızın refah içinde güvenli bir geleceğe sahip olmasını istiyorsak bir an önce bu sömürge madenciliği politikalarından vazgeçmeliyiz” dedi.
