Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | İklim krizinin kente yansımaları 1

İklim krizinin kente yansımaları 1

Kriz artık kapıya dayandı. 1995 yılında özelleşen Antalya su işletmesi işini alan ANTSU adlı Fransız firması 22 Mart 1996’da Antalya’da ilk kez “Dünya Su Günü” etkinliği gerçekleştirmişti. O yıl ki tema “Kirli Şehirlere Su” başlığı altındaydı.

Kriz artık kapıya dayandı. 1995 yılında özelleşen Antalya su işletmesi işini alan ANTSU adlı Fransız firması 22 Mart 1996’da Antalya’da ilk kez “Dünya Su Günü” etkinliği gerçekleştirmişti. O yıl ki tema “Kirli Şehirlere Su” başlığı altındaydı.

İklim krizinin kente yansımaları 1

Konuşmacı İstanbul Teknik Üniversitesi’nden, Türkiye’nin ilk çevre mühendislerinden Kriton Curi; “Bugün size abartılı gelebilir ama, 30 yıl sonra arabanızı foşur foşur yıkayamayacaksınız. Balkonunu yıkamak yerine paspaslayacaksınız. Halıları bol sabunla yıkayamayacaksınız” demişti.

Bizde o zamanlar, “Elin Fransızı Antalya’da suyu pahalı satıyor, içmeye korkuyoruz” diye geyik yapmıştık. Bir de 1990- 1993 yılları arasında Yeni İleri Gazetesi’nde Gece Sorumlusu olarak çalışırken Anadolu Ajansı’nın telex cihazını takip ederdim. O yıllardan kalma bir haberi unutamam. “30-50 yıl arası bir süreçte, bugünkü Basra iklimi Akdeniz’e, Akdeniz iklimi Orta Anadolu’ya, Orta Anadolu iklimi Karadeniz’e kayacak. Bununla birlikte, bugünkü Kızıldeniz’deki canlı potansiyeli Akdeniz’e taşınacak.

Tutmadı (5)-1

Yıllar önce İklim değişikliği nedeniyle kent mobilyası olarak düşünülen süs havuzlarının “bitki havuzu”na dönüşmeye başladığını biliyordum, zaten bekliyordum da.

Andızlı mezarlık- Markantalya arasındaki bölge ve 100. Yıl  Caddesi’nde yapılan kaktüslü refüj çalışmasını kaygı ile izlerim hep.

Bir Ankara- Antalya yolculuğunda, Polatlı ilçesinin içinden geçen karayolunda uygulanan refüj çalışması beni taaa 90’lara götürdü. Evet, artık refüjler yeşil çim değil, boyalı çakıl taşları ile donatılıyordu.

Photo 2024 05 29 07 06 33

Antalya artık büyüdü, her noktadan haberimiz yok. Benim gibi aracı olmayanların güzergahını Ulaşım AŞ. belirliyor. Beşkonaklılar Mahallesi’ne taşındığımızda, bölgede yeni açılan devasa yolların refüj ve kavşaklarına çim ve ağaç yerine bordör taşı döşendiğini gördük. (Yaptığımız görüşmede, bordör taşının geçmiş yönetimler döneminde denenip, vazgeçildiğini öğrendik. Onun yerine tahta parçaları ve taş kullanılıyor. Bir de dayanıklı çim.) Ardından Büyükşehir Altınova Caddesi’nde susuzluğa dayanıklı bitliler ve boyanmış ağaç kıymıkları ile düzenleme yaptı. Bu arada haberlere “İklim değişikliği”nin artık “kriz” olduğu, dünya genelindeki siyasi göçlerin yakında iklime dayanıklı ekonomik göçe dönüşeceği dillendirilir oldu.

Tutmadı (1)-1

Son olarak yerel seçim öncesi Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bastırılan ve içinde çevre ve iklim projelerini anlatan kitap Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy tarafından bana ulaştırılınca düğmeye bastım. Büyükşehir Belediyesi, Peyzaj Mimarları Odası ve Çevre Yatırım Danışmanı Cem Arüv’den İklim Krizi ve susuzluğun kent mimarisine etkilerini konuşmak üzere yola çıktım. İlk durak Büyükşehir Belediyesi.

Tutmadı (4)-1

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız