Antalya, geçtiğimiz hafta art arda yaşanan üç depremle sarsılmıştı. İlk deprem Konyaaltı ilçesine bağlı Yarbaşçandır Mahallesi’nde 4.3 büyüklüğünde meydana gelirken, aynı gün Kemer açıklarında 3.8 ve Serik ilçesinde 4.9 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha kaydedildi. Sarsıntılar kent genelinde paniğe neden olmuştu. Depremlerin ardından Mimarlar Odası Antalya Şubesi yazılı bir basın açıklaması yaparak, kentteki yapılaşma politikaları ve afetlere hazırlık sürecine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Mimarlar Odası Antalya Şubesi açıklamasında, afetlere karşı alınacak önlemlerin bilimsel veriler ışığında ve kamu yararı gözetilerek hayata geçirilmesi gerektiğini kaydedildi. Rant odaklı planlama ve yapılaşma politikalarının terk edilmesi gerektiğini belirten Mimarlar Odası Antalya Şubesi, “Geri dönülmez kayıplara yol açan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları yaşananlardan ders alınarak terk edilmelidir” ifadeleri kullanıldı.
“Yapılan Uyarılar Gazete Manşetlerinde Kaldı”
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, yaklaşık 35 yıldır kentte yaşanan her deprem öncesi ve sonrasında benzer uyarıları yaptıklarını ancak bu uyarıların çoğu zaman karar vericiler tarafından karşılık bulmadığını ifade ederek, “35 yıldır Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak, ülkemizde yaşanan her depremin öncesinde ve sonrasında kentimize ilişkin benzer uyarıları yapmak zorunda kaldık. Ne var ki açıklamalarımız çoğu kez yalnızca gazetelerin manşetlerinde kalmış, karar vericiler tarafından gerekli adımlar atılmamıştır. Yine bu 35 yıl içinde, Kumbul dönemi hariç, kentimizdeki belediyelerden deprem ve deprem riskleri konusunda kayda değer bir çalışma göremedik” açıklamasını yaptı.

Zeminde Sıvılaşma Var
Antalya zemininde sıvılaşma riski taşıyan alanlar ile oluşumunu tamamlamamış travertenler üzerinde çok sayıda yapı bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, vatandaşların yaşadıkları binaların güvenliği konusunda sorgulayıcı olmaları gerektiği hatırlatıldı. İlçe belediyelerinin son dönemde afet çalışmalarına ilişkin bazı olumlu adımlar attığı belirtilse de, bu çalışmaların bütüncül bir planlama yaklaşımından uzak olduğu vurgulandı.
Şeffaflık Çağrısı
Kentteki en kapsamlı çalışmanın 2021 yılında AFAD koordinasyonunda hazırlanan Antalya İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) olduğunu hatırlatan Mimarlar Odası Antalya Şubesi, “Son dönemde ilçe belediyelerinin deprem ve afet çalışmalarına ilişkin olumlu fakat parçacıl adımlar atmasına karşın, kentimizde yapılmış en önemli çalışma; 2021 yılında Sayın Valimiz başkanlığında, AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan “Antalya İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP)” tır. Bu planda belediyelere ve çeşitli kamu kurumlarına önemli görevler verilmiştir. Bu görevlerin bir kısmının 2022 yılı sonuna kadar tamamlanmış olması gerekirken, 2025 yılına gelmiş olmamıza rağmen kamuoyu bu konuda yeterince bilgilendirilmemiştir” ifadelerini kullandı. AFAD ve belediyelere, plan kapsamında bugüne kadar yapılan çalışmaların şeffaf bir şekilde açıklanması çağrısı yapıldı.

“Hızlı Tarama Çalışmaları Yapılmalıdır”
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut jeolojik etüt raporlarını güncellemesi gerektiği belirtilirken, İstanbul’da uygulanan “Hızlı Tarama Yöntemi”nin Antalya’da da hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekildi. Bu yöntemin riskli yapı tespiti değil, ön değerlendirme amacı taşıdığına vurgu yapılarak, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 5 yıldır uyguladığı Hızlı Tarama Yöntemi, riskli yapıların doğrudan tespit edilmesi değil, risk göstergesi oluşturması açısından yol gösterici bir çalışmadır. Bu yöntemle İstanbul’da 300’ün üzerinde binanın, deprem olmasa dahi yıkılabilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Kentimizde de benzer nitelikte yapıların olabileceği açıktır. Bu nedenle Antalya’da da hızlı tarama çalışmalarının başlatılması önemlidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi ile iş birliği yaparak bu yöntemi uygulamaya başlamalı; bunun riskli yapı tespiti değil bir ön değerlendirme olduğu halka açık biçimde anlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Çalışmalar Hızlandırılmalı”
Açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Deprem Master Planı’nın bir an önce Sakınım Planı’na dönüştürülmesi gerektiği ifade eden Mimarlar Odası Antalya Şubesi, “Antalya Büyükşehir Belediyesi, başlattığı Deprem Master Planı çalışmasını bir an önce Sakınım Planı çalışmasına dönüştürmeli; Doğal Afetler Bilim Kurulu oluşturulmalı ve bu kurulun görüşleri doğrultusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır. Deprem ve afet güvenliğine ilişkin çalışmalarda, maddi imkânları kısıtlı yurttaşların güçlendirme veya yenileme süreçlerine ilişkin destek mekanizmaları geliştirilmelidir. Ulusal ve uluslararası uzman görüşleri ile meslek odalarının katkıları bu sürecin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Antalya Büyükşehir Belediyesi, deprem sonrası yapılan yardım kampanyalarının önemini gözeterek, deprem olmadan önce de kentin tarihi ve doğal değerlerini güçlendiren, ulusal ve uluslararası kaynak yaratabilecek örnek modeller üretmelidir” ifadeleri kullanıldı.
Samut Adımlar Atılması Gerek
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, son günlerde yaşanan depremlerin, kentin deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirterek, afetlere karşı gecikmeden somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Akdeniz’de 3.5 Büyüklüğünde Deprem
Meltem’de Deprem Çığlığı: Muratpaşa Belediyesi’nden Çözüm İstendi!
Antalya Deprem Güvenliği İçin 1 Yıl Daha Bekleyecek!
Hatay’da Depremden Kurtulan Aile Bu Kez Alevlerin Arasında Kaldı!