Özel Günler

Pandemi, yaşam ve sanat

  • Zübeyde YAVUZ

    Zübeyde YAVUZ Yazı Arşivi
    4 Haziran 2021 /   879 Okunma

    Pandemi, yaşam ve sanat

    Merhaba

    Kademeli özgürleşmeye geçtiğimiz bu günlerde pandemi bize ne öğretti…

    Basit görüp farkında olmadan yaşadığımız değerlerimizin bizim için ne denli önemli olduğunu öğrendik.

    Maske takmadan nefes almanın güzelliğinin farkına vardık.

    Pandemi zamanına kadar kolonya içindeki etil alkol oranının oluşturduğu zararları tartışırken, şu an içindeki alkol miktarının virüs üzerine kurduğu hakimiyetin hepimiz farkındayız.

    Uzun süredir evlerimiz de idik ve bu bizim seçimimiz değildi. Ama dünyayı bu hale getirmek bizim seçimimizdi.

    Biz evlerimize kapandığımız süre içinde doğa kendisini yeniden keşfetti. Kapanma sürecinde doğa daha erken uyandı. Çiçekler daha erken açtı. Yok olmak üzere olan arılar şehre indi. Biz doğaya ve özgürlüğe hasret izole idik ama doğa şifalandı.

    Birbirimize dokumadan karşıdan sevmeyi öğrendik. Özlemin kıymetini anladık.

    Yakınlarımıza gönülden veda etmeyi öğrendik dokunmadan, konuşamadan, veda edemeden. Son görevlerimizin geleneksel boyutu değişti.

    Diğer taraftan yalnızlaşmayı öğrendik. Seyretmeyi öğrendik. Birebir diyalog halinde iken farkında olmadığımız veya reddettiğimiz davranışların aslında bazen ne kadar ileti dolu, ne kadar yıkıcı olduğunu fark ettik.

    İşyerleri kapandı veya eleman azaltma yoluna gitti.

    Bazılarımız evden çalıştı. Bu izolasyon bazılarımızın üretimlerine yeni boyutlar getirdi.

    Teknolojiyi daha yakından tanıdık. Online grup görüşmeleri ile birbirimizle özlem giderdik, kimbilir belki de her zamankinden daha fazla temas halindeydik.

    Online alışveriş yapmayı öğrendik. Bazılarımız evden satış yapmayı öğrendi. Sunum yapmayı öğrendi. Hiç olmadığı kadar kişisel gelişim eğitimleri ve pazarlama teknikleri eğitimleri ilgi gördü.

    Bütün bu durum doğanın ve virüsün oluşturduğu yasaklara karşı hayatta kalmanın çırpınışları idi.

    Tabi ki sanatta bu durumdan payını aldı.

    Sergi yasaklarının gelmesi ile birlikte, çözüm arayışları başladı. Şimdi sanat adına ne yapılabilirdi? Nasıl olacaktı? Nasıl yapılabilirdi?

    Organizatörler online sanat sergileri yapmayı keşfettiler. Tarihinde ilk defa online sanat fuarları yapıldı. Resim yarışmaları seçmeleri ve sergileri online yapıldı. Aslında bu durum ilgi alanlarımız dahilinde, internetin ulaştığı her noktada dünyanın en ücra köşesindeki etkinlikleri online izleme fırsatını sundu bize.

    Online sanat buluşmalarına tanık olduk. Instagram ve youtube bu konuda çok iyi katkı sağladı. Her gün seçim yapma ve canlı sanatçı diyalogları izleme fırsatı sundu bize.

    Müzayedeler online devamlılığını sürdürdü. Koleksiyonerler art dealerlar ile bu duruma katkıda bulunmaya devam ettiler. Pandemiden en çok beslenen kurum müzayedeler oldu sanırım. Aslında ben bu durumun bir şekilde sanat market olduğunu düşünüyorum. Ya da sanat market olarak adlandırmak istedim.

    Ekonomik gelgitlerin sanat marketlerdeki durumu sanatçının ekonomik anlamda bir güvensizlik ve sorun oluşturmasına sebep verdi. Ama bu durumu iyi değerlendiren sanatçılar için online platform iyi bir tanıtım aracı olarak kullanıldığı kesin. Yani bu durum aynı zamanda genç koleksiyonerler ve genç sanatçıları için dezavantaj olarak değerlendirilse de ben avantaj olduğunu düşünüyorum. Hayatımıza yeni bir renk yeni bir nefes getirdi. Sanata bağlanarak, hayata farklı gözlerle bakmamızı sağladı pandemi...

    Dijital ve çevrimiçi olanaklar arttı.  Normal M.E.B. eğitimleri dışında çevrimiçi diyalog ve eğitimleri bütün kurumlar kullanmaya başladı.

    Kesin olan bir şey var ki pandemiden önce ve pandemiden sonra olarak adlandıracağımız bir dönem oluştu.

    Tabi ki zaman içinde fiziksel dünyamıza geri döneceğiz. Covit bize alışacak biz covite. Birlikte yaşamayı öğreneceğiz.

    Bu dönemde korkularımızı arkamızda bırakarak umutlarımıza yönelmemiz en iyi kazanımlarımız arasında olacaktır. Yapıcı olmaya, daha çok üretmeye, daha çok okumaya, eksiklerimizi tamamlamaya yönelik daha çok eyleme geçmeye, spor yapmaya, hobi edinmeye, tüm sanat dallarının kurtarıcı ve rahatlatıcı etkisini işlevsel haline getirmeye olan yönelimimiz, bu dönemden kazançlı ve sağlıklı çıkmamızı sağlayacaktır. Sanatın hayata tutunma ve ruhsal motivasyon için ne kadar değerli olduğunu tekrar tekrar hatırlamalıyız...

    Ekonomik belirsizliklerin negatif etkisinden bahsetmek istemiyorum. Ama bir gerçek var ki daha çok koleksiyoner oluşmalı ve daha çok sanatçıya ulaşmalı.

    Çok şey söylenir ve yazılır bu dönem ile ilgili. Ben sadece az da olsa paylaşmak istedim.

    Tabi ki bu durum da geçecek ve biz tarihte önemli toplumsal olaylar çerçevesinde bu durumu okuyacağız ve ömrümüz var ise bizde buna bu duruma tanık olduk diyeceğiz.

    İşte tam bu noktada hoşça kalın. Umudunuz hiç bitmesin.


Yorum Yap