Yollarda İşler “ Ben Yaptım Oldu ” İle Yürümez…

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    31 Ocak 2020 /   3621 Okunma

    Yollarda İşler “ Ben Yaptım Oldu ” İle Yürümez…

    Geçtiğimiz hafta otoyol kıvamındaki şehirlerarası yollarda yaşanan sürat tahdidi tabelalarının yarattığı tehlikelerden, bunların tuzak oluşturduğundan dem vuran yazım yayınlanınca, pek çok telefon ve mesaj aldım.

     

    Arayan ve yazanların tamamı aynı konudan muzdarip olduklarını, öneri olarak sunduğum, özellikle D 400 karayolunda çok sık yer alan 70-50 tabelalarının konulmasına mesnet teşkil eden tali yol bağlantıları ile refüj aralarındaki geçiş noktalarının kapatılması ve bu yolda akışın belirtilen 110 km/s hızında sürdürülebilmesinin gerekliliğinden bahsettiler. Ayrıca Kepez Varyantındaki 40 km/s tahdidi de herkesin ortak sıkıntısı imiş. Mesajlar böyle dedi…

     

    D 400, büyük çoğunlukla meskun alan dışında, iki tarafı açık arazi olan bölgelerden geçiyor. Hemen her gün bu yolu kullanan biri olarak görüyorum ki, bu araziler çoğunlukla tarım arazisi de değil. Ana yolun iki yanında, birer tali yanyol oluşturularak, bugün D 400’e bağlanan yollar oraya bağlanır. O yollar da akışı engellemeyecek bir biçimde belli geçişler yaratılarak ana yollara katılım sağlar. Dünyada örnekleri çoktur bu uygulamanın… Refüjlerdeki bariyerleri kapatırsınız, diğer sıkıntı da çözülmüş olur.

     

    Bu arada geçen hafta yazmadığım bir başka konuya değinerek devam edeyim. 2016 EXPO’su için bahsi geçen D 400’de düzenlemeler yapıldı. Raylı sistem, ana yolun ortasına döşendi. Böylece bölünmüş yol her iki yönde daraldı ve Tramvay Aksu’dan geçerek, bu meşhur EXPO alanına kadar uzatıldı. İstasyonlar yapıldı, üst geçitler yapıldı… Hepsi iyi oldu, güzel oldu… Oldu da; bakın sonunda D 400’de o bölgede neler oldu…

     

    Yol, Aksu’da yapılan Viyadük uygulaması ile son derece doğru bir kararla meskun alandan uzaklaştırıldı, akıcılık kesilmeden yol yüksekten geçip,  gidiyor. Yol bu bölgede ayırımlar ve katılımlar nedeniyle, bazen 2, bazen 3 şerit olarak devam ediyor. Sıkıntı yaratmayan bir durum bu.

     

    Ama, tam EXPO bölgesinde, aniden solda bir şerit oluşuyor; yol üç şerit oldu deyip gaza basanlar ise, az ilerde büyük bir sıkıntı ile başbaşa kalıyor. Neden mi? Hiçbir işaret olmadan, o şerit bir anda yok oluyor. Yolu raylı sistemden ayıran beton duvar, bir anda kendi sağına doğru genişleyip, araç yolundaki şeridi yutuyor…  Hadi ayıklayın pirincin taşını…

     

    Bu konuyu bunca irdelememin nedeni, dünya Turizmine başkentlik yapacağı umuduyla yatırımlar yapılan, rekor sayıda turisti ağırlamakla övünen kentimizde, dünya standartlarında bir ulaşım ağı olmasını istememdir…  Bilmem çok şey mi istiyorum?

     

    Ey!!! Yolları yapan, yol kaplamaları ve mobilyalarını üretip, uygulayan; yaptıkları yolları dolduran araçlara yön verecek tabelaları, ışıkları üreten ve yerleştiren; her şeyden önemlisi de yaptıkları yollara hız limitleri koyan sayın yetkililer; Biliniz ki yaptığınız bu işlerle binlerce, milyonlarca araca ve onların sürücülerine rahat bir sürüş sağlamak zorundasınız.

     

    Bu işler, “ Ben yaptım oldu” ile yürümüyor. Lütfen biraz daha inceleyip, öyle uygulayın yapacaklarınızı. Yollar, Trafik ve özellikle D 400’de anlatacaklarım bitmedi. Gelecek yazıyı bekleyin…


Yorum Yap