Yeni Sürpriz Kararlar İstemiyoruz

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    19 Temmuz 2020 /   4006 Okunma

    Yeni Sürpriz Kararlar İstemiyoruz

     

    Son dönemde hangi konuya el atmaya kalksak altından bir çapanoğlu çıkıyor. İnsanın aklına, bu işler özellikle mi insanların karşısına çıkartılıyor, bu kararlar insanları korkutmak, yıldırmak için mi alınıyor sorusu geliyor.

     

    Baroların çoğalması konusu daha gündemde sıcaklığını korurken, bir sabah uyandık, Ayasofya yeniden cami olacak konusu yıldırım hızıyla gündeme düştü ve gene yıldırım hızıyla yasalaştı.

     

    Şimdi 24 Temmuz tarihinde kılınacak Cuma namazıyla, Ayasofya mabedi için nasıl bir dönemin başlayacağını göreceğiz.

     

    Aslında bu yeni cami fonksiyonu lafının çok bir anlamı olmadığını yakın tarihimizi bilenler anlıyor. Çünkü zaten 1991 yılından bu yana Ayasofya’da ezan okunmakta, namaz kılınmakta.

     

    Danıştay, hangi hukukî içtihada dayandığı belli olmayan bir kararla 1934 yılında Bakanlar Kurulu tarafından alınan Ayasofya’nın Müze haline getirilmesi kararını iptal etti ve bu dönemin parlamentosu hiç vakit geçirmeden Ayasofya’yı camiye döndürme karını yasalaştırdı.

     

    Şimdi bu kararın arkasından ne gelecek? Bir sabah kalktığımızda hangi sürpriz kararla karşılaşacak, cumhuriyet kazanımlarından hangisinin yok edilişini, yüreğimiz yanarak izleyeceğiz.

     

    2023 beklentisinin ülkemize neler getirebileceğini düşündüğümüzde, karamsarlığa kapılmamak elde değil.

     

    Cumhuriyet tarihimizin ilk döneminde elde edilen çağdaş kazanımlar, Cumhuriyetin 15. Yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü sonrasında ne yazık ki başa gelen hükûmetler tarafından korunamamış, adeta bir karşı devrim hareketi 1940’lı yıllardan başlayarak yürürlüğe konmuştur.

     

    1940’ların başında, 1932’de temeli atılan Köy Enstitüleri ülkenin Mustafa Kemal’den sonraki ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından açılmış, ancak 7 yıl yaşamaya muktedir olarak, gene İsmet Paşa’nın imzası ile kapatılmıştır.

     

    Türkiye’nin geleceğinin güvencesi ve topyekün kalkınma hamlesi olan Köy Enstitüleri, ne yazık ki, Amerikan emperyalizminin savaş sonrası dünyaya yayılma projesi olan Marshall Planı'na kurban edildi. Bu projenin uzantısı olan BOP'un (Büyük Ortadoğu Projesi) 1980’lerde gündeme gelmesiyle, ülkenin tüm eğitim sistemi alt üst edilerek, koskoca Türkiye Cumhuriyeti, eğitimsizliğe mahkum edildi.

     

    Bu projeler ülkemizin temel değerlerini temelden sarsarken, 2000’lerin başında iktidara gelen ve ülkeyi 18 yıldır yöneten hükûmet, bu sarsıntıların etkilerini bertaraf etmek yerine, her gün aldıkları kararlarla Cumhuriyetin kazanımlarını zedelemekte ve hatta yok etmekte.

     

    Umarım Ayasofya kararı başka kararların yolunu açmaz. Çünkü artık Cumhuriyet aşığı bizlerin, Cumhuriyetimizin başka kazanımlarını kaybetmeye tahammülümüz kalmadı.

     

     


Yorum Yap