Oyunuza ve Cumhuriyete Sahip Çıkma Zamanı

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    29 Ekim 2020 /   2119 Okunma

    Oyunuza ve Cumhuriyete Sahip Çıkma Zamanı


     

    Cumhuriyet Bayramları bizim için çok ayrıcalıklı idi gençliğimizde. Çünkü bugün yepyeni bir devlet kurulmuş, yepyeni devlet de biz gençlere emanet edilmişti.

     

    Ve biz, içimiz kıpır kıpır Türk gençleri, bir hitabe ile bize nasıl davranmamız gerektiğini gösteren Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak, Cumhuriyeti, bu ülkenin emperyalist düşmanlarına karşı olduğu kadar, ülkede çöreklenmiş ve Gazi Paşa döneminde sesini çıkartmaya cesaret edemeyen, ancak fırsat kollayan karşı devrimcilerden de kollamayı öğreniyor, Devrimlerin ışığında cesaretle bu düşmanlara karşı hazır ve tayakkuz halinde bekliyorduk.

     

    Cumhuriyet ve diğer Milli Bayramlar, bizim bilgilerimizi tazelediğimiz, bu ülkenin hangi zorluklarla yepyeni, çağdaş bir cumhuriyet olarak halkımıza hediye edildiğini tekrar tekrar hatırladığımız günler oldu hep.

     

    Ama var olduğunu bildiğimiz karşı devrimci yobazlar, bu hatırlatmalardan elbette hoşlanmıyor, seslerini çıkartacakları fırsatı yaratacak bir düzeni dört gözle bekliyorlardı. Bu fırsatı ilk kez 1970’lerde bulduklarında, ülke medyası ve halk bunlara şiddetle karşı çıkıp, Cumhuriyeti cansiperane korudular.

     

    O dönemde Cumhuriyeti savunan, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerine sonuna kadar sahip çıkan bu ülkenin insanları, devrimlerin ışığında ülkede dirlik düzenliğin bozulmaması için manevi bir savaş veriyor, sol-sağ çatışması sığlığına çekilmiş sosyal çalkantılarla karşı devrim, emperyalistlerin istediği gibi yol alıyordu.

     

    Sol-sağ çatışması adı altında gelişen olaylar ülkeyi çok yıpratıp, halkı bıkkınlığa sürüklediği anda, 1950’lerde sahnelenen hamleleri ile ülkede karşı devrimcileri cesaretlendiren emperyalistlerin ikinci hamlesi geldi.

     

    12 Eylül’de askeri bir darbe ile hesapça bıçak gibi kesilen çatışmalar, halkın görece “oh” demesine fırsat verse de, Atatürkçüler işin farkındaydılar. Karşı devrim yeni bir boyutta, ve ne yazık ki asker destekli yürürlüğe konuyordu.

     

    Bugünlerin habercisi olan ve devlet geleneklerini olduğu kadar, Atatürk devrimlerinin ve Cumhuriyetin temel kazanımlarının da yıpratıldığı, halkın özgürlük tezgahıyla, kendisine emanet edilen değerlere sahip çıkmaktan uzaklaştırılarak, uyutulmaya başladığı, özellikle eğitim sisteminin allak bullak edilmesiyle gençlerin Atatürk Devrimlerinin ışığından uzaklaştırılıp, cahil ve vurdumduymaz, “bana ne” deyiminin peşinde dolaşır hale getirildiği bir dönem 1990’larda başladı ve bu onyılın sonunda karşı devrimciler, emperyalistlerin desteği ile işbaşına gelmeyi başardılar.

     

    Sonuç? Sonuç 18 yılda ülkenin geldiği durumda ayan beyan görülmüyor mu?

     

    O zaman bugün, 97 yıl sonra, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Cumhuriyeti kurarak, bize neleri hediye ettiğini bir kez daha hatırlamak, Cumhuriyete ve Devrimlere sonuna kadar sahip çıkmak biz Türk vatandaşlarının ödevidir.

     

    Unutmayın, bir oyunuz var ve sandık başına gittiğinizde o oyu Cumhuriyetin devamı için mi, yoksa emperyalizmin yeni emelleri için mi kullanacağınıza siz karar vereceksiniz.

     

    Unutmayın önümüzdeki seçim son şansımızdır. Cumhuriyeti ve Atatürk Devrimlerini korumak hepimizin temel görevi ise, bugün bunun zamanıdır. Lütfen oyunuza ve Cumhuriyete sahip çıkın.


Yorum Yap