Hayaller Hurdaya Nasıl Dönüştü? (4) *

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    9 Ağustos 2021 /   1011 Okunma

    Hayaller Hurdaya Nasıl Dönüştü? (4) *

        Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Antalya, Muğla, Mersin ve Adana başta olmak üzere 28 Temmuz'dan bu yana devam eden yangınlar sonrası yükselen eleştirilere ilk yanıtı 30 Temmuz'da Antalya Manavgat'ta gerçekleşen basın toplantısında verdi.

     

        “THK ile problemimiz yok, olmaz da. Elindeki uçakla ilgili problem, uçabilecek kapasitede değil, uçsa da performans verecek kapasitede değil. Biz son teknoloji diyoruz, hâlâ antikacı dükkanı gibi 60'lardan kalan uçakları kullanalım diyorlar. Orman teşkilatı istemediği için iki senedir bunları kullanmıyoruz, iki senedir daha verimli uçaklar kullandık. Bir tane bu işlerden anlayan insan şunu demeli, helikopter sayınız arttı, noktaya atış yapabiliyorsunuz, bravo. Havada ne kullandığımız değil, yere ne kadar su attığımız önemli olmalı.”


        30 Temmuz'da açıklama yapan ve sözleri hayli tepki çeken bir isim daha vardı: THK Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı… Aşçı, katıldığı bir TV yayınında, "Düğündeydim. Aramaları duymamışım" diyerek tartışmaları alevlendirdi.

     

        Aşçı'nın Temmuz 2020'de bir başka yayın organında yaptığı açıklamayı ise, Gazeteci Murat Ağırel, Twitter sayfasına taşır ve hepimizin merak ettiği uçakların durumu ve akıbetiyle ilgili beyefendinin çelişkili açıklamalara dikkat çeker.

     

        Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Temmuz'daki Cuma namazı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada "THK'nın uçakları varmış falan. Bunu neye göre söyleyebiliyorsunuz. THK'nın elinde kullanılabilecek uçak yok. Biz 45 helikopterle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

     

        31 Temmuz'da Manavgat'ta incelemelerde bulunan Erdoğan, "Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi, uzun yıllardır bu görevi yürüten Türk Hava Kurumunun filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır. Buna rağmen 2021 yılında da artık hurda görünümüne bürünen bu uçaklardan üçü ile 18 helikopter, Türk Hava Kurumu ortaklığındaki bir şirketten kiralanmıştır" dedi. 

     

        Antalya'daki kriz merkezinde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Türk Hava Kurumu'nun 2002'de yangınları söndürmek üzere 19 uçağı ve pilotu olduğunu söyler.

     

        "2002'de bunlar varken neden şimdi yok?" diyen Kılıçdaroğlu, "19 yıldır iktidarsanız her yıl 1 tane yangın söndürme uçağı alınsa bugün 19 uçağımız olacaktı" ifadelerini kullanır.

     

        Yangın söndürme uçaklarının ihalesinin yıllık olamayacağını aktaran CHP lideri, "Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir garabet yoktur. 10-15 yıllık yaparsınız. Ona göre insanlar uçaklarını alır. Bir sürü aksaklık var. Bugün geldik bu noktaya, buradan Türkiye'nin çıkması lazım. Var olan sistemin Türkiye'yi ne hale getirdiğinizi görüyoruz. Her olay çıktığında yeniymiş gibi kabul ediyorlar" dedi.

        Uçaklarla ilgili bir önemli açıklama da, THK Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı'nın "2020 yılında pilotların sözleşmesi bitmişti ve ben de uzatmadım. Pilotları iş yapmadan oturtsaydım THK'ye iki yıllık masrafı 25 milyon liraydı" dediği, iki yıl önce işten çıkartılan pilotlardan geldi.

        Türkiye'nin ilk yangın söndürme uçağı pilotu olduğunu söyleyen ve "Ömrüm yangın söndürmekle geçti" diyen İsmail Çınar, BirGün'den İsmail Arı'ya verdiği röportajda "Tarım ve Orman Bakanlığı THK'den yangın söndürme uçağı kiralamadığı için biz de çalışamıyorduk. Biz başarıyla görev yaptık. Kullandığımızın uçakların da herhangi bir sıkıntısı da yoktu" ifadelerini kullandı. 

        THK'nin söndürme uçaklarıyla 12 yıl uçan 33 yıllık pilot Yücel Akyol ise "Bu uçakların hemen uçması mümkün değil ama bir ay içerisinde uçuşa hazırlanabilir. Şu an o uçaklar hurda gibi duruyor. Ülke bizim ülkemiz, ormanlar bizim ormanlarımız. Biz yıllara bu işi layıkıyla yaptık" diye konuştu….. 

        Türk Hava Kurumu'nda uzun yıllar görev yapmış Süleyman Selçuk 2009'da verdiği röportajda CL-215 modeli amfibik uçakları şöyle anlatıyordu:

     

        “Denize de inebilen CL-215 modeli amfibik uçak, 6.1 ton su taşıma kapasitesi ve güçlü motoruyla alçak irtifada yüksek manevra kabiliyetiyle orman yangınlarında etkin söndürme sağlıyor. Dört ayrı su tankı ve boşaltma kapağı sayesinde bir "sorti"de değişik yerleri hedefleyebilen CL-215, su üzerine indikten sonra 12 saniyede tanklarını doldurup havalanabilmekte.

     

        Su doldurmak için yalnızca 1,3 kilometrelik bir mesafenin yeterli olduğu uçak, bir saatte ortalama (yangınla su kaynağı arasına 11 kilometre olması durumunda) 54 ton suyu yangına boşaltabilir.

     

        Geniş kanat açıklığı ve özel aerodinamik yapısıyla yüklüyken kolaylıkla kontrol edilebilen CL-215, yangın ihbarı alındıktan sonra (motorlar soğuk ve kapalıyken) altı dakikada havalanabilme özelliğine sahip. Dört saat havada kalabilen CL-215, 20 dakikalık yakıt ve diğer bakım hizmetlerinden sonra tekrar göreve dönebilmekte. Bu uçaklarla, alevin ve yangının durumuna göre, 10 -15 metreye kadar alçalabiliyoruz. 


        Bu uçakları orman yangınlarında kullanılan diğer uçaklar ve helikopterlerden ayıran en büyük özellik amfibik olması. Yani, havaalanında uçağa su yükleme gibi zaman kaybettirici işleme gerek duymaması.

     

        Su kovası taşıyan helikopterlere nazaran, yüksek taşıma kapasitesi, özel dizaynı ve motorlarıyla, orman yangınlarına alçaktan müdahale edebilmesi ile de muadili olan uçaklardan ayrılıyor.”

     

        THK'nın kayyum heyeti Başkanı Cenap Aşçı, 31 Temmuz 2021'de bir gazeteye verdiği röportajda, THK'daki mali krizin 2010 sonrası başladığını söyledi. Kanada yapımı CL-215'ler için Kanada'dan bir heyetin geldiğini, bazı parçaların "standart dışı" olduğunun tespit edildiğini söyleyen Aşçı, "Bu uçaklarımızı 2020-2021 ihalelerinde kullanamadık. Uçakları kaldırmamız için 4 milyon dolarlık bir yatırım yapmamız lazım. Türk Hava Kurumu'nun yangın tecrübesini kullanmak için Rusya'dan uçak kiraladık" dedi.

         

        Aşçı'nın bahsettiği, mayısta gerçekleşen Orman Bakanlığı yangın söndürme uçağı kiralama ihalesine Türk Hava Kurumu'nun (THK) katılamadı.

         

        İhale, en pahalı teklifi sunan firmaya verildi. Anlaşmaya göre firmanın getireceği Beriyev 200 tipi üç uçak için 1 Haziran-31 Ekim arasındaki 153 gün için toplam 203 milyon TL ödeme yapılacak.

     

        Geçen yıl aynı firmadan kiralanan Beriyev 200 tipi iki uçağa 120 gün için 84 milyon lira kira ödenmişti. Her bir uçağın günlük kiralama bedeli 350 bin lirayı aşıyordu. Bu miktar bu yıl 442 bin liraya çıktı.

     

        Amerika'nın Sesi'nden Hilmi Hacaloğlu'na konuşan Türk Hava Kurumu eski başkanı Erdoğan Karakuş, maliyetler konusundaki bir soruya, "İki buçuk yıl önce 1 milyon dolarlık yatırımla sonuç almak mümkündü" yanıtını verdi.

     

        Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, ayrıca, Beriev BR-200'lerin Türkiye'nin batı ve güneyindeki ormanlarda çıkan yangınları söndürmekte başarılı olamayacağı görüşünde: 

        “Kiralanan Rus uçakları, geniş gövdeli uçaklar. 10 ton su atıyorlar Ege ve Akdeniz bölgelerimizde bulunan dağlık, engebeli, dar vadilerin bulunduğu coğrafyadan çok Sibirya gibi Moskova'nın doğusu gibi düz arazilerde çok daha verimli. Ama bizim dağlık arazilerde küçük, atik, uçaklara ihtiyacımız var. 

    Kaldı ki İspanya, Fransa, İtalya, Kanada bu uçakları kullanıyor. Avrupa Birliği'ndeki kurtarma faaliyetlerinde de yer alıyorlar. Küçük uçak olmadıkça yangınlar ancak gecikmeli olarak söndürülebilir.”

     

        Bütün bu gelişmelerin sonucunda, Türk Hava Kurumu envanterindeki uçakların niçin uçamadıklarını, daha doğrusu uçurulmadıklarını anlamışızdır sanırım. Önümüzdeki yazılarımızda THK envanterindeki taşınmazların durum ve akıbetlerine değineceğiz.

     

        * Not: Bu yazı dizisi Independent Türkçe kanalında sevgili Gökçen Tuncer’in araştırmaları sonunda yayınladığı “Hayalden Hurdaya” isimli yazıdan geniş çapta yararlanılarak kaleme alınmıştır.

     

        Gökçen Tuncer hanımefendiye teşekkürlerimle…


Yorum Yap