Özel Günler

Bir Şampiyonluğun Yarattığı Umut (2)

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    3 Haziran 2021 /   511 Okunma

    Bir Şampiyonluğun Yarattığı Umut (2)

        Şimdi gelelim Antalya’ya.

     

        Antalya’da önemli bir spor potansiyeli olduğunu sporla hiç ilgisi olmayan insanlar bile bilir. Futbol kulübümüz, hatta ilçelerimizin futbol kulüpleri bile Türkiye liglerinde yer alır, genelde de başarılara imza atarlarken, 2000’li yılların başında basketbola da ihtiyacı olan yatırımın yapılması için planlamalar yapılmaya başlandı.

     

        Genç yaşta rahmetli olan değerli dostum, milli sporcu ve spor insanı Doğan Hakyemez ile önemli bir ivme yakalanarak, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan bir takımla TBF Basketbol Birinci Liginde mücadele etmeye başladı kentimiz. Hemen ardından Kepez Belediyesi’nin bünyesinde kurulan ikinci bir takım da Birinci Lige yükseldi ve heyecanımız ikiye katlandı.

     

        Her şey çok iyi gidiyor derken, siyasi parmakların işin içine girmesi ve basketboldan, spordan fazla keyif almayan insanların belediyelerde yönetimlere gelmesi ile, bu yatırımlar her iki belediyede de durma noktasına geldi.


        Ekonomik krizlerin art arda gelmesi de işin cabası olunca tatsız son kaçınılmaz oldu.

     

        Belediyeler ilk ateşi yakıp, ivmeyi kazandırdıklarında tercihler doğru yapılmış olsaydı, bugün hala liglerde oynayan takımlarımız mevcut olabilirdi.

     

        Neydi bu yanlış tercihler derseniz, belediyelerin kurdukları kulüplerin yaşaması için doğru dürüst bir sponsorluk kurumu oluşturamamış olmaları birinci yanlıştı.

     

        Efes Pilsen, Tofaş, Pınar, Banvit, Telekom gibi kuruluşların isimleri bugün spor sahalarında fırtına gibi esiyor. Asıl adlarının başına koydukları bu firma isimlerinden gelen sponsorluk gelirleriyle ya da o kuruluşun bünyesinde kurulan ve kendilerine ciddi bütçeler ayrılan spor kulüpleri sahalarda mücadelelerini tüm hızıyla sürdürebiliyorlar.

     

        Peki Antalya’da, ligde ses getirecek bir takıma yatırım yapacak kuruluş yok mu? Var elbette. Hem de çok var.

     

        Tabi madalyonun diğer tarafına da bakmamız gerek. Futbol takımımıza dev bir kuruluş sponsor oldu. Adını kulüp adının önüne yazdırmanın karşılığında oldukça yüklü bir miktarı Antalyaspor’umuzun kasasına aktardı.

     

        Ama ne oldu da böyle desteklenen futbol takımımız hani neredeyse küme düşmekten son anda kurtuldu?

     

        Sanırım burada da insan faktörü devreye girdi. Her biri başarılı birer iş adamı olarak tanınan kulüp yöneticileri, spor kulübü yönetmenin inceliklerini bilmedikleri için ipin ucunu kaçırdılar.

     

        Para, evet çok önemli bir faktör. Ama spor insanı olmak, spor yöneticisi olmak da o denli önemli.

     

        Tuncay Özilhan takımının hiçbir maçını kaçırmayan, kulübün, teknik ve idari kadronun işlerine karışmayan, ama onların işlerini en iyi şekilde nasıl yapacaklarını bilerek, nokta atışlarıyla yatırımlarını yapan bir spor insanı haline geldi yıllar içinde.

     

        Spor kulübü yöneticileri, sporcu menajerlerinin ve kulüp menajerlerinin oyuncağı haline gelmemeli. Menajerler hangi kulübün ne kadar parası var bilirler. Bir de kulüp yöneticisi olan ve paraya hükmeden kişinin zafiyetlerini çok iyi bilirler. Onlara bu zaaflardan faydalanma şansı verirseniz, batarsınız.

     

        Önceki gün kazanılan Euroleague şampiyonluğu, tesadüfen gelen bir başarı değildir. Yıllardır ilmek ilmek dokunan bir atlas kumaşın gün yüzüne çıkışıdır.

     

        Bu başarı öyküsünü iyi okuyan spor insanlarımızın bu kentte var olduğunu düşünüyorum.

     

        Anadolu Efes’in şampiyonluğundan ders çıkartıp, Antalya’da da basketbolun yeniden ivme kazanması için birilerinin, ama bu işi bilen birilerinin, taşın altına elini koyacak sponsorlarla bir araya gelerek çalışması mümkün olacaktır umudundayım.

     

        Haydi Antalya! bu potansiyel sende var. Doğru atılacak adımlarla yeniden küllerimizden doğalım. Kentimizin buna çok ihtiyacı var. 


Yorum Yap