Bir Duayenin, Ama En Önemlisi Bir Dostun Ardından...

  • ZİYA NUR SEZEN

    ZİYA NUR SEZEN Yazı Arşivi
    14 Temmuz 2018 /   6343 Okunma

    Bir Duayenin, Ama En Önemlisi Bir Dostun Ardından...


     

    Onu tanıdığımda lise çağlarında altyapıda basketbol oynuyorduk. Genç Milli Takım kampını ziyarete gittiğimde (dayım Özdemir Çataloğlu kamp müdürü idi)onu görmüş, antrenmenda oynadığı oyundan çok etkilenmiştim. Hep gülen bir yüz, sevecen bir çift mavi göz, inanılmaz süratle koşan ve topu yukarı kaldırmadan şut atan ve sokan bir çocuk...

     

    Sonra o hep milli takım kadrosunda yer buldu, ben bulamadım. O Ankara’da oynuyordu, ben İstanbul’da... Yani aynı takımda yer almak kısmet olmamıştı kendisiyle. Sonra İstanbul’a geldi. Tanıştık, birlikte güzel anılarımız oldu saha dışında, ama kulüplerde de yolumuz hiç kesişmedi. Ama iki dosttuk, her zaman iyi ilişkiler içinde olduk.

     

    O da ben de yıllarımızı basketbol sahalarında geçirdik. Ben önce antrenörlüğü, sonra hakemliği seçtim. O ise doğrudan menajer oldu. Menajerlik sanki onun için yaratılmış bir meslekti. Ve bu işi öyle iyi yaptı ki, sonuçta duayen oldu. Ben hakemliği bıraktıktan sonra onun gibi menajerliği seçtim. Ve o nasıl yapıyorsa öyle yapmaya gayret ettim. Sanırım dersimi iyi çalıştım ve istrenilen, sevilen bir menajer de ben oldum. Bütün bunları onu izleyerek, sorular sorarak kazandığım deneyimle gerçekleştirdim, gerçekleştirmeye devam ediyorum.

     

    Ve onun Antalya macerası...

     

    Antalya’yı çok severdi ve burada bir şeyler yapmak istediğini biliyordum. 2000’lerin başında, Antalya Büyükşehir Belediyesi basketbola yatırım yapmak istediğinde onu buldular. O belediyenin bu işi nasıl yapması gerektiği ile ilgili projeyi hazırladı ve başına geçerek yürütmeye başladı. Atatürk Spor Salonu onun zamanında yenilendi ve uluslararası maç oynanabilir hale getirildi. Basketbol üst liginde oynayacak bir takım yaratıldı ve üst ligde oynamaya başladı bu takım. O dönem Kepez’de de bir takım kuruldu ve o takım da ligde yerini aldı. Antalya’da momentum yakalanmıştı ama siyasetin gözü kör olsun. Her elini attığı işe Türk gibi başlar, İngiliz gibi bitiremez. Bu deyim ne yazık ki ulusal ve uluslararası arenalarda çokça söylenir. Bu deyimin anlamı şudur: Türkler heyecanla başlarlar bir işe ama sonucu hep kendi bildikleri gibi yarım yamalak getirirler. İngilizler ise hiç heyecan duymazlar başlarken ama sonuç geldiğinde sebatla doğru yoldan işleri tamamlar, o zaman çoık heyecanlanırlar. İşte Antalya’da belediyenin basketbol işi de aynen böyle oldu ve son derece üzüntü içinde Antalya basketbolunun kazandığı momentumu yitirip, sıradanlaşmasını izledik.

     

    İki yıl önceydi, bu kez Antalyaspor olarak bir yatırım yapılması planlandı. O gene işi kotardı, yolu gösterdi, takım kuruldu, her şey yoluna giriyor derken, gene siyaset, gene Türk işi son...

     

    Son olarak bir spor okulu açmak ve Antalya basketboluna akademik düzeyde hizmet verecek bir kurum oluşturmak istiyordu. Yeni oluşturduğu spor okulu ve kulübü ile ilgili planlarını biliyordum ve bu projenin içinde yer almam da söz konusuydu. Bununla ilgili yeni yayınlanmaya başlanan bir spor dergisi için bir röportaj ayarlamıştık ki ben Milli Takım Menajerliği görevine getirildim. Acilen İstanbul’a geldim ve telefonda konuştuk, görüşmeyi haftaya erteledik. Sonra malum, acı haber...

     

    Yukarıda kendisinden bahsettiğim kişi hepinizin tahmin ettiği, hatta bildiği gibi Doğan Hakyemez. Onun hakkında böyle bir yazı yazacağımı asla tahmin edemezdim. O öylesine canlı, heyecanlı ve enerji doluydu ki, onunla ölüm kelimesini yanyana telaffuz etmek onu tanıyan hepimiz için abesle iştigal etmekti. Ama bu kötü kavramın hangimizi nerede yakalayacağını bilmek mümkün değil.

     

    Aceleciydi, bu işi de aceleye getirdi... Olmadı be Dodo, yakışmadı bu kez aceleciliğin... Yolun açık olsun dostum, ağabeyim, o tarafta bir gün karşılaşmak ümidiyle güle güle git demekten başka bir şey gelmiyor elimizden... Mekanın Cennet olsun...

     

    Sevgili eşi Filiz’e, kızları Burcu ve Deniz’e ve tüm basketbol ailemize sabırlar diliyorum...

     


Yorum Yap