Özel Günler

Batıya karşı şöyle kuvvetli bir “eyyyy” çekme zamanıdır

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    28 Temmuz 2021 /   565 Okunma

    Batıya karşı şöyle kuvvetli bir “eyyyy” çekme zamanıdır

        Ortadoğu bölgesindeki komşularımızda iç karışıklık çıktıkça, o ülkelerde yaşayanların sınırlarımızı aşıp ülkemize girmeleri, son on, on beş yıldır eskilerin deyimi ile “vak’a-yı adîyeden”, yani gündelik sıradan olaylardan sayılmaya başladı.

     

        Orada olanlar, zamanla ülkemize sıçrar, ülkemizde de huzursuzluklara yol açar diye, askerimizi Irak’a, Suriye’ye yollamayı, oradaki terörist faaliyetleri önlemek için sınır ötesi operasyonlar yapmayı güvenliğimiz açısından kaçınılmaz gördük ve gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda onlarca şehit, yüzlerce de gazi verdik.

     

        Ülkelerindeki iç savaştan, karışıklıklardan kaçıp ülkemize gelenlere kucak açmayı, kendi halkımıza reva görmediğimiz olanakları gelen sığınmacılara sağlamayı da insanlık adına sineye çekip, kabullendik.

     

        Bunları yaparken Avrupa ülkeleri, “Aman bu göç dalgasını bize yansıtmayın da, biz size para verelim, size Avrupa’da vize kolaylığı sağlayalım” gibi açıklamalarla ağızımıza bir parmak bal çalıp sığınmacıların ülkemizde konuşlanması için hükümetimizi ikna ettiler.

     

        Ancak gün geldi ve gördük ki, bu sığınmacılar, kendilerine ülkemizde tanınan haklar ile Türk vatandaşlarının önüne geçip, halkımızın sahip olamadığı haklara fazlasıyla sahip olmaya başladılar.

     

        En son duyduğumuz uygulama ile Suriyeli sığınmacıların çocukları, istedikleri okullara, ki buna üniversiteler de dahil, sınavsız girebiliyorlar.

     

        Benim çocuğum yıllarca hazırlanıp girdiği sınavda iyi puan alıp, istediği olmasa bile yakın bir bilim dalında eğitim yapabileceği bir okula yerleşmek için dokuz takla atarken, bir sığınmacı genç, elini kolunu sallayarak istediği okula girebiliyor.

     

        Siz bakmayın etrafımızda kâğıt toplayıcısı, plastik toplayıcısı bir sürü Suriyelinin dolandığına. Onlar işin görüntüsü. Benim gencim yıllarını verip eğitimini aldığı branşta öğretmen ya da sağlıkçı olarak atanamaz, memur olmak için KPSS’de ter döken ve yüksek puan alanı bile, yandaş bir tanıdığı olmadığı için mülakatta elenirken, Suriyeliler çatır çatır iş buluyor, çalışıyorlar.

     

        Veeeeee…

     

        Bütün bunları gün be gün sinirlerimizi gererken, şimdi de bir Afganlı mülteci akınına maruz kalıyor ülkem.

     

        Hadi Suriyelisi, Iraklısı, Peşmergesi sınır komşusu ülkelerden geliyorlar, insanlık adına kapımızı bunlara açıyoruz da, bu Afganlının ne işi var benim ülkemde?

     

        Bir de işin ülkem adına utanç vesilesi olması gereken yanı var.

     

        Batılı ülkelerin liderleri iki gündür ahkam kesiyorlar: “Afganlı mülteciler Türkiye’de kalmalı…”

     

        Ayrıca mülteciler Türkiye’de kalsın diye 3 milyar dolar verecekmiş bu batılı ülkeler. Yahu 3 milyar ne ki? Sayın Cumhurbaşkanı 2019’da “Mültecilere 35 milyar dolar aktardık” demedi mi? Sizin 3 milyarınız çerez parası yani.

     

        Batılı efendiler, bakın bu konu Türkiye’nin meselesidir ve bu adamların (adam diyorum, çünkü içlerinde kadına rastlamadım daha) ülkemizde kalıp kalmamalarına bu ülkeyi yönetenler ve Türk halkı karar verecektir.

     

        Afganistan’la sınırımız yok. Arada koskoca İran var. Eğer sığınmacılıksa İran’a sığınsınlar.

     

        Ayrıca bu gelenlerin Taliban denen terör örgütü elemanları olduğu söyleniyor. Yani bu adamların yarın bir gün ülkemin başına çorap örmeleri kuvvetle muhtemel.

     

        O nedenle yol yakınken lütfen bu sığınmacı bozuntularından bir an önce kurtulalım. Bence en güzel yol da kapıları açıp, bu insanları batı yönde yola devam ettirmek. Bakalım Avrupalı liderler o zaman ne yapacaklar.

     

        Bir de batının bu aymaz patronluk havasına bence, en azından kuvvetli bir “Eyyy” çekme zamanı geldi de geçiyor.


Yorum Yap