' Bir Ağacın Verdiği Ders '

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    8 Ağustos 2019 /   1142 Okunma

    ' Bir Ağacın Verdiği Ders '


    Önceki gün 6 Ağustos’tu. Yani, Hiroşima'da yaşanan insanlık ayıbının, hatta insanlığın yok edildiği facianın yıl dönümü... Hiroşima'da Japon halkı milyonlarca kayıp verirken ve doğa A'dan Z'ye ölürken, bazı canlılar atom bombasının yıkıcı gücüne karşı, ne derece yok edici olursa olsun, yaşama bağlanmak ve direnmek gerektiğini kanıtladılar insanoğluna... Bunu çok kişi bilmez, hatırlamaz... Ama bu işin farkında olan biri olarak, bu canlıları ibret vesilesi olsun diye sizlerin bilgisine sunmak istedim bugün. Hiroşima'dan çıkarılan derslerin en güzelini okuyun lütfen...

     

    Bu arada tüm Japon dostlarımın bu günle ilgili acılarının hiç dinmediğini biliyor, tüm duygularını paylaşıyor, İnsanlık adına utancımı bir kez de buradan tekrarlamak istiyorum.

     

    Ölümün tüm canlılar için kaçınılmaz olduğu ortamda, inadına yaşama asılan, ölüme direnen canlılar da var dünyada. Onlar, savaşa, bombaya inat yaşamaya devam ediyorlar. Adını duymuşsunuzdur mutlaka, “Gingko Biloba” işte böyle her türlü ölüm mekanizmasının yıkıcılığı, yok ediciliğine direnen bir bitki. Uzun yaşayan, tapınakların civarına dikilmesi nedeniyle toplumda “Mabet ağacı” olarak da tanınır. “Ginkgoaceae” familyasının tek üyesidir. 30- 35 metreye kadar uzanır boyları.

     

    İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan atom bombasının yok edemediği tek canlı türü olan Gingko Biloba yani mabet ağacı, uzun ömrü ve dayanıklılığı nedeniyle, aynı zamanda umut ve direnci de simgeleyen bir ağaçtır.

     

    Yaprakları, yarım şemsiye ya da yelpaze şeklinde olup, Çin ve Japonya’da binlerce yıldır yetiştiği bilinen bu ağacın farmasötik özellikleri de müthiş. Dozunda alındığı zaman beyin gelişimi, kalp rahatsızlıkları ve dolaşım sistemi bozuklukları için iyi geldiği ve kullanıldığı da bilinmektedir.


    Tıbbi olarak genellikle yaprakları kullanılır. Yapraklar ile ginkgo biloba çayı yapılıp içilebilir. Ginkgo Biloba, Almanya ve Fransa başta olmak üzere Avrupa’daki birçok ülkede çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların hammaddesidir. Özellikle beyin ile ilgili olan hastalıklarda oldukça faydalıdır. Bitkiyle ilgili araştırmalar hala devam etmektedir. Alzheimer yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir rahatsızlık olup, oldukça can sıkıcı bir hastalıktır. Araştırmacıların dediğine göre bu ağacın yaprakları sayesinde, alzheimer hastaları şifa bulacak ve unutkanlık gibi sorunlar insanlığın gündeminden çıkacak.

     

    Yan etkisi olmayan ve en önemli etkisi insan beynine olan bu şifalı bitki, özellikle yaşlı insanlarda büyük etki sağlar. Alzheimer, bilinç bulanıklığı, konsantrasyon bozukluğu, depresyon gibi rahatsızlıklara fayda sağladığı kanıtlanmış durumda. Günümüzün hastalığı olan stres, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi ve fiziksel yorgunluk için ginkgo bilobanın etkileri büyüktür.

     

    “ Bahsettiğin gibi bir hastalığım var, Ginkgo Biloba kullanabilirmiyim? ” diye sorarsan bana, cevap olarak “Evet” diyebilirim, ama ben önce bir hekimle görüşmenizi tavsiye edeceğim. Sakın kulaktan dolma tavsiyelerle bir şeyler kullanmayın.

     

    Bu bitkiden bahsetmemin asıl nedeni, ilaç tavsiye etmek değildi elbet. Her koşulda yaşama tutunabilen yapısı ile Ginkgo Biloba’dan ders çıkartmaktı amacım. Bu vesile ile bir kez daha diyorum ki, Ginko Biloba gibi dirençli olun, Sizi ve yaptığınız güzel işleri yok etmek için karşınıza çıkabilecek etkenlere mutlaka direnin, yaşama tutunmaya, yaşamınızı çevrenize faydalı bir insan olarak sürdürmeye gayret gösterin. Bakın dünyanın en kötü olayında bile yaşama tutunan bir bitki var. Eğer o yaşadıysa siz neden korkacaksınız ki?

     

    Yaşamak Güzel Şey Kardeşim...

     

    Tabii nasıl yaşayacağını biliyorsan...


Yorum Yap