ÇOCUKLUĞUMUZDA DUYDUKLARIMIZ

  • Tayyar ÜNAL

    Tayyar ÜNAL Yazı Arşivi
    6 Aralık 2019 /   1217 Okunma

    ÇOCUKLUĞUMUZDA DUYDUKLARIMIZ

    “Çok ŞEMENİK bir çocuk!” derlerdi

    Her şeyi yapmak isteyip girişene

    Ve AYDAŞ, doğduktan sonra hiç gelişemeyene.

    Şimdi ‘ihsal’ dediğimiz ise ÖTÜRÜK’TÜ çocukken.

    Şaşırtıcı davranış sergileyene ise tepki sözcüğümüz:

    “N’APAN AYEEN SEN?”

    *

    HUYLANIRDIK elinde bazı eşyalarla dolanan kişiden

    Şimdiki ‘şüphelenirdik’ demek varken.

    Duyardık Arabistan’a gidip gelenlerden

    Pilavı PATAZLARIYLA yermiş Araplar (Avuçlarıyla yani).

    “Helva mı pişer?” diye sorardık

    (Katıksız anlamında) ÇIKLA kepekten.

    *

    Yarım günde CIRKINI ÇIKARIRDI Acımasız Hasan Dayı

    Çocukları tarlada çalıştırırken

    (Çok yorardı, rezil, kepaze ederdi yerine).

    Kadın hizmetçiye dendiği gibi, boynuzsuz koyun da KABIŞ idi.

    At-eşek sürüsü YILKI iken Anadolu’da

    Bizde RafiklerinEşşeciği sorarsanız: “ILKIYA GİTTİ.” derlerdi, yani ‘davar gütmeye’

    *

    Söz dinlemeyen YERDİ ŞAPLAĞI (şimdi ‘tokat’ oldu adı)

    Yamuk kısa kenarına ‘Dikdörtgen tarla’nın, o günlerde VEREV derdik adına,

    (yabani denen) deli üzüme de MARDAL.

    “KIÇIMIZ YER GÖRMEDİ GELDİK GELELİ!” denmişsek

    (Fırsat bulamadık anlamında birazcık dinlenmeye, oturmaya)

    Daha kibarcasını bilmediğimizden her hal.

    *

    “Biraz AYANI büyütüldü.” denmişse bir çocuk için, ‘Şımarık’ olduğunu bilin adı geçenin.

    “SELA VERİLMEYE DURDU gene”  lafını duymuşsanız

    Bilin ki birazdan namazı kılınacak Sed’de bir cenazenin.

    Bozuk çalıyorsa suratı Halil Ağa’nın, sorarlardı: “SÜKSÜNÜN NEDEN EĞRİ?”

    Yaşından büyük ve çok güzel konuşan çocukların

    Halkın dilindeki adı: DİL BEZEĞİ idi.

    *

    “MASTAPASI YENİLENDİ Davut Ağaların.” derlerse anlayın ki

    Ahşap balkonunun ‘divan misali’ oturulacak yerleri elden geçmiş.

    Hacıların HORTUCU laf atmışsa bir kıza,‘Hortuc’un yaramazlığıyla ünlü olduğu anımsana.

    “HAYLADIR görüşmedik onlarla.” (söylemindeki ‘hayla’ epeyce zamandan beri anlamında)

    “ÖNDÜĞÜN selam verdi şaşırttı beni” denmişse ‘öndüğün’ün

    Unutulmaya ‘bir önceki gün’ niyetine dendiğini.

    *

    “Aman GIZIM çanak- manak bir şey isterlerse verme

    Çünkü onlara GIZ GİDEN DUL GELİR!..”

     (Uyarısı emanete dikkat etmeyenleredir.)

    “BABALARI çok serttir!” derse anası

    Bilelim ki  ‘çok baba’ değil, ‘çok çocuğun bir babası’

    Denmek istenmektedir.

    *

    Deniz kabuğu KAVKI iken, küçükleri SETİK’Tİ.

    Bir görev alan ENTİP DURUYORSA, yaptığı tembellikti, işi ertelemekti.

    BOSTAN’DI salatalığın, hıyarın adı.

    “Arkadaki ÇALTI’NIN dibinde senin tavuğun yumurtaları.”

    Denmişse

    ‘Çaltı’dan ‘dikenli bir bitki anlaşılırdı.

    *

    “Ne kadar MEĞEZ bir herifmiş!” derlerse birisi için

    Uyuşukluktan, pısırıklıktan, hiçbir işe yaramaz’lıktan birini seçin.

    Antalya Gazipaşa’sında

    Büyük harflerle yazılanlar

    Çocukluğumda duyduklarımın fotoğraflarıydı o günkü seslerin.

    Unutulmasınlar lütfen gençler, siz de yenilerini ekleyin.

     

     


Yorum Yap